birgün

9° PARÇALI BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 26.10.2015 08:39

İyi, kötü nedense hepsi kadın cadı

Cadı dünyayı ele geçirirse neler olur... Ben cadıcıyım, onları kötü göstermek için daha manalı hikâyeleri olan filmler gerekli

Son Cadı Avcısı /The Last Witch Hunter, 800 yıl öncesinde Kaulder ile Cadı Kraliçenin savaşı ve kraliçenin Kaulder’i lanetlemesiyle açılıyor. Viking görünümlü, Ragnar Lodbrok takma sakallı Kaulder yani Vin Diesel ölümsüzlükle cezalandırılıyor. Ardından günümüze geçiyoruz ve Kaulder New York’ta yaşayan bir cadı avcısı olarak, janti ve jilet bir şekilde karşımıza çıkıyor. Vampirlerden alışık olduğumuz, onları kahırlara sürükleyen, depresyonlara sokan bu ölümsüzlük Kaulder’i de sarsmış halde günümüzde görüyoruz. Yardımcısı olan rahip rolünde Batman’e uzun yıllar yardım etmiş olan Alfred bulunuyor, yani Michael Caine gene bir yardım meleği rolünde.

iyi-kotu-nedense-hepsi-kadin-cadi-83431-1.Cadı iyidir
Son Cadı Avcısı, gördüğüm en anlamsız cadı avına bizi dahil etmeye çalışan bir film. Film koca bir dünya yaratıyor, ancak kendisi bile bu dünya ile bir şey yapamıyor. Yeraltı dünyası, cadılar, büyücüler, silahlar, bunların hiç birisi korkunç ve karanlık değil. Yüksek bir bütçe ile çekilen ve Vin Diesel için yeni bir seri yaratacak olan film çocuklar da izleyebilsin sertifikası olan PG-13’ü alabilmek için kendini tamamen feda etmiş gözüküyor. Bu gişe hesap kitabıyla ne ölenler gerçekten ölüyor gibi ne acı çekenler acı çekiyor gibi gözüküyor. Sonuç olarak ucuz korku filmlerindeki içine şeytan kaçanın makyajıyla tehditler savuran bir cadı kraliçe ve onu öldürmeye çalışan duygusal, esprili kas yumağı Vin Diesel kalıyor elimize. Zaten kraliçe neden dünyayı ele geçirmek istiyor hiç anlamadım. Belki daha güzel bir dünya yaratmak istiyordu. Kaulder neden bunu engellemeye çalışıyor anlamış değilim. Kaldı ki filmde, cadı dünyayı ele geçirirse neler olur sahnelerinde gördüğüm ağaçlar ve yeşillikle dolmuş şehir görüntülerinden sonra, keşke cadı kraliçe dünyayı ele geçirse dedim. Ben cadıcıyım, onları kötü göstermek için daha manalı hikâyeler ve hayal gücü güçlü olan filmler gerekli. Ayrıca, iyi cadı-kötü cadı ama nedense hepsi kadın cadı...

***

iyi-kotu-nedense-hepsi-kadin-cadi-83430-1.Psişik kovalamaca

Solace, ciddiye alınamayacak hatta biraz da gülünç bir seri katil filmi. Anthony Hopkins öteki dünyadan filme katılırken, Colin Farrell filme geçerken uğramış gibi. FBI ajanları Joe ve Katherine benzer motifli ilginç cinayetler sonucunda seri cinayetleri fark eder ve bu seri katili aramaya başlarlar. Fakat kurbanların ortak özelliklerini bulamazlar ve bu tıkanma sonucu yardıma ihtiyaç duyarlar. Psişik yetenekleri bilinen kendi halinde münzevi bir hayata çekilmiş eski medyum John Clancy’den yardım isterler. John başta kabul etmese de olaya dahil olur. Yani kısacası “seri katili yakalamak için bir medyum FBI ile beraber çalışır.”

İdealist katil

Collin Farrell tarafından canlandırılan seri katilin, işlediği cinayetlerde etkileyici ve sorgulayıcı bir sebebi olması, filmin kendi janrında yer etmesini sağlayacak kadar güçlü. Problem karakterin nevroz halinde bakışlarla karakterini anlaşılamaz bir durumda resmetmesinde yatıyor. Katil delilikten mi yoksa iddia ettiği gibi yüce bir nosyonla mı bu cinayetleri işliyor belli değil. En azından oyuncu tembelce yarattığı karakteri ile bunu seyirciye net geçiremiyor. True Detectives’in 2. Sezonunda son derece harika bir karaktere imza atan Colin Farrell’ın bu filmdeki bu sönük ve karışık performansı şaşırtıcı doğrusu. Formül olarak Seven filmine çok yakın duran filmde finale doğru ortaya çıkan seri katilimiz ne yazık ki Seven filmindeki katilimiz John Doe’nun (Keviv Spacey) yanına bile yaklaşamıyor.

Hopkins ise içine Hannibal Lecter kaçmış bir şekilde karakterini canlandırıyor. Öbür dünyadan birisiymiş gibi filmde psişik muammalar estiriyor sadece. Bazı sahnelerde, mesela Katherine ile araba takibi sırasında, bu gücünü doğaüstü gücünü kullanan bir kahraman gibi gözüküyor. Takip ettikleri taksiyi psişik güçleriyle görmeye çalışması ve “sola dön, şimdi dur” diye bağırması oldukça gülünç. Filmdeki psişik güç kullanımında görülen görüntülerin kurgusu oldukça başarılı ve insanın aklında yer ediyor. Yer etmesi önemli çünkü gördüğümüz her bir kare finaldeki çözümlemede karşımıza çıkıyor. Filmin finali için sürprizli demek zor; daha doğrusu hikâyedeki çözümlemenin, final zirvesinden önce akıllarda yer etmesi ile sekteye uğruyor.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol