birgün

15° YER YER HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞIŞ

DÜNYA 28.06.2016 09:04

İspanya’nın düğümü yine çözülemedi

Aralıktaki genel seçimin ardından hükümet kurulamaması nedeniyle pazar günü tekrarlanan seçim yine benzer bir sonuç üretti.

İspanya’nın düğümü yine çözülemedi

ONUR EREM
onurerem@birgun.net
@onurerem

İspanya’da tekrarlanan genel seçim de düğümü çözmeye yetmedi. Meclisin sağında ve solunda yer alan iki büyük partinin sandalye toplamı yine 350 sandalyeli mecliste çoğunluğu sağlayacak seviyeye ulaşmadı. Mevcut durumda (azınlık hükümeti hariç) yalnızca iki koalisyon ihtimali var ve bunların ikisi de son derece zor gözüküyor. Olası koalisyonlara bakmadan önce, sandalye dağılımındaki değişimi inceleyelim:

» Aralık ayındaki genel seçimde yüzde 28.7 oy alan merkez sağ Halk Partisi (PP) oyunu yüzde 33’e yükseltti. Bu sayede sandalye sayısını da 14 artırarak 137 sandalye aldı.

» İkinci sırada ise sosyal demokrat İspanya Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) yer aldı. Parti oyunu yüzde 0.6 artırarak 22.6’ya çıkarsa da sandalye sayısı 5 gerileyerek 85’e düştü.

» Seçimde 3. parti ise Podemos ve Birleşik Sol’un Birlikte Yapabiliriz adlı seçim ittifakı oldu. Anketlerde PSOE’yi geçerek 2. olması öngörülen ittifak bunu başaramadı ve iki partinin Aralık’ta yüzde 24 olan oy toplamı bu seçimde yüzde 21.2’yi geçemedi. Birlikte Yapabiliriz bu oyla 71 sandalye aldı ve meclisteki sandalye sayısı değişmedi. İttifak, Katalonya ve Bask Ülkesi’nde en fazla oyu alan parti oldu.

» Liberal sağcı ve yolsuzluk karşıtı Yurttaşlar’ın oyu yüzde 1 azalarak 13’e, sandalye sayısı da 8 azalarak 32’ye düştü. Seçim öncesi “Podemos’u durdurmak için oylarımızı bölmemeliyiz” diyerek Yurttaşlar seçmenini kendi partisine oy vermeye çağıran PP lideri Mariano Rajoy’un çağrısı etkili olmuş gözüküyor.

» Bu partilerin dışında mecliste pek bir değişim olmadı. Katalonya Cumhuriyetçi Solu 9, Katalonya Demokratik Birliği 8 sandalyesini korurken Baskların sağ partisi 5, sol partisi 2 oy aldı.

Seçimin bir diğer dikkat çeken noktasıysa katılımın aralık ayındaki seçime göre yüzde 3.4 azalarak 69.8’e gerilemesiydi.

Bu dağılıma göre sağcı iki partinin, PP ve Yurttaşlar’ın sandalye toplamı 169 ile çoğunluk için gerekli olan 176’nın altında kalıyor. Benzer bir şekilde soldaki iki parti olan PSOE ve Birlikte Yapabiliriz’in sandalyeleri ise 158.

İspanyol basını, Aralık’taki seçimin ardından aylarca koalisyon kurulamayınca, meclisteki durumu “kördüğüm” olarak tanımlamıştı. Kördüğümü çözmek amacıyla tekrarlanan seçim de bu amacına ulaşamadı.

Mevcut durumda, gerçekleşmesi zor olan iki koalisyon ihtimali var: İlk ihtimal PP ve PSOE’nin büyük koalisyon kurması. İki partili bir koalisyon için yalnızca bu iki partinin sandalye sayıları yetiyor. Fakat PSOE, hem Aralık seçiminden sonraki süreçte, hem de Haziran seçimi için yapılan kampanyada PP ile kesinlikle koalisyon kurmayacağını ve hatta PP’nin iktidara gelmemesi için elinden gelen her şeyi yapacağını söylemişti. Bu yüzden bu koalisyonun gerçekleşmesi düşük ihtimal olarak gözüküyor.

Fakat geçen ay konuştuğum İspanya’daki Marksist Araştırmalar Vakfı’nın eski başkanı Prof. Javier Navascues, buna rağmen en olası koalisyon seçeneğinin bu olduğunu söylüyordu. PSOE’nin sağ kanadının ve sermayedarların bu koalisyon için bastıracağını söyleyen Navascues, koalisyonun gerçekleşmesi durumunda PSOE’nin sol kanadının ayrılabileceği uyarısında bulunmuştu.

İspanyol basınının koalisyon için gösterdiği ikinci seçenek ise PSOE, Birlikte Yapabiliriz ve Yurttaşlar koalisyonu. Bu üçlü koalisyon ihtimali Aralık seçiminden sonra da gündeme gelmiş, fakat PSOE bunun yerine Yurttaşlar ile koalisyon yapıp Podemos’un dışardan desteğini talep etmişti. PSOE, Podemos ile bir koalisyona girmek istememesinin ana nedeni olarak Podemos’un ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunarak Basklar ve Katalanların bağımsızlık referandumu yapma hakları olduğunu söylemesini gösteriyordu. Yine de, PSOE ülkeyi bir daha seçime götürmenin sorumluluğunu almaktansa böyle bir koalisyona yanaşabilir.

Fakat PSOE lideri Pedro Sanchez’in seçim sonrası konuşmaları, bu ihtimali zorlaştırır cinsten. Sanchez pazar akşamı yaptığı konuşmada “PP’nin seçimi birinci sırada bitirmesinin tek sorumlusu Podemos lideri Pablo Iglesias ve onun uzlaşmaz, inatçı tavrıdır. PSOE’yi geçmek için 20 parti birleştiler ama bunu başaramadılar. Solun hegemonik partisi Aralık seçiminde de bizdik, Haziran seçiminde de biziz” dedi.

Bu iki koalisyonun dışında bir de azınlık hükümeti senaryoları var. PP ve Yurttaşlar, çoğunluktan yalnızca 7 sandalye uzakta. Mecliste 7 vekilin dışardan desteğini almaları, bir azınlık hükümeti kurmalarını sağlayabilir. Bir diğer seçenek de diğer partilerden 14 vekilin oylamaya katılmamasını sağlamak. Zira İspanya’da hükümeti kurmak için gereken sandalye sayısı, oylamaya katılan vekillerin yarısından bir fazlası. Bu yüzden 14 vekil oylamaya katılmazsa PP ve Yurttaşlar bir azınlık hükümeti kurabilirler. Bu olasılık önceki seçimde de gündeme gelmiş, fakat Podemos ve PSOE bunu reddetmişti.

Ancak bu seçeneği zorlaştıran şey de, tıpkı PSOE’nin tutumu gibi, Yurttaşlar’ın da PP karşıtı politikası. PP’nin ülkeyi yolsuzluğa batırdığını söyleyen ve bu duruma tepki olarak kurulan Yurttaşlar, PP lideri Rajoy’un istifasını talep ediyordu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız