birgün

16° PARÇALI BULUTLU

ÖZEL 27.04.2019 07:21

İstismara karşı çocukları güçlendirmek ilk görev

Ebeveynler ve toplumun geniş kesimleri son zamanlarda sıklıkla karşılarına çıkan çocuğa yönelik cinsel istismar haberlerinin ardından pek çoğu iyice düşünülmemiş bir dizi tedbir sıralıyor. Oysa çocukları kamusal bir sorumluluk. Bu tür çabaların bilinçsizce olanları için çocuğun hayatı için önemli riskler taşıyor. Çocuğun üstün yararını gözeten bütüncül bir anlayışla atılmayan her adım oldukça eksik kalıyor. Yine […]

İstismara karşı  çocukları güçlendirmek ilk görev

Ebeveynler ve toplumun geniş kesimleri son zamanlarda sıklıkla karşılarına çıkan çocuğa yönelik cinsel istismar haberlerinin ardından pek çoğu iyice düşünülmemiş bir dizi tedbir sıralıyor. Oysa çocukları kamusal bir sorumluluk. Bu tür çabaların bilinçsizce olanları için çocuğun hayatı için önemli riskler taşıyor. Çocuğun üstün yararını gözeten bütüncül bir anlayışla atılmayan her adım oldukça eksik kalıyor. Yine de herkes neler yapılabileceğini, cinsel istismarı nasıl fark edeceğini ya da önlenebileceğini merak ediyor. Çocuklar İçin Hep Birlikte Oluşumu’ndan Psikolog Banu Bülbül ile çocukları hem cinsel saldırıdan korumanın olanakları hem de ailelerin neler yapılabileceğini konuştuk. Bülbül,  “Çocuğun cinsel istismarını önlemek bir dizi nasihatle ilişkili değil çünkü çocukları istismardan korumak kamusal bir yükümlülük. Tek başına ailelerin sorumluluğuna bırakılamayacak bir konu olarak istismarla mücadele, çocukların omuzlarına da yüklenemez ” dedi.

Banu Bülbül

Çocuklara sahiden kulak vermek…

  • Bülbül, ailelerin genel olarak çocuğa kulak veren bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini şu örneklerle anlattı: Çocuğumuzun kendi bedenini koruyabilmesi, rahatsız olduğu durumları reddedebilmesi ve hayır diyebilmesi çok önemli ancak bu yalnızca “şöyle olursa hayır de”, “böyle insanların yanına yaklaşma”, “yabancılara kapıyı açma” nasihatleri ile sağlanamaz.
  • Evde çocuğun, kendi beden bütünlüğüne saygı duyulduğunu görmesi, doydum dediğinde zorla yedirilmemesi, kıyafetlerini mümkün olduğunca kendi giymesi, bedeninin bizim tarafımızdan çekiştirilmemesi, aile bireylerinin birbirlerini rahatsız eden hareketler yapmaktan çekindiklerini, biri diğerini rahatsız ederse yüz ifadesinden anladığını, geri çekildiğini ve özür dilediğini görmesi gibi bir dizi sözle aktarılmayan ama çocuk için gözleme dayalı biçimde öğrenilen durum çok kıymetli.
  • Çocuklarımızın sözüne inanmak, o sözün peşine düşmek, onları desteklemek, üzüntü, korku, utanç gibi duygularını anlamak sorun yaşadıkları alanlarda destekleyici (onların yerine sorun çözücü değil) biçimde yanlarında olmak çok önemli.
  • Çocukların sorduğu sorulara uygun biçimde ve yaşa uygun cinsel eğitimin ailede ve ilkokuldan itibaren eğitim kurumlarında verilmesi de çok önemli. Bu nedenle “özel bölge” eğitimleri değil, cinsiyet eşitliğini temel alan yaklaşımlara kulak verilmeli.

‘Çocuk susmaz nadiren sözlü anlatır’

Bülbül, çocuklarla çalışan bir psikolog olarak, cinsel istismarın özel kimi izleri olduğunu şöyle ifade etti:

  • Yaşa uygun olmayan cinsel bilgi ve/veya ilgi… Oyunlarda yaşa uygun olmayan cinsel teşhirlerin yapılması (bilgi-beden-oyunlaştırma anlamında), ergenler için yetişkinlere (genellikle yetişkin erkeklere) yönelik yoğun korku ya da/ve de yoğun ilgi, merak, onların gündem ve duygularıyla yoğun uğraş
  • Gece uykularında bozulma, bazı yerlerden, durumlardan, kişilerden yoğun kaçınma, tekrarlayan oyunlar, rüyalar…
  • Ergenler için risk alma davranışları (ergen doğası gereği zarar verir tabii ama kendi bedenine zarar verme, karşısındakine karşı tekrarlanan fiziksel saldırı gibi), geçmeyen huzursuzluk duyguları gibi biçimlerde ifade ederler. Çocuklar susmaz aslında ama nadiren karşınıza geçip sözel olarak anlatırlar yaşadıklarını.
  • Bu tür değişiklikleri önemsemek, böylesi durumlarda uzmanlara danışmak,  bildirimde bulunmak, hemen harekete geçmek çok önemli.

İYİ BİR ÖRNEK OLMANIN ÇOK YOLU VAR

Bülbül sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Ailelerin yalnızca yasaklarla, sınırlar anlatısıyla, kendi korkularını yayarak çocuklarını korumaya çalışması, anne-babanın çocuk tarafından güçsüz algılanmasına yol açacağı gibi, içinde yaşadığı topluma karşı da güvensizlik aşılayacak, sokakta, okulda, kalabalıkta kendisini güvensiz hissetmesine kaygı duymasına yol açacaktır. Ya da bu duyguları yaşamak istemeyecek ve ailesinin sözünüzü kulak ardı ederek yaşamına devam edecek aile ile çocuk arasındaki ilişkide çocuğun gizli gizli yaptıklarının alanı büyüyecektir. Velhasıl yapılabilecek en iyi şey, doğru davranarak çocuklara örnek olmak (bu doğru davranış rahatsızlık duyduğunuz bir duruma karşı usulunce yanıt verdiğinize tanıklık etmesi de olabilir), etrafınızda çocuklar için koruyucu, geliştirici, güçlendirici örgütlülükler kurup çalışmalar yürütmek için gayret göstermek olacaktır.”

Son 1 haftada yaşanan ve medyaya yansıyan istismarlar

>> İstanbul Küçükçekmece’de 5 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunan 19 yaşındaki M.V tutuklandı.

>> Yine Küçükçekmece’de 8 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunan A.M gözaltına alındı. 37 yaşındaki A.M’nin benzer suçtan sabıka kaydı olduğu ortaya çıktı.

>> Bolu’da, 4 yaşındaki erkek çocuğuna cinsel tacizde bulunana 32 yaşındaki S.K. önce delil yetersizliği nedeniyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, sonra da önceden işlemiş olduğu cinsel taciz olayıyla ilgili hakkında yakalama kararı olduğu için tutuklandı.

>> Balıkesir’in Burhaniye ilçesindeki bir okulda çalışan rehber öğretmen 40 yaşındaki Ö.A. iki erkek öğrenciyi evine götürerek cinsel istismarda bulunduğu için tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol