İzmir’de Üç Fidan anıldı
Türkiye devrimci hareketin en önemli isimleri arasında yer alan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 54. yıl dönümünde İzmir’de anıldı. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleşen basın açıklamasının ardından Gündoğdu Meydanı’nda denize karanfil atıldı.

Mahir KANAAT
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla bir araya gelen siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri ve çok sayıda yurttaş, devrimci önderler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı anmak için Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde buluştu. "Yankee Go Home", "NATO’dan Çıkılsın" ve "Tam Bağımsız Türkiye" sloganlarının yükseldiği eylemde, kitle basın açıklamasının ardından Gündoğdu Marşı eşliğinde Gündoğdu Meydanı’na yürüyerek Körfez’e karanfiller bıraktı.
“IRADELERİ HÂLÂ YOL GÖSTERİYOR”
Basın açıklamasını okuyan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, “Tam 54 yıl önce bugün; emperyalizme, eşitsizliğe, ayrımcılığa, sömürüye, kapitalist tahakküme ve savaşa karşı; tam bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi veren üç devrimcinin idam cezaları infaz edildi. Denizlerin mücadeleye atıldığı yıllar, dünya genelinde sosyalist ve devrimci hareketlerin yükseldiği bir dönemdi. Amaç, yükselen bu dalgayı ve üç fidanın nezdinde büyüyen umudu yok etmekti. Ancak onlar, hiçbir koşulda mücadele kararlılığından geri adım atmadı. Cesaretleri, iradeleri ve kararlılıkları bugün hâlâ yol gösteriyor. Denizleri anmak; baskıya, sömürüye ve eşitsizliğe karşı örgütlü mücadeleyi büyütmek, halkın taleplerini sokakta, işyerinde ve yaşamın her alanında bir direniş hattına dönüştürmektir” dedi.

“BUGÜN YAPILMASI GEREKEN BASKIYI TASFIYE ETMEK”
Mücadelenin bugün de sürdüğünü belirten Gümüştekin, “Emperyalizme boyun eğenlerle, ona karşı direnenler arasında. Sermaye düzenini sürdürmek isteyenlerle, eşitlik ve özgürlük isteyenler arasında. Bu halk, kendisine dayatılan gerici ve baskıcı düzeni reddederek, tarihinin en meşru ve onurlu direnişlerinden birini, Gezi’yi yarattı. Gezi’nin değerlerine sahip çıkmak, bugün de bu mücadelenin önemli bir parçasıdır. İşsizliğe, yoksulluğa, eşitsizliğe, doğanın talanına ve kamusal kaynakların yağmasına karşı verilen mücadele; Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin açtığı yolda sürüyor. Bugün onların mirası; kamusal, nitelikli ve ücretsiz hizmet mücadelesinde, bilimsel, özerk ve demokratik üniversite talebinde, halk için sağlık ve eğitim mücadelesinde, kadınların, gençlerin ve tüm ezilenlerin eşitlik arayışında, demokrasi, özgürlük ve adalet mücadelesinde, doğayı, kentleri ve ortak yaşam alanlarını savunan direnişlerde yaşamaya devam ediyor. Bugün yapılması gereken açıktır: baskıyı, eşitsizliği ve tekleşen yönetim anlayışını geriletmek değil, tasfiye etmek; halkın iradesini gasp eden anlayışa karşı demokrasiyi, özgürlükleri ve halk egemenliğini yeniden kurmaktır” diye konuştu.
“AYDINLIK BİRLEŞİK MÜCADELE İLE KURULACAK”
“Karanlık ne kadar derinleşirse derinleşsin, bu düzen değişmeden aydınlık gelmeyecektir” diye devam eden Gümüştekin, “Aydınlık; ancak örgütlü mücadeleyle, kararlı bir duruşla ve halkın birleşik iradesiyle kurulacaktır. Üç fidan, halkın bağrında; bağımsız, demokratik ve eşit bir ülke mücadelesinde yaşamaya devam ediyor. Deniz’i, Yusuf’u, Hüseyin’i saygı ve mücadele kararlılığıyla anıyoruz” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.


