İstanbul Tarım Platformu: Tarım ve gıda krizinin nedeni uygulanan politikalardır

İstanbul Tarım Platformu, 10 Ocak gününü kapsayam Tarım Haftası ile ilgili açıklama yaptı.
Basın açıklamasını Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran okudu.
Yapılan açıklamada, "Ülkemizde tarımsal üretimde yaşanan kriz ve durdurulamayan gıda fiyat artışları; İklim değişikliği, kuraklık, pandemi, lojistik sorunları, petrol fiyatları, kur artışı, siyasi krizler ve savaşlar gerekçe gösterilerek açıklanamaz. 12 bin yıl önce Tarım kültürünün başladığı Anadolu topraklarında oluşan büyük tarımsal bilgi birikimine rağmen eğitim, istihdam, örgütlenme, üretim ve pazarlama planlaması yapmayan, tarımsal varlıkları kamusal müşterekler olarak görmek yerine rant olarak gören piyasacı politika tercihleri ile ancak açıklanabilir" denildi.
"Tarımda yaşanan kriz; girdi maliyetlerindeki artışa bağlı olarak, azalan üretim ve arzın iç talebi karşılayamaması, birçok üründe yaşanan yeterlilik oranı düşüşleri ve alım gücünün azalması, tarım ve gıda ürünlerine erişimde kamucu olmak yerine piyasacı politika tercihleri gibi birçok faktörün bütünsel etkisi ile tezahür etmiştir" denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"TÜİK'in 2025 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasına göre; Türkiye'de en az 17 milyon 821 yurttaş temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak kadar yoksul. Yoksulluk oranı yüzde 21,2'ye yükselirken, her 10 yurttaştan 2'si yoksul hale gelmiştir. Yoksulluk sınırı 2014 yılına göre tam 12 kat artmıştır. 2. Dünya Savaşı yıllarında yaşanan kıtlıktan bugüne, Cumhuriyet tarihinde ilk kez ve bu kadar büyük bir nüfus, açlık sınırının altında verilen ücret ile satın alma gücünü yitirmiş dengeli, yeterli ve güvenli gıdaya erişememektedir. Bunun adı beslenme krizidir. Hemen önlem alınmalı, ihtiyaç sahiplerine erişim olanakları sağlanmalı, orta ve uzun vadede sorunun ortadan kaldırılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır."
Açıklamada, şu önerilere yer verildi:
">> Özelleştirilen ve özel sektöre devredildikten sonra bir kısmı kapatılan veya başarısız olanlar
öncelikli olmak kaydı ile Tarım KİT’leri kamulaştırılmalıdır.
>> Mevcut su varlıkları ve tarım arazileri yaşanan krize rağmen en sert hükümlerle koruma
alanları olarak ilan edilmelidir.
>> Tarım Bakanlığı yeniden yapılandırılmalı, Tarımsal kamu yönetimi güçlendirilmeli, sektörü
kamucu bir anlayışla yönetecek ehliyetli ve liyakatlı kadrolar göreve gelmelidir. İlgili birimlere
meslek dışı atamalar yapılmamalıdır.
>> Tarım arazileri ve meralar korunup, ıslah edilmemiş, geliştirilmemiş, amacı dışına çıkarılmaya
devam edilmektedir.
>> Çiftçi yayım eğitim uygulaması yeniden hayata geçirilmelidir."


