birgün

15° PARÇALI BULUTLU

SAĞLIK 31.03.2020 18:28

İstanbul Eczacı Odası meslektaşları için "Eczane Destek Paketi" hazırladı

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Cenap Sarıalioğlu, "Eczaneleri 14 günlük karantina sürecinde kalacak meslektaşlarımıza destek olmak için destek paketi hazırladık" dedi

İstanbul Eczacı Odası meslektaşları için "Eczane Destek Paketi" hazırladı

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Cenap Sarıalioğlu, yeni tip koronavirüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında eczaneleri geçici olarak kapanan meslektaşları için "Eczane Destek Paketi" hazırladıklarını söyledi.

Sarıalioğlu, koronavirüs salgınından etkilenen meslektaşları için oda olarak aldıkları önlemlerle ilgili açıklama yaptı. Koronavirüs nedeniyle eczacıların da sağlık çalışanları gibi risk grubunda olduğuna dikkati çeken Sarıalioğlu, İstanbul'da salgın nedeniyle hastanede yatan ve karantinada olan dokuz arkadaşlarının bulunduğunu söyledi.

DOKUZ ARKADAŞIMIZ KARANTİNADA

Sarıalioğlu, bu kişilerden birinin eczanesinin de kapandığını dile getirerek, "Süreçle ilgili endişelerimiz var, kaç eczane daha kapanacak tahmin edemiyoruz. Bu anlamda, eczaneleri 14 günlük karantina sürecinde kalacak meslektaşlarımıza destek olmak için bir karar aldık. İstanbul'da 10 bin meslektaşımız var. Hepsini tek tek arayıp da 'Covid-19 salgınından etkilendiniz mi?' diye sormadık. Bu dokuz meslektaşımız bize ulaştığı için bilgimiz oldu. Web sayfamızdan 'Salgına yakalanan meslektaşlarımız bize ulaşsın.' diye bir ilan verdik ve bugüne kadar dokuz arkadaşımız bize ulaştı" diye konuştu.

Covid-19 nedeniyle meslektaşlarından birinin entübe durumunda olduğunu ve uyutulduğunu belirten Sarıalioğlu, "Onun sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Diğerleri evlerinde karantinadalar. Onlarla ilgili şu ana kadar çok kötü haberlerimiz yok ve inşallah olmayacak" dedi.

TEDBİRLER ÇOK FAZLA İŞE YARAMIYOR

İstanbul ve Yalova'daki tüm eczanelerde hastalığın yükseldiği geçen cuma gününden itibaren hastaları birer birer içeriye almaya başladıklarına dikkati çeken Sarıalioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ancak görüyoruz ki bu tedbirler de çok fazla işe yaramıyor. Çünkü bir eczaneye günde ortalama 100 kişi giriyor ve içeriye girenlerden hangisinin Kovid-19 hastası olduğunu bilemiyoruz. Dolayısıyla bulaş riskimiz çok yüksek ve bugün geldiğimiz noktada, bize gelen sadece dokuz meslektaşımızda bu şüphe var. O yüzden her türlü tedbiri devam ettiriyoruz ama bir yandan da olası bir karantina nedeniyle eczanenin kapanması durumunda meslektaşlarımıza bir nebze olsun yardımcı olmaya çalışıyoruz."

ECZACILAR KORUYUCU EKİPMANLAR GİYECEK

Cenap Sarıalioğlu, mevcut önlemlerin dışında alınması gereken başka önlemler de olduğunu dile getirerek, "Koruyucu ekipmanlar giyilebilir hizmet verilirken ki o yönde bir çalışmamız da var. Bugün itibarıyla eczanelerimize koruyucu ekipmanlar gönderiyoruz. Tulum ve siperlik gibi koruyucu kıyafetlerden oluşacak bunlar. Ancak bunların hiçbiri yüzde yüz çözüm değil, yine de bir şekilde bulaşabiliyor. Biz sadece elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Eczanelerde de hastaneler gibi virüsten etkilenme oranının yüksek olduğunun altını çizen Sarıalioğlu, "Eczaneye gelen bir tek hasta Covid-19 ise o virüsü bütün eczaneye bulaştırdı demektir. Ondan sonra içeriye giren insanlar da aynı riske maruz kalıyor. Bu noktada biz sık sık dezenfeksiyon, havalandırma, sosyal mesafe, kartla alışveriş gibi önlemler alıyoruz. Ancak bunların hiçbiri yüzde yüz işe yarayan önlemler değil. Biz sadece riski azaltmaya çalışıyoruz ama yüzde yüz koruyuculuğu sağlama şansımız yok" değerlendirmesinde bulundu.

Meslektaşlarının bulaşma riskini azaltmak için siparişle hastaların ilaçlarını evlerine gönderdiklerini aktaran Sarıalioğlu, bunun her hasta için uygulanamadığını, daha çok 65 yaş üstü hastalara bu şekilde yardımcı olunduğunu belirtti.

Sarıalioğlu, her hastaya bu şekilde hizmet vermenin hem mümkün hem de doğru olmadığına vurgu yaparak, "Çünkü hastanın eczaneye gelerek ilacın kullanım koşulları hakkında da danışmanlık hizmeti alması gerekiyor. Rahatsızlandığınızda hastaneye gitmeniz ne kadar risk ise eczaneye gitmeniz de o kadar risk taşıyor. Sağlık hizmeti kurye ile verilecek bir hizmet değil" dedi.

HERKES KENDİ ÖNLEMİNİ ALSIN, KENDİNİ KORUSUN

Covid-19 salgınına herkes gibi eczacıların da biraz hazırlıksız yakalandığını söyleyen Sarıalioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizler de doğru dürüst tedbir almayı başaramadık ama bu tedbirlerimizi son 10 gündür alıyoruz. Şimdi artık ciddiyeti biraz daha ortaya çıktı. Ciddiyet arttıkça biz de tedbirlerimizi son noktaya çıkarmış durumdayız. 10 gün önce tüm eczanelerde aşırı bir yoğunluk vardı, maske, dezenfektan bulunamıyordu. İnsanlarda bir panik havası vardı. Hiçbirimiz gereken tedbirleri uygulama imkanı bulamadık. Şimdi birçok eczanemizde dezenfektan ve maske sıkıntısı da azaldı 10 gün önceyle kıyasladığımızda. O süreçte aşırı talepten ürünler yoka girdi ve maalesef bizler çok yüksek fiyatlardan ürünler temin edebildik. 10 gün önceki fiyatlar gerçekten yüksekti ama bu aşırı talepten kaynaklandı diye düşünüyorum. Bugün fiyatlar makul düzeye inmiş durumda, hatta daha da inecek. Biraz daha sakinleşti ortam."

Sarıalioğlu, "Lütfen herkes kendi önlemini alsın kendini korusun. Kurallar varsa bunlar hepimizin iyiliği için. Hepimiz bunlara uymaya çalışırsak kolay atlatırız diye düşünüyorum. Sükunetimizi ve sakinliğimizi korumalıyız. Gösterilen kurallara riayet ederek bu süreci hep birlikte atlatabiliriz. Zaten hastalarımızı birer birer içeri alıyoruz ki diğerlerine bulaştırmasınlar diye. Bunun dışında hastalarımızdan sosyal mesafeye uymasını istiyoruz. Eğer eczaneye gelirken öksürüğü, hapşırığı veye ateşi varsa herkesin maskeli gelmesini, mümkün olduğunca işlemini hızlı tamamlayıp eczaneden çıkmasını ve para ile değil kart ile alışveriş yapmasını istiyoruz. Bu kurallar hepimizi koruyacaktır diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

(AA)

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız