birgün

24° AÇIK

ÇALIŞMA YAŞAMI 17.10.2020 04:00

İşveren bırakmak istemiyor

İşveren bırakmak istemiyor

SORU: Ben bir fabrikada çalışmaktayım. İşverenle sürekli tartışma yaşıyordum, ben de SGK’dan yazı alarak iş akdimi feshetmek istedim. Ancak işveren beni göndermek istemiyor ve çalışmaya devam ediyorum. İlk işe giriş tarihim 1994. Kıdem yazımı işyerine verdim. Ne yapmam gerekiyor?

YANIT: Öncelikle belirtmeliyiz ki istifa ve/veya fesih hakkını kullanmak bir irade beyanıdır ve bu beyan karşı tarafa ulaştığı andan itibaren geçerlilik kazanır. Yani sözlü ya da yazılı olarak işten ayrılmak istediğinizi işverene ilettiğinizde size karşı tarafın (işverenin) onay vermemek gibi bir hakkı yoktur. Her ne kadar sözlü olarak irade beyanı da geçerli olsa dahi, ileride tıpkı sizin şu anki durumunuzda olduğu gibi bir uzlaşmazlık söz konusu olduğunda ispat külfeti bakımından yazılı beyan her zaman daha geçerli ve tutarlıdır.

Çalışanların mevcut kıdem tazminatı yasası çerçevesinde emeklilik için gerekli olan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını doldurup sadece yaş beklemek amacı ile işten ayrılıp işverenden kıdem tazminatlarını talep etmek hakları vardır. Bu, halen yürürlükte olan ve kıdem tazminatı konusunu düzenleyen 1475 sayılı eski İş Kanunu’nun 14’üncü maddesinin aşağıda yer alan 5’inci fıkrasından kaynaklanmaktadır:

“ 5. (Ek: 25/8/1999 -4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81’inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,…”

Bunun için SGK’den alacakları “kıdem tazminatını alabilir” yazısını işverene iletmek yeterlidir (Kaldı ki Yargıtay verdiği çeşitli kararlarda işçinin bu yazıyı SGK’den almasının da gerekli olmadığı görüşündedir). Buna ilaveten işçinin işyerinden 15 yıl 3600 gün şartı ile ayrıldıktan sonra başka bir işte çalışması dahi mümkündür. Konuya ilişkin bir Yargıtay karar özetini aşağıda sunuyorum:

“İşçinin emeklilik sebebi ile iş sözleşmesini feshetmesinden kısa bir süre sonra, yeniden çalışmasını gerektirecek durumlar ortaya çıkabileceği gibi, işçinin bu hakkını kendisi için daha olumlu sonuçlar doğurabileceğini düşündüğü bir başka işyerinde çalışma amacı ile de kullanması mümkündür. Sosyal Güvenlik Hukuku alanında yaş şartını da gerçekleştirmek sureti ile emekli olan işçilere sigorta destek primi ödeyerek çalışma imkânı tanındığı da dikkate alındığında, mülga 1475 Sayılı Kanun’un 14/1-5 maddesindeki düzenleme açısından, kanun koyucunun amacının işçinin çalışma yaşamını fiili olarak sonlandırması olduğundan bahsedilemez.

Çalışmakta olduğu işyerinde yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ilişkin yükümlülüklerini tamamlayan davacının, kendisi için çalışma şartlarının daha olumlu olduğunu düşündüğü bir işyerinde çalışma amacı ile bu hakkını kullanması halinde 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına aykırı davrandığı kabul edilemez. Kanun ile tanınmış emeklilik sebebi ile fesih hakkının kullanması ile birlikte kıdem tazminatına hak kazanılacağının kabulü gerekir. Davacının hangi amaçla bu hakkı kullandığı, kıdem tazminatına hak kazanması açısından önem arz etmemektedir. Dolayısıyla davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozma sebebidir.” (T.C.22. H.D.E. No : 2016/27701 K No : 2020/630 T : 20.01.2020)

Dolayısıyla artık işverenin bu konuda direnmek, sizin ayrılma iradenize karşı çıkmak gibi bir hakkı söz konusu olamaz.

İşverenin bu tavrını sürdürmesi karşısında yapmanız gereken işe devam etmeyerek Noter aracılığı ile işten ayrıldığınızı ve yasal haklarınızı talep ettiğinizi işverene tebliğ etmektir. Bu talebinize olumlu bir karşılık alamazsanız önce arabulucu aşamasını geçmeniz, buradan sonuç alamazsanız iş mahkemesinde dava açmanız gerekecektir.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız