Google Play Store
App Store

İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası'na yönelik el koyma girişimine karşı başlatılan nöbet, dördüncü gününde devam ediyor. Başkan Cemil Tugay, mahkeme heyetiyle birlikte fabrikanın içerisine girmeye çalıştı ancak polis engeline takıldı. Bir süre sonra Mahkeme Başkanı, Cemil Tugay ve belediye avukatlarıyla birlikte içeri girileceğini ve tespit işlemlerine başlanacağını bildirdi. Binadaki demirbaşlar için mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte tespit işlemlerine katılan Tugay, daha sonra basın açıklaması yaptı. Tugay, “Yapılanlar anormaldir, hukuk dışıdır ve açıkça kötülüktür. Hiç kimse bunu normal görmemeli. Mücadelemize devam edeceğiz” dedi

İzmir'de Meslek Fabrikası için direniş sürüyor: Cemil Tugay'ın fabrikaya girişine engel!

Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan Meslek Fabrikası binasına Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından el konulmasının ardından başlayan direniş devam ediyor.

Meslek Fabrikası'nda nöbet sürerken, Başkan Tugay’ın keşfe gelen mahkeme heyeti ile birlikte fabrikaya giriş yapmaya çalışması polis engeline takıldı. Mahkeme Başkanı'nın Tugay’ın girişine izin vermesine rağmen içeri alınmayan Tugay, alanda görevli memura, "Şu anda benim burada olmam tehlikeli mi?" diye sordu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Meslek Fabrikası ve içindeki demirbaş niteliğindeki donanıma hukuka aykırı biçimde el konulması nedeniyle fabrika içerisindeki mevcut durumun tespitini talep etmişti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay başvurucu kurum adına “asil” sıfatıyla hâkim nezaretinde bugün sabah 10.00 sıralarında Meslek Fabrikası’na girme talebini ilettikten sonra mahkeme heyeti ile birlikte kapıda bekletildi. Polis, Tugay’ı içeriye almadı.

Kısa süre sonra Mahkeme Başkanı, Cemil Tugay ve belediye avukatlarıyla birlikte içeri girileceğini ve tespit işlemlerine başlanacağını bildirdi.

CEMİL TUGAY: MESLEK FABRİKASI İÇİN MÜCADELE SÜRECEK

Mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte içeri giren ve tespit işlemlerine katılan Cemil Tugay, süreç hakkında detaylı bilgi verdi.

Tugay, “Olayı hukuk zemininde çözmeye çalışıyoruz. Türkiye tarihinde ilk defa polis eşliğinde işgale karşı bir irade göstermek üzere nöbet tutmaya devam ettik. Ancak sorunun çözümü idari ya da hukuki olacak, bunu biliyoruz. Şiddetle olması mümkün değil. Başından beri her şey hukuksuz yürüdüğü için kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi. Burası polis ablukasına alındığında girmek istediğimi söylemiştim, izin verilmemişti. Ben belediye başkanıyım, herhangi bir yapıya zarar verme durumum yok. Bugün mahkemenin tespit işlemi sırasında belediye başkanı olarak içeri almak durumunda kaldılar. Ama başta yine bir mukavemet oldu. Yine üst makamlara soralım denildi. Onlar onay vermedi diye olumsuz cevap da verildi. Nihayetinde tespiti isteyen kurumların en başındaki kişi olarak içeri alındık. Yapıdaki restorasyon, tadilat, eşyalarımız, tesisat ile ilgili bir bilirkişi heyeti tespit yaparken, ben de onlara eşlik ettim. Ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Meslek Fabrikası’nın kurslarında kullanılan bütün o malzemeler, mutfaklarından bilgisayarlarına, dershane odalarından tutun pek çok malzemeye kadar yerli yerinde duruyor. Devlet kurumları arasında bir mülkiyet sorunu mahkemeye yansımışsa, bu durum sonuçlanana kadar yapılacak şey polisle burayı işgal etmek midir? Yoksa mahkeme sonuçlanana kadar beklemek ve ona göre tutum almak mıdır? Maalesef konuyu bu hale getiren İzmir’de iktidarın temsilcisi olan milletvekilleridir. Onlar emniyet güçlerini de baskı altında tutuyorlar. Mahkemeleri de baskı altında tutmaya çalışıyorlar” dedi.

“BU BİR UTANÇ VAKASIDIR”

Bu durumu bu hâle getirenlerin utanması gerektiğini söyleyen Tugay, “Başından beri söylüyorum: Bu bir utanç vakasıdır. Türkiye’de ilk defa bir kamu kurumunun mülkü, başka bir kamu kurumunun mülkiyet iddiası nedeniyle polis zoruyla işgal edilmiş, abluka altına alınmış ve ele geçirilmiştir. Bu, Türkiye tarihinde bir ilktir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün İzmir’de 3 bin 500 gayrimenkulü var. Bunu bu şekilde, polis eşliğinde yapmak zorunda değiller. Bu tamamen, belediyeye sorun çıkarmaya çalışan AK Partili milletvekillerinin eseridir. İzmir’in AK Partili milletvekilleri buraya bir gramlık hizmet getirmedikleri gibi, belediyenin her işini Ankara’da engellemeye çalıştılar. Şu anda da bu binalarımızı da bizlerden alarak ilave zorluklar yaratmaya çalışıyorlar. İzmir halkının bu gerçeklerin farkında olması gerektiğini söylüyorum” diye konuştu.

Ülkemizde kötülüğün normalleştirilmeye çalışıldığını belirten Tugay, “Artık, biz bu kötülüğü yapıyoruz, siz de kabullenmek zorundasınız anlayışı var. Bizden bunu istiyorlar. Türkiye’nin her yerinde inanılmaz bir hukuksuzluk yaşanıyor. Türkiye iyi bir yere gitmiyor. Bu döner dolaşır, herkesin kapısının önüne gelir. Bu şekilde sağlıklı ve normal bir yaşam sürmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Tugay ayrıca şunları söyledi: “Bundan sonrası için il başkanlığımızla beraber eylem sürecimiz devam edecek. Ancak bugün Bornova Belediye Başkanımızla ilgili konuyla ilgilenmek zorundayım. Belediyedeki işlerimizin aksadığı yönünde bir algı oluşmasını da istemem. Bu sürecin başında yıllık izin aldım; şu anda yıllık izindeyim. Yönetici arkadaşlarımıza da belediye çalışmalarını aksatmadan devam etmelerini söyledim. Bugüne kadar da bu şekilde geldik. Ama bundan sonra gece gündüz bulunmayı azaltarak normal işime döneceğim. Elbette bu konuyla ilgili hukuki ve idari süreçlerimiz devam edecek. Avukat arkadaşlarımız halkın hakkını savunmak için mücadele edecek. Ancak tekrar vurguluyorum; yapılanlar anormaldir, hukuk dışıdır ve açıkça bir kötülüktür. Hiç kimse bunu normal görmemelidir. Mücadelemize devam edeceğiz.”

NE OLMUŞTU?

İzmir’in simge yapılarından Meslek Fabrikası, 1926 yılında belediye mülkiyetine geçmiş, 2017 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaklaşık 17 milyon TL’lik yatırımla restore edilerek kentin en önemli eğitim ve istihdam merkezlerinden birine dönüştürülmüştü.

Ekim 2025’te Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün belediyeye bildirim yapmadan binayı kendi üzerine tescil ettirmesiyle büyük bir mülkiyet krizinin merkezi haline geldi. Bu durumu "hukuksuz el koyma" olarak niteleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı tapu iptal davasında, Mart 2026 başında verilen "ihtiyati tedbir" kararı Vakıflar’ın itirazı üzerine 10 Mart’ta kaldırıldı.

Bu gelişmenin ardından Vakıflar Bölge Müdürlüğü, binanın 23 Mart 2026 tarihine kadar boşaltılması için belediyeye resmi tebligat gönderdi.