İtalya’da bir zulüm kampı
ERK ACARER ERK ACARER
Dışarıya bilgi sızdırılamayan kamplar insanın yaşayabileceği koşullardan uzak. Kampa girenlerin telefon kameralarının mercekleri kırılarak suç işleniyor. Yemekler mide bulandırıcı, tuvaletler kapısız, yataklar dışarıda, şiddet sıradan, zaman belirsiz: “Ülkemizde nefes almak başka yerde yaşama tutunmak zor”.
Politik nedenler, ekonomik koşullar, süren iç çatışmalar nedeniyle dünya bir göç alanı oldu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) 2018’de yayımladığı “Küresel Eğilimler” raporuna göre dünyada zorla yerlerinden edilen 70,8 milyon kişi var. Mülteci, göçmen ya da sığınmacılar, ülkelerinden çok güç koşullarda ayrılıyor ve gidebildikleri ülkelerde ise farklı sorunlarla karşılaşıyor.


Entegrasyon aşamasına gelebilinceye kadar, yaşamsal olarak mücadele veriyorlar. Sınır dışı edilme tehdidi, aşağılanma, şiddet sıradan uygulamalar arasında. Dışarıya bilgi sızdırılmayan kamplar ise insanın yaşayabileceği koşullardan çok uzak. Denetimsiz cezaevine benzeyen yerlerde, yaşamaya tutunmaya çalışan göçmenlere karşı insan muamelesinden uzak bir yaklaşım sergileniyor.

‘Cezaevinden beter’

Yemekler yetersiz ve kötü, odalar tıklım tıklım, dışarıda yatan bile var. Tuvaletler, yiyeceklerin saklanıp, hazırlandığı yerlere bitişik ve kapısız. Mülteciliğe başvuru zamanı ya çok uzun ya belirsiz. İtalya, Torino’daki Centri di Permanenza per il Rimpatrio (CPR) kampı, sığınmacıların ne kadar zor ve insana yakışmayan şekilde yaşatıldığına örnek. Kamptakiler, “Bize suçlu gibi davranılıyor. Burası cezaevinden beter” diyor.

Dışarıda yatan var

CPR’da ağırlıklı olarak, Senegal, Cezayir, Nijerya ve Fas gibi Afrika’da ülkelerini terk etmek zorunda kalanlar tutuluyor. Dışarı çıkmak yasak. Mülteci statüsüne ne zaman başvuru yapılacağı ve kabul durumu belirsiz. Ayrılmış 6 blokta, 5’er oda yer alıyor. 5 kişiye ayrılan odalardaki sığınmacı sayısı, kimi zaman 8’e kadar çıkıyor. Yere yatak serenler var. Ancak yer bulamayıp kamp avlusuna yatak koyanlar da oluyor.

Mutfak ve tuvaletler iç içe

CPR’da her gün, sadece 2 öğün yemek var. 6 aydır kalanlar, bu sürede sadece tavuk ve makarna gördüklerini söylüyor. Yemekler buz gibi ve yağları donmuş. Tuvaletler ve mutfak iç içe. Bölmelerde kapı yok. Kendi çabalarıyla perde taktıklarını anlatan sığınmacılar, kokudan rahatsızız, sadece yaşamak için yemek yiyoruz” ifadelerini kullanıyor. Tuvaletler penceresiz. Sadece bazı odalardaki pencereler telle kaplı.



İnsanlık dışı koşullar

CPR’daki bu uygulamaların dışarı sızmaması için, kampa girenlerin telefon kameralarının mercekleri kırılarak suç işleniyor. Aynı ülke yurttaşları, “örgütlenmesin diye” farklı odalarda tutuluyor. Koşullara katlanamayan sığınmacılar, bunun düzelmesi için eylem yapıyor. Bunun üzerine yaklaşık 40 kişilik çevik kuvvet ekibi, kampa girerek şiddet uyguluyor; dışarıdan da biber gazı ve tazyikli su sıkılıyor.

‘Adeta cehennem’

33 yaşındaki Senegal James Babaka, 7 aydır mülteci başvurusunun kabulü için bekliyor: “Süre çok fazla, kimse bilgi vermiyor. Yaşamımızın nereye gideceğini bilmiyoruz.” Gambialı Yick Membem 32 yaşında. O da 1 yılı aşkın süredir başvurusunun cevabını bekliyor: “Yardıma ihtiyacımız var. Koşullar cehennem gibi. Çok kalabalık. Görevliler ve etraflarında asker var. Azılı suçlu değiliz. Biz bu sefilliği kaçtığımız yerde yaşamadık.”

Yol refaha çıkmıyor

Sığınmacılar, sadece ulaşabildikleri yerde değil, kaçak olarak gelmeye çalıştıkları ülkelerin sınırlarında da şiddet, baskı ve ayrımcılığa uğruyor. 28 yaşındaki Nijeryalı Ihiramary Oju, “Romanya sınırında eşim ve 3 çocuğumu benden ayırdılar. Onlar bekletiliyor” diyor: “Haber alamıyorum, 6 aydır buradayım ve daha ne kadar tutulacağımı bilmiyorum. Geçen hafta bir Faslıyı iade ettiler.”

35 yaşındaki Deniz Reşit Pınaroğlu, politik bir sığınmacı. Türkiye’de RedHack davasından 6 ay cezaevinde yatıyor. Çıktıktan sonra üzerindeki baskı ve tehditler devam ediyor. Karar bozuluyor ve yeni davalar açılıyor. Böylece Türkiye’yi terk etmeye karar veriyor. Pınaroğlu; “Bana 2 gün içinde buradan ayrılacağımı söylediler. Ancak sürecin çok daha sonra; 6 ile 1 yıl arasında tamamlanacağını öğrendim” diyor.

Pınaroğlu, Türkiye’den çıkınca, Avrupa’da ilerlemek için Arnavutluk yolunu kullanıyor: “Bir süre Tiran’da kaldım. Karadağ sınırında yakalandım, rüşvetle serbest kaldım. Bosna’da polisten feci şekilde dayak yedim. Sapa bir yerde bırakıldım. Hırvatistan’a geçince yine güvenliğin şiddeti ile karşılaştım. Beni kan revan içinde tekrar Bosna’ya iade ettiler. 3 ay sonra İtalya’ya geçmek için bir yol buldum ve buraya getirildim.”

‘Ülkemizde nefes almak zor’

Deniz Reşit Pınaroğlu, “Ülkemizde nefes almak başka yerde yaşama tutunmak zor” ifadelerini kullanıyor: “Türkiye’ye iade etmekle tehdit edip ilticaya zorladılar. Süreç başlayınca, ikamet adresi vermeme rağmen mahkeme burada tutulmama hükmetti. Beni yakalayan Piacenza polisi burada 2 gün kalacağımı söylemişti. Oysa şimdi ‘6-12 aya kadar kampta tutulacaksın’ diyorlar. Hiçbir yetkili net süre vermiyor.

Türk hükümeti adil olmadı. Mesnetsizce tutuklandım, çıkınca cezaevi baskısı sürdü. Burada da İtalyan hükümeti tarafından adaletsizce esir alındım. İnsanlık dışı durumu belgelemememiz için telefonlarımızın kameralarını kırıyorlar. Yemekler ve koşullar inanılmaz kötü. Sadece kurumuş tavuk ve soğuk makarna yediriyorlar. Her gün sinir krizi geçiren var. Psikolojileri bozulanlar, kendilerine ve birbirlerine zarar veriyorlar.”

Açlık grevinde: Ses verin

CPR’da 1 haftadır isyan var. Birkaç gün önce Afrikalı bir göçmen, koşullara dayanamayıp, boğazını keserek intihar girişiminde bulundu. Pınaroğlu, 1 Eylül’den beri sesi duyulsun diye açlık grevi yapıyor: “Görevliler tedirgin olup bırakmamı söyledi. Kısa sürede işlemlerim konusunda bilgi vereceklerini belirttiler. Ancak burada kalan yaklaşık 300 kişinin de koşulları düzeltilmeli. Derdim herkesin insanca yaşayabilmesi.”

italya-da-bir-zulum-kampi-620788-1.

italya-da-bir-zulum-kampi-620789-1.
Telefon kamerası ile CPR içinden çekilen fotoğraflar. Yemeklerin hali, ve dışarıdaki yatak görülüyor. Su
ısıtıcısı bile yok. Sığınmacıların iptidai yöntemlerle yaptığı ısıtıcı, her an bir elektrik kontağına neden olabilir.