birgün

7° AÇIK

ÇEVRE 26.12.2020 10:36

İzmir'de köylüler, ormanlarını tehlike altına sokan JES’e dava açtı

Seferihisar Orhanlı köylüleri, Ege ormanlarını tehlike altına sokan jeotermal santral projesine karşı çıkarak, jeotermal sondajların durdurulması için dava açtı.

İzmir'de köylüler, ormanlarını tehlike altına sokan JES’e dava açtı

İzmir’in oksijen kaynağı olan Ege ormanlarını tehlike altına sokan jeotermal santral projesine karşı çıkan Seferihisar’ın Orhanlı köylüleri, jeotermal sondajların durdurulması için dava açtılar. Dava açan doksan dokuz köylü, asırlık zeytin ağaçlarıyla dolu olan yaşam alanlarını korumak için sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti.

Evrensel'de yer alan habere göre, İzmir Seferihisar’ın Orhanlı köyünde yapılması planlanan ve sondaj çalışmaları devam eden jeotermal santral projesi, İzmir’in temiz hava kaynağı olan Ege ormanlarının ortasında yer alıyor. Köydeki sondaj faaliyetlerinin, proje sahası ile alakası olmayan 2016 tarihli Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değildir kararı gerekçe gösterilerek, ÇED sürecinin dışında bırakıldığını öğrenen köylüler ve Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği, zeytin ağaçlarına ve yaşam alanlarına geri dönüşsüz olarak zarar verecek olan bu proje için 2020 Eylül ayında verilen (ÇED) kapsam dışı kararının ve 2016 tarihli ÇED gerekli değildir kararının iptali için dava açmış bulunuyor.

'35 MİLYON AĞAÇ KURUYACAK YA DA MEYVE VEREMEYECEK DURUMA GELECEK'

İzmir’in Seferihisar ve Menderes ilçelerini içine alan 180 milyon metrekare büyüklüğünde bir alanda jeotermal kaynak arama ve işletme ruhsatı verilmiş durumda. Bu rakam 25 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alana karşılık geliyor. Doğanbey, Payamlı, Ürkmez, Kavaklıdere, Orhanlı, Deliömer, Kuyucak, Yeniköy ve Bahçecik mevkiilerini kapsayan bu bölgede yaklaşık 7 bin insan yaşıyor. İzmir’e nefes veren Ege ormanlarının yer aldığı alanda yapılacak olan jeotermal arama çalışmaları İzmir şehrinin temiz içme su kaynaklarını da tehlike altına sokuyor. Bu bölgede jeotermal enerji santralleri yapılırsa, jeotermal ruhsat alanı içerisinde kalan 35 milyon ağaç kuruyacak ya da meyve veremeyecek duruma gelecek.

izmir-de-koyluler-oksijen-kaynagi-ormanlarda-acilmak-istenen-jes-e-dava-acti-821401-1.
Fotoğraf: Orhanlı Köyü Derneği

'GIDA ÜRETİMİ TEHLİKE ALTINDA'

Başta İzmir Yarımadası’na özgü erkence türü zeytin ağaçları olmak üzere pek çok tarım ürününün üretildiği bir alan olma özelliği taşıyan bölgede, binlerce yıldır kesintisiz olarak kadim üretim yöntemleri uygulanıyor. İklim krizine uyumlu geleneksel yağmur hasadı tekniklerinden, yerli tohumlarla yetiştirilen pek çok tarım ürününün üretildiği bir Kadim Üretim Havzası olan bu bölgede, binlerce üretici geçimini sağlıyor. İzmir’in Menderes ve Seferihisar ilçeleri sınırlarındaki birçok köyü etkileyerek binlerce insanın yaşamını ve nadir canlı türlerine ev sahipliği yapan bölge doğasını tehdit eden projeye yönelik olarak uzmanlar iki büyük tehlikeye dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor: Havada oluşacak yüksek ısıdaki nem ile hava ve su kaynaklarına karışacak olan zehirli maddeler.

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci dışında bırakılarak, zeytin ağaçlarının içerisinde ve köy yerleşiminin yanı başında çalışma izni verilen jeotermal sondaj kuyusuna tepki gösteren Seferihisar’ın Orhanlı köylüleri, proje sahibi şirketin hukuksuz olarak yürüttüğü çalışmalara tepkili. Hukuka aykırı işlemlere karşı dava açan yöre halkı, şirketin bundan önce köyün düğün ve piknik alanlarını hiçbir yasal izin olmadan şantiye alanı yaparak işgal etmesine tepki göstermiş, tepkiler sonucunda şantiye alanı Seferihisar Belediyesi yetkililerince kaldırılmıştı. Daha sonra aynı şirketin köylülerin tapulu arazilerinden ve orman içinden yine hukuk dışı yollarla ve izinsiz olarak yol açmaya çalışması üzerine, arazilerini tellerle çevirmek zorunda kalan köylüler, şirket yetkilileri hakkında Seferihisar Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuşlardı.

'YÜZLERCE YILDIR BURADA ÜRETEREK YAŞIYORUZ'

Orhanlı köyünde faaliyet göstermekte olan jeotermal sondaj çalışmalarına verilen ÇED kapsam dışı kararına doksan dokuz köy sakiniyle birlikte davacı olan Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği başkanı Yaşar Buyruk: “Köyümüz, temiz havasıyla, ürettiği sağlıklı gıdayla, asırlık zeytin ağaçlarıyla yaşayan bir köy. Yüzlerce yıldır burada üreterek yaşıyoruz. Bu bölge İzmir’in sağlıklı gıda ve zeytinyağı ihtiyacını karşılayan, doğasıyla binlerce canlıya ev sahipliği yapan bir yer. Bu bölgeye yapılması planlanan jeotermal arama çalışmalarına yönelik olarak ÇED kapsam dışı kararı verilmesi yasalara uygun değil. Şu anda sondaj çalışmaları süren bölge zeytin ağaçlarıyla iç içe, köyümüzün yerleşim alanınınsa yanı başında. Doksan dokuz köylümüzün vekaleti ve derneğimizin tüzel kişiliği olarak hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Köyümüz zeytin ağaçlarıyla, doğal güzellikleriyle, temiz havasıyla yaşamaya devam edecek” dedi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol