birgün

0° HAFİF KAR YAĞIŞLI

GÜNCEL 04.11.2020 11:27

“İstanbul depremi bugün çok daha yakın, şiddeti aşağı yukarı bellidir”

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Samet Arslan, olası İstanbul depreminin bugün çok daha yakın olduğunu belirterek, “Marmara bölgesine sesleniyorum; orası için beklenen şiddet biraz daha yüksek, İzmir'deki gibi değil. İstanbul'da en az 7.2, 7.3'ün üzerinde depremi beklemek lazım" dedi.

“İstanbul depremi bugün çok daha yakın, şiddeti aşağı yukarı bellidir”


Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEMAR) Müdürü Prof. Dr. Samet Arslan, beklenen İstanbul depremine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

İzmir'de 6.6 büyüklüğündeki depremin ardından bölgeye giderek inceleme yapan Arslan, DHA'ya yaptığı değerlendirmede, "İzmir'de gördüğümüz şey çok enteresan. Deprem bölgesine yakın yerlerde minik çatlaklar bile yokken, deprem dalgaları İzmir yarımadasını komple aşmış ve Bayraklı'ya ulaşmış. Bayraklı'da da özel bir yer seçmiş” dedi. “Bu özel yer nedir” diye araştırma yaptıklarını dile getiren Arslan, sözlerine şöyle devam etti:

“İzmir'de bu dalganın geçtiği yol boyunca hiç mi yetersiz bina yoktu, vardı. Belki bu binalardan biraz daha kötüleri bile vardır. 'Neden burayı seçti' diye baktığımızda zemin koşullarını gördük. Orası bir deltanın üzerine kurulmuş, geçmiş dönemlerde büyük ihtimal oradan nehirler akıyordu. Yumuşak bir zemin, kilden oluşan karma bir yapı. Su seviyesi de çok yüksek. Öyle olunca da depremin şiddeti büyüyor.”

‘BİNA STOĞUMUZ ÇOK KÖTÜ DURUMDA’

İstanbul'daki olası depreme ilişkin de uyarılarda bulunan Prof. Dr. Arslan, İstanbul depreminin bugün çok daha yakın olduğunu vurguladı. Arslan şunları söyledi:

istanbul-depremi-bugun-cok-daha-yakin-siddeti-asagi-yukari-bellidir-800886-1.
Prof. Dr. Samat Arslan

“İstanbul depremi 1 ay önce çok yakındı, bugün çok çok daha yakın. İstanbul'da ‘küçük kıyamet’ diye nitelendirilen Osmanlı zamanı depremler olmuş, bunun periyotu 500 yıl civarında. ‘Şu gün deprem olacak’ deme şansımız yok; ama şiddetini tahmin etme yeteneğimiz biraz daha fazla. İstanbul'da bina stoğumuz çok kötü durumda. Vatandaşa ait binalarımız maalesef afet direncinden uzak. Bir depremde çok ciddi kayıplar olacak gibi görünüyor. Devletin bunlara yetişmesi çok zor, vatandaş kendi önlemini kendisi alacak. Depremden korunabilmek için cep telefonu, otomobil alırken gösterilen hassasiyetin ev alırken de gösterilmesi gerekiyor.”

'7.3'ÜN ÜZERİNDE DEPREMİ BEKLEMEK LAZIM'

İstanbul ve Marmara bölgesi için beklenen deprem şiddetinin İzmir'dekinden daha yüksek olacağını kaydeden Prof. Dr. Arslan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“İstanbul ve Marmara bölgesine sesleniyorum; orası için beklenen şiddet biraz daha yüksek, İzmir'deki gibi değil. İstanbul'da tarihsel kayıtlara göre şiddet 7.7'yi geçmiş. İstanbul'da en azı 7.2, 7.3'ün üzerinde depremi beklemek lazım. Zaman gittikçe kısalıyor. Depreme etki eden parametre sayısı çok fazla. Gökyüzündeki gök cisimlerinin hareketlerinden tutun da Pasifik'teki bir nükleer bomba denemesine kadar her şey depremi tetikleyebiliyor. Birikmiş olan enerjiyi açığa çıkarıyor. Aşırı sıcak bir günden soğuğa geçmesi bunların hepsi tetikleyebilir. İstatistik rakamlara bakarsak İstanbul'da deprem biraz gecikti gibi görünüyor. O da Körfez depreminden dolayı fay hatlarında biraz rahatlama oldu tabii yüklenme de olabilir, karmaşık bir mekanizma. İstanbul'da deprem olacak, herkes hazırlıklı olmalı. Ne zaman olacak kimse söyleyemez; ama şiddeti aşağı yukarı bellidir. Bu şiddetteki depremde nasıl bir hasar olur kaynaklara bakılarak hesabı yapılabilir. Bir yerde bir deprem olmuşsa orada yine deprem olacak demektir, bu kesin. Ne zaman olacak onu bilmiyoruz sadece.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız