birgün

11° ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

BİRGÜN EGE 18.01.2020 15:40

İzmir iş cinayetlerinde alarm veriyor: Türkiye’de 2. sırada

Türkiye’de en fazla iş kazasının yaşandığı illerin başında gelen İzmir’de 2019 yılında en az 74 işçi yaşamını yitirdi

İzmir iş cinayetlerinde alarm veriyor: Türkiye’de 2. sırada

AYCAN KARADAĞ

İzmir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), İzmir’de 2019 yılında yaşana iş cinayetleri raporunu açıkladı. İzmir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin yayımladığı rapora göre; en fazla iş kazasının yaşandığı 2’inci il olan İzmir’de, en az 74 işçi yaşamını yitirdi.

Raporda sigortalı işçi ölümlerin kaydı olduğu sigortasız çalışan işçi ölümlerinin ise rapor olarak tutulamadığı belirtildi. İzmir’de yaşanan iş cinayetlerine bakıldığında ölümlerde, kentsel dönüşüm projeleri, gökdelenler yani ağırlıklı olarak inşaat sektörü, kayıt dışılık ve örgütsüzlük ön plana çıkıyor.

74 İŞÇİNİN 72’Sİ ERKEK

Raporda yer alan çarpıcı veriler özetle şöyle:

74 işçinin;

  • 2’si kadın, 72’si erkek işçi
  • 12’si kendi hesabına çalışan işçi
  • 2’si çocuk işçi
  • 3’ü Suriyeli, 1’i Ukraynalı, 1’i İtalyan olmak üzere 5’i mülteci/göçmen işçi

İşçilerin 18’i inşaat (yol), 10’u tarım(orman), 9’u taşımacılık, 6’sı belediye(genel işler), 5’i metal, 4’ü ticaret (büro/eğitim/sinema) 3’ü gemi (tersane/deniz/liman), 3’ü savunma(güvenlik), 2’si enerji, 2’si gıda(şeker), 2’si konaklama(eğlence), 2’si madencilik, 2’si sağlık (sosyal hizmetler), 1’i tekstil (deri) işkolunda olduğu belirtildi. Bu sektörlerin dışında, 3 iş cinayetinin sektörü belirlenemediği ifade edildi. Ölüm nedenlerinin 18’i düşme, 11’i trafik kazası, 9’u ezilme, 6’sı patlama, 6’sı elektrik çarpması, 5’i kalp krizi, 4’ü intihar, 3’ü göçük, 2’si boğulma, 2’si silahla vurulma, 2’si yıldırım düşmesi, 1’i şiddet, 1’i dövülme, 1’i kanser, 1’i kopmaydı ve 2’sinin ölüm nedeni öğrenilemedi raporda belirtildi.

BİLİNÇLİ BİR MÜCADELE GEREKİYOR

İşçi ölümlerini, yaralanmalarını ve meslek hastalıklarını önlemek için devlet ve sermaye hiçbir adım atmadığı ifade eden İzmir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nden Dilek Güzel, “Aksine işçilerin çalışma koşulları daha da kötüleşiyor ve üç otuz paraya önlenebilecek ölümlere davetiye çıkarılıyor.

Sendikasız, örgütsüz işçinin yasadan faydalanma hakkı neredeyse yok gibi, zorunlu arabuculuk mekanizmasıyla da hukukun piyasalaştırılması ve işçilerin hakları almasının önüne bir başka set daha çekilmiş durumda. İSİG önlemlerinin alınması, iş cinayetlerinin ve meslek hastalıklarının önlenmesi için örgütlü ve bilinçli bir mücadele gerekiyor” diye konuştu.

İŞVERENLERE CAYRIDIRICI CEZALAR VERİLMELİDİR

İzmir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak taleplerini iseGüzel şu şekilde sıraladı:

  • Esnek, kuralsız, güvencesiz çalışmayı yaygınlaştıran tüm mevzuat değişmelidir. Sigortasız, sendikasız çalıştırma önlenmeli, kayıt dışı çalışma yasaklanmalı, sendikalaşmanın önündeki engeller kaldırılmalıdır.
  • İnsanca çalışma koşulları oluşturulmalı, iş yoğunluğu azaltılmalı, mesai saatleri 6 saate düşmelidir.
  • İSİG ile ilgili düzenleme ve uygulamalar sektör, çalışan sayısı vb. hiçbir ayrım olmaksızın bütün işyerlerini ve tüm çalışanları kapsamalıdır. Kamu kuruluşlarında ve 50’nin altında çalışanın olduğu az tehlikeli işyerlerinde, uzman ve hekim çalıştırılması uygulaması derhal başlatılmalıdır.
  • Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki, 100’den fazla çalışanın bulunduğu sanayi işletmelerinde “tam zamanlı” iş güvenliği mühendisi çalıştırılması zorunlu hale getirilmelidir.
  • İşçinin hakkını aramasını kolaylaştıran mekanizmalar oluşturulmalı, iş davalarında işçiden yargı masrafı alınmamalı, zorunlu arabuluculuk mekanizması kaldırılmalı, yargılamadaki gecikmeler önlenmeli, işverenlere caydırıcı cezalar verilmelidir.
  • İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlıkları ve iş güvenceleri korunmalıdır.
  • İş ve işyerlerinin bir bütün olduğu gerçeğinden hareketle, alt işveren bulunan işyerlerinde tek bir İSİG Kurulu olmalıdır. Karar mekanizmaları demokratikleştirilmelidir.
Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol