Google Play Store
App Store
İsyanımızla birlikte el ele özgürlüğe
Ebru Çelik
Ebru Çelik
ebrucelik@birgun.net

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İstanbul'da sokağa çıkan kadınlar her zamanki gibi göz kamaştırıyordu. Toplumsal muhalefetin geri çekildiği bu dönemde, "Biz bitti demeden bitmeyecek" dercesine önceki yıllara göre çok daha kalabalık, ucu görünmeyen kortej oluşturuldu. Sayısız dilde dövizle, giyimiyle, makyajıyla, sloganları şarkıları ve halaylarıyla binler rengini ortaya koydu. Eline pankartını, bayrağını, peruğunu, boyasını alanın koştuğu yer Beyoğlu Cihangir Sıraselviler oldu. Geçtiğimiz yıl da aynı yerde buluşmuş, benzer coşkuyu yaşamış ve yaşatmıştık. Ancak, bu yıl bir fark vardı, kitle daha da kalabalıklaşmıştı. Ucu bucağı gözükmeyen kortejde binler, dakikalar geçtikçe on binlere, bizce otuz kırk binlere dayanmıştı.

Gençler, yaşlılar, üniversiteliler, annelerini, alıp gelenler, kızlarını ilk yürüyüşüne getirenler, LGBTİ+'lar, binlerce feminist… Pankartlara taşındı haykırmak istenenler. Yine öfkeli, isyankar, neşeli, dövizler süsledi alanı. Bu yıl geçen yıla göre elle örülmüş dövizler de artmıştı. “Dolapta zıkkımın kökü, sokakta isyan var” derken bir ağızdan, ellerde “Umutsuzluğa kapılırsan bu kalabalığı hatırla” yazısı, yiyip bitirmeyi hedeflediğimiz patriarka için “Bu akşam yemekte patriarka var” yazıları... IŞİD karanlığına karşı “Kadınların saçları, cihatçıları boğacak”, İran'da yaratılmak istenen kanlı çatışmalara karşı "Ne şah, ne molla" dövizleri ve benim en sevdiğim “Punk, rock, feminism rules.” TRT'nin LGBTİ+'lar üzerinden başlatmaya çalıştığı linç girişiminin nesnesi edilen Gökkuşağı Fil de oradaydı, saç örgüleriyle, kefiyeleriyle kendini anlatanlar da. Alandaki on binler, 8 Mart gece yürüyüşünü yine elleriyle, emekleriyle yarattı.

Kortejin neresinden bakarsak bakalım, kadınların güzelliği tüm geceyi aydınlattı. Ellerinde bayraklarla gelenlere seslendiler, “19 Mart’ta zaten buluşacağız.” Feminist mücadele ve dayanışmanın her daim, her türlü erke karşı dimdik süreceği ve birleşerek asıl kazanıma ulaşacağımızın resmi oldu 8 Mart 2026 gecesi tüm Cihangir. Binalardaki kadınlar, evlerinin penceresinden gül uzattı kalabalığa, tencereyle eşlik edildi sloganlarımıza.

Bu yıl artık “Yeter” denilen nokta olmuş kadınlarda. Alanda dikkatimizi muhafazakâr kadınlar da çekti. "Allah'a iman eden erkekler"e seslenen de vardı, "İzin ver yaşayalım Allah" diyen de. Kimilerinin "Jin, jiyan, azadi" sloganına karşı giriştikleri çaba kadınların eliyle boşa düştü. Binleri sokağa döken Feminist Gece Yürüyüşü bize dertlerimizin ve taleplerimizin ortaklığını hatırlattı: Şiddete, istismara, ayrımcılığa ve yoksulluğa son! Şiddet ve istismar failleri aklanmasın, etkin cezalandırılsın, AKP iktidarının sonu kadınların ve LGBTİ+'ların birliğiyle gelsin.