birgün

22° AÇIK

BİRGÜN EGE 30.06.2020 20:44

İzmir Barosu önünde avukatlardan oturma eylemi

Avukatlar İzmir Barosu'nun önünde oturma eylemi gerçekleştirdi. Oturma eyleminden önce konuşan İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Özgür Yılmazer, baroların üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü savundukları için iktidarın rahatsız olduğunu söyledi

İzmir Barosu önünde avukatlardan oturma eylemi

AYCAN KARADAĞ

İktidarın baroları bölme planına karşı dün yürüyüş yapmak isterken engellemeyle karşılan avukatlar, bugünde İzmir Barosu'nun önünde bir araya geldi. Avukatlar İzmir Barosu önünde oturma eylemi gerçekleştirdi. Öte yandan AKP iktidarı ise bugün Meclis'e “çoklu baro” teklifini sunarken, 80 baronun, iktidarın teklifine karşı 3 Temmuz’da Ankara’da miting düzenleyeceği açıklandı.

Oturma eylemi öncesi açıklama yapan İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Özgür Yılmazer, "İstiyorlar ki baroların sesi çıkmasın, barolar sussun. Çünkü barolar insan hak ve özgürlüklerini savunan, çevre talanına karşı çevre hakkını savunan, egemen feodal anlayışın cinayetlere kurban verdiği kadınların hakkını savunan, istismara uğrayan çocukların hakkını savunan, ayrımcılığa uğrayan LGBTİ+'ların hakkını savunan, yanlışa yanlış diyen kurumlardır. İşte bu yüzden baroları susturmaya çalışıyorlar. Fakat unuttukları bir şey var bizler avukatız. Bizlerin cübbelerin önünde düğme yok. Bizler hiçbir güce karşı, hiçbir siyasi otoriteye karşı düğmelerimizi iliklemedik bugüne kadar. Unutuyorlar ki bizler avukatız, bizler üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Polis devletine karşı hukuk devletini savunuyoruz. Demokrasiyi savunuyoruz ve savunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

BİZ KİMSEYE BİAT ETMEYEĞİZ

Avukatların asla ve asla susmayacağını vurgulayan Yılmazer, "Demokrasiyi savunmamızdan rahatsız oluyorlar. Bundan rahatsız oldukları için daha çok kısa bir süre önce Ankara'da baro başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, meslektaşlarımıza yaşattıkları hepimizin daha belleklerinde. Baro başkanlarını ülkenin başkentine sokmadılar. Aksine bir sürü insanlık dışı muamelede bulundular. Akşam soğukta kendilerine battaniye vermediler, dışarıdan kıyafet sokmadılar, içeriye yemek sokmalarına izin vermediler aç bıraktılar. Daha dün burada yaşadığımız hepinizin malumu. En demokratik haklarımızdan biri olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkımızı kullanmak istedik ve bizi yürütmediler. Bugün Adana'da yürüyüş yapmak isteyen meslektaşlarımıza gaz bombalarıyla karşılık verdiler. Unuttukları bir şey var. Bizler asla ve asla yılmayacağız. Bizler bu yasa teklifinin geçmeyeceğini bütün yüreğimizle inanıyoruz. Diyelim ki geçti bundan sonra susacağımızı mı zannediyorlar? Bundan sonra muhalefet etmeyeceğimizi mi zannediyorlar? Biz asla ve asla hiç kimsenin karşısında düğmelerimizi iliklemeyeceğiz, vazgeçmeyeceğiz, biat etmeyeceğiz. Dün yapmak istediğimiz yürüyüş engellenmişti. Bugün yeniden buradayız. Oturma eylemimizi gerçekleştireceğiz. 3 Temmuz'da bütün baroların, bütün avukatların katılımıyla Ankara'da büyük bir yürüyüş düzenlenecek" ifadelerini kullandı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız