birgün

15° AÇIK

SAĞLIK 17.04.2020 13:35

İyileşen vakalarda tekrar pozitif çıkan testler: Haberler yanlış yorumlandı

Uzmanlar yeniden enfekte olma yönünde yayımlanan haberlerin yanlış yorumlandığını belirtiyor

İyileşen vakalarda tekrar pozitif çıkan testler: Haberler yanlış yorumlandı

Vücudun hastalığa tepkisini inceleyen bir viroloğa göre insanların bir kez iyileştikten sonra yeniden koronavirüs tarafından enfekte olabileceğine dair herhangi bir kanıt yok.

Bu hafta birden fazla basın kuruluşunda Güney Kore ve Çin'de tamamen iyileşen fakat virüs testinde ikinci defa pozitif sonuç alan insanlarla ilgili haberler yer aldı.

Güney Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (KCDC) perşembe günü yaptığı açıklamada 141 kişinin test sonucunun ikinci kez pozitif çıktığını söyledi. Salgının başladığı düşünülen Çin'in Vuhan şehrinde hastalığın ikinci kez görüldüğü az sayıda vaka olduğu bildirildi.

İnsanlar gerçekten tekrar enfekte olabiliyorsa, dünyadaki hükümetler virüsü yenme stratejilerini yeniden düşünmek zorunda kalacak. Birçok ülke “sürü bağışıklığı” olarak bilinen durumu gerçekleştirmeye çalışıyor. Sürü bağışıklığı durumunda bir toplum büyük çoğunluğun hastalanıp ardından virüse karşı bağışıklık kazanmasıyla korunur.

'ENFEKTE OLDUĞU ANLAMINA GELMİYOR'

Independent Türkçe’de yer alan habere göre, Columbia Üniversitesi Mailman Halk Sağlığı Okulu'nda virolog ve araştırma görevlisi olan Dr. Angela Rasmussen , insanların yeniden enfekte olmaya dair haberleri yanlış yorumladığını söyledi.

Dr. Rasmussen, “Kullanılan test sadece virüsün genetik materyali olan viral RNA'yı (Ribonükleik asit) tespit ediyor. Bu, herhangi birine geçebilecek bulaşıcı virüs miktarıyla zorunlu olarak ilişkili değil. Çoğu zaman bir viral enfeksiyonun hasta iyileşip gerçekten bulaşıcı olmayan hale geldikten çok sonra tespit edilebilir RNA üretmeye devam edebildiğini biliyoruz” diye konuştu.

Başka bir deyişle, bir kişi konakçı veya başkaları için bulaşıcı olmadan veya tehlike oluşturmadan, iyileştikten sonra virüsün kalıntılarını taşıyabilir.

Dr. Rasmussen insan vücudunun Ebola ve Kovid-19 gibi yeni ortaya çıkan viral enfeksiyonlara verdiği yanıtı ve bunun hastalığın şiddetinde nasıl rol oynadığını inceliyor.

Dr. Rasmussen bunu, “Bu kişilerin gerçekten 'yeniden aktif hale gelen' veya tekrarlayan bir enfeksiyonu olduğunu, bu noktada bulaşıcı olduklarını veya hatta hasta olduklarını gösteren herhangi bir veri görmedik. Bu haberler, haberi doğrulayacak herhangi bir somut veri olmaksızın yayımlandı” diye açıkladı.

Güney Koreli sağlık yetkilileri bu eğilimin ardında yatan sebeplerin hala belirsiz olduğunu ve epidemiyolojik araştırmaların hala devam ettiğini söyledi. KCDC direktörü Jeong Eun-kyeong, hastaların yeniden enfekte olmasından ziyade virüsün “yeniden aktif hale gelmiş olabileceğini” aktardı.

Bazı uzmanlar görünür yeniden aktivasyonların ardında yanlış test sonuçlarının olabileceğini tahmin ediyor.

Dünyanın dört bir yanındaki araştırma ekipleri kamu görevlilerine en iyi nasıl mücadele edecekleri konusunda karar vermelerine yardımcı olmak için yeni koronavirüsü inceliyor. Fakat ellerinden gelen çabalara rağmen, ölümcül virüs hakkında hala bilmediğimiz çok şey var. Bilim insanları iyileşmiş bir hastada koronavirüse karşı bağışıklığın gücünü veya ne kadar sürdüğünü hala bilmiyor.

KAN TESTLERİ

Geçen hafta başlatılan büyük bir çalışma virüse karşı bağışıklığı tetiklemek için iyileşmekte olan Covid-19 hastalarından alınan kan plazmasını kullanmanın etkililiğini araştırıyor.

Hastada şu an virüs olup olmadığını test etmek yerine bu testler, herhangi bir belirti göstermese de bir kişiye virüs bulaşıp bulaşmadığını ve daha sonra iyileşip iyileşmediğini belirleyecek. Bunu hastalıkla ilişkili antikorlar açısından kan testi gerçekleştirerek yapıyorlar. Kanında antikor bulunan bir kişi teorik olarak virüse karşı bağışıklık kazanmıştır.

Kovid-19 için antikor testleri yapan Mayo Klinik laboratuvarı direktörü Dr. Elitza Theel, “Koruyucu bağışıklığın seviyesi ve süresi, bu testlerin bize söyleyebileceği bir şey değil. Bize enfekte olduğunuzu ve antikorlar bulunduğunu söylüyor, fakat bunların virüsü etkisiz hale getirip tamamen koruma sağlayıp sağlamadığını, açıkçası henüz bilmiyoruz. Ama bu bireylerin kanında antikor olmayan bireylere kıyasla enfekte olma riskinin daha düşük olduğunu söyleyebileceğimizi düşünüyorum” diye açıklıyor.

Dr. Theel bu araştırmanın “daha stratejik biçimde bireylerin işe dönmesine yardımcı olmak için bir araç” olarak kullanılabileceğini söyleyerek devam etti ve şöyle ekledi:

“Bunun her derde deva olacağını ya da işe dönüşleri belirleyen tek şey olup olmayacağını bilmiyorum, ama muhtemelen bir rol oynayacak.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız