İSTİKŞAF ve İLTİSAK ürünü CBHS, ne REHABİLİTE edilebilir ne de RESTORE!
İBRAHİM Ö. KABOĞLU İBRAHİM Ö. KABOĞLU

İstikşaf, keşfetmeye çalışma, ne olup bittiğini öğrenmek için araştırmada bulunma.

İltisak, bitişme, kavuşma, yapışma, birleşme.

Rehabilite etme, saygınlığına yeniden kavuşturma, eski duruma yeniden getirme.

Restore etme, onarmak ve yeniden diriltmek.



İstikşaf, 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 arası dönemi damgaladı: AKP, CHP ile hükümet kurma görüşmelerini, “Biz aslında istikşafî görüşmeler yaptık” sözleriyle sonlandırdı. CB Erdoğan ise, koşulları gerçekleşmediği halde, Anayasa md.116’yı kullanarak seçimleri yeniledi.

İltisak, 15 Temmuz başarısız darbe girişiminden sonra, demokratik muhalefeti susturarak, Osmanlı-Cumhuriyet siyasal ve anayasal kazanımları ortadan kaldırmak için kullanılan “terörle iltisak” kavramı, ceza hukukuna yabancı.

Rehabilitasyon ve restorasyon, 2017 ve 2018 ürünü. Nasıl? Anayasa değişiklik ve yürürlük mimarları, geçiş dönemini de sorunlu kılan 7142 sayılı yasa gerekçesinde “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” (CBHS) kavramını kullandı. 2019’da, rehabilitasyon ve restorasyon, bir yıllık uygulama ardından CBHS’nin sürdürülemezliğine çözü için, yine kendilerince kullanılan kavramlar.

Bu dört yabancı kavramın yansıttığı olaylar arasında nasıl bir neden-sonuç ilişkisi var?

1) İstikşaf aktörü Davutoğlu’nun açıklamaları, istikşaf’tan iltisak’a giden yolun ip uçlarını somutlaştırsa da, neden-sonuç ilişkisi zamanla kesinleşecek. Yine de sormalı: istikşafî görüşme yerine AKP-CHP hükümeti kurulmuş olsa idi, 2015 ve 2016 yazlarında yüzlerce yurttaşımız öldürülür ve binlercesi yaralanır mı idi?

2) 15 Temmuz darbe girişimi hazırlıklarının önceki yıllarda yapıldığı varsayımında şu sorulmalı: 20 Temmuz gecesi, darbe girişimi ile bozulan kamu düzenini tesis amacıyla üç ay süreyle ilan edilen OHAL kötüye kullanılmasaydı, Anayasa değişikliği gerçekleşir miydi? Kesinlikle hayır!

3) Şu halde 15 Temmuz darbe girişimi ile CBHS arasındaki neden-sonuç ilişkisi kesin.

GÜNCELDEN GELECEĞE DERSLER

1)İstikşaf bahanesiyle hükümet kurma yerine meydanlardaki kandan beslenerek seçim kazanan kişi ile partisi arasında, “keşif ve tanışma” için 17 yıl bile yetmemiş. Şimdi yeni bir istikşaf yolunda.

2)İltisak algısı ile onbinlerce kişiyi “gaz odasına dolduran” B.Yıldırım’ın, önce başbakanlıkla iltisakı kesildi; TBMM başkanlığı ile iltisakı, aylarla sınırlı kaldı; İstanbul BBB ile iltisakı da sağlanamadı. On binlerce suçsuz kişiyi, terörle iltisaklı kılmak için hukuku katletmiş olan adayın İBBB iltisakı için, yargı yoluyla gerçekleştirilen 6 Mayıs darbesi bile yeterli olmadı; şimdi Saray iltisakı bekleniyor.

3)Şu halde, istikşaf-iltisak ilişkisi ve dersleri, rehabilitasyon ve restorasyon yanlışına düşmemek için kullanılmalı. Zira, CBHS, ne iyileştirilebilir, ne de dönüştürülebilir.

YIKIM, GAYRİ MEŞRU; İNŞA İSE, MEŞRU YOLLA

Yıkım, Anayasa değişikliği ile oldu; inşa da Anayasa değişikliği ile olmalı. Bir farkla: Yıkım OHAL ortam ve koşullarında gayri meşru bir yolla yapıldı; inşa ise, yine anayasa ile ama olağan ortam ve koşullarda olmalı.

Şöyle ki; görev+yetki+sorumluluk çerçevesinde hesap verebilir yönetim, anayasal denge ve denetim düzenekleri, erkler ayrılığı, kısmen veya tamamen kaldırıldığı için CBHS, “demokratik hukuk devleti” (Any., md.2) gerekleri dışında kalmakta.

Bu nedenle, kaldırılan üç temel öğeye geri dönülmesi, demokratik rejimin asgari ortak standartları ise, parlamenter rejim, aynı zamanda milli olandır.

İstikşafî ve iltisakî, Türkiye’ye pahalıya mal oldu; rehabilitasyon ve restorasyon çalışması ise, daha riskli sonuçlar doğurabilir; hele hele, CBHS aksaklıklarını, bürokratlara yükleyen, restoratör ve rehabilite ediciler de birer bürokrat ise.

Türkçe olmayan kavramlarla toplumsal algı kırılması yoluyla yabancılaştırma ile siyasal ve anayasal düzene yabancılaşma arasındaki koşutluk yeterince açık değil mi?