birgün

24° AZ BULUTLU

KADIN 10.07.2020 13:19

İstanbul Sözleşmesi mor çizgimizdir

Kibele Didim Kadın Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nurhan Karabıyıkoğlu "Kadın itaat etsin isteniyor. Kadın eve tıkılmak isteniyor. Birkez daha tekrarlamak istiyorum, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 bizim mor çizgimizdir" dedi.

İstanbul Sözleşmesi mor çizgimizdir

DİDEM MERCAN

Kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesinin kaldırılacağı sinyalinin verilmesinin ardından tepkiler dinmiyor.

Kibele Kadın Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Aydın’ın Didim ilçesinde cemaat önderlerinden ve iktidar mensuplarından gelen İstanbul Sözleşmesi kaldırılsın, revize edilsin açıklamalarını protesto ederek basın açıklamasında bulundu.

Gerçekleşen protestoda, pandemi sürecinde artan kadın şiddetine dikkat çekilirken, İstanbul Sözleşmesi'ne yönelik iktidar mensuplarından gelen ‘Revize edeceğiz’ söylemleri protesto edildi.

Kibele Kadın Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Remziye Toprak Yalçın tarafından okunan bildiride, ‘Sizin kutsal saydığınız ailelerde kadınlar öldürülüyor, çocuklar taciz ediliyor. İstanbul Sözleşmesi şiddetin her türlüsüne karşı, kadını, çocuğu ve LGBT’lileri koruyor. Eril zihniyet bundan neden bu kadar rahatsız oluyor’’ ifadeleri yer aldı.

Açıklamada İstanbul Sözleşmesi'nin devletlere şiddetle mücadele görevi yükleyen bir belge olduğuna dikkat çekilirken, sözleşmenin kadınların mor çizgisi olduğu belirtildi.

BirGün’e değerlendirmelerde bulunan Kibele Didim Kadın Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nurhan Karabıyıkoğlu, ‘Özellikle son yıllarda kadın ekonomideki gücünü kaybetti. Medeni kanunla az da olsa edindiğimiz haklar elimizden alınıyor. Bugün baktığınızda en demokratik partilerin bile kadın kotası var, kota ile kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahip oluyor’’ dedi.

Kadınların ekonomik nedenlerden dolayı öldürüldüğünün altını çizen Karabıyıkoğlu, ‘’Devlet elini taşın altına koymalı, hukuk kadını korumalı. Evliliğini sonlandıran kadına asgari bir ücret ödenmeli ki erkeğe muhtaç olmasın. Kadın ekonomik kaygılarının kurbanı olmasın’ dedi ve ekledi:

‘Perde önünde ailenin kutsallığından bahsediliyor ancak perde arkasında kadın yok ediliyor. Kadınlar boşansın haklarını arasın istenmiyor. Kadın itaat etsin isteniyor. Kadın eve tıkılmak isteniyor. Birkez daha tekrarlamak istiyorum, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 bizim mor çizgimizdir.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız