birgün

15° AÇIK

YAŞAM 20.05.2021 07:25

Jahrein: Umutsuzlukları tecrübe ediyorum

Twitch’in önde gelen isimlerinden Jahrein, “Z kuşağı siyasetten uzak” söylemlerine karşı çıkıyor: Gençlerin umutsuzluklarını tecrübe etme şansım oluyor. 17 yaşında Halkbank davasını takip eden çocuk var

Jahrein: Umutsuzlukları tecrübe ediyorum

Cihangir KÖROĞLU

Sosyal medya ve siyaset arasındaki ilişki her geçen gün daha da kuvvetleniyor. Bu ilişki sadece siyasilerin sosyal medya kullanmasıyla sınırlı kalmazken, sosyal medyanın ‘önde gelen isimleri’ ülkenin mevcut durumuyla paralel olarak politik refleksler sergiliyorlar. Bunlardan bir tanesi de Jahrein ismiyle tanıdığımız Twitch yayıncısı 32 yaşındaki Ahmet Sonuç.

Cumartesi günü CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile bir yayın yapacak olan Jahrein “Kılıçdaroğlu’nu zor sorular bekliyor” diyor.

Jahrein’in Twitch yayınları hikâyesi nasıl başladı?
İlk kez 2009’da YouTube’da içerik üretmeye başladım. O dönem Almanya’nın Leipzig kentinde Biyokimya okuyordum ve bu süreç içerisinde bölümdeki tek yabancı öğrenci olmamdan ötürü Türkçe konuşmayı unutmaya başladığımı fark ettim. Ailemle telefonda konuşurken kekelemeye başlamıştım. Takip ettiğim yabancı kanalları bilgisayar oyunu oynayarak ürettikleri içeriğin Türkçe versiyonunu yaparak başladım. 2011’den beri de Twitch’te canlı yayın yapıyorum.

Z kuşağı için siyasetle arasında hep bir mesafe olduğundan bahsediliyor. Senin de takipçilerinin büyük kısmını Z kuşağının oluşturduğunu söylersek, onlara dair izlenimlerin neler?
Takipçilerimin yüzde 60’ı 18-24 yaş aralığında şu anda. Z kuşağının büyük bir çoğunluğu beni takip etmese de bilir. Ben de onları bilirim. Asla siyasetten uzak değiller. İnternetten kopuk bir kuşağın Z jenerasyonunu iyi tahlil etmesi mümkün değil. Neden siyasetin içine sürükleniyor peki bu gençler, çocuklar? Çünkü neye elini atsa siyaset kurutuyor. Ben biraz oyun oynayayım diyor, fiyatlar fahiş, konsol alamıyor, ekran kartı ya da iyi bir bilgisayar sitemi alamıyor. Zaten televizyon sevmez bu kuşak. ‘Tamam ben bir şeyler izleyeyim’ diyor. Anında birileri çıkıp internet platformlarına (Netflix, Blu tv vs.) bulaşıyor. ‘Bari sosyal medyada takılayım’ diyor ancak sosyal medyanın ne zaman kapatılacağıyla ilgili gerginlik yaşıyor devamlı. Hiçbir şey olmasa bir gün babası ya da annesi eve ekmek getiremediğinde illa ki siyasetle içli dışlı oluyor. 17 yaşında olup Halkbank davasını takip eden çocuk var.

İNSANLAR BOTLARI YENDİ

Mansur Yavaş ile başlayan siyasilerin Twitch serüvenine Kemal Kılıçdaroğlu da seninle yapacağı yayınla dahil olacak. Siyasilerin Twitch’e olan bu ilgisini nasıl yorumluyorsun?

Daha önce pek çok siyasi ile etkileşime girdim. Her birini kanalıma davet ettim. Ya hiç oralı olmadılar ya da konuşmalarımızın ilerleyen noktalarında soruları önden isteyeceklerini belirttiler, ben kabul etmedim. Bence bir siyasi her yerde, her şekilde, her türlü soruya cevap verebilmeli. Mansur Yavaş’ın yayını siyasi içerikli bir yayın değildi. Daha çok gençlerle selamlaşma tadındaydı. Benim yayınım öyle olmayacak. Kemal Kılıçdaroğlu’nu terletebildiğim kadar terleteceğim. Bence siyasiler bu platformu ve diğer sosyal medya platformlarını kendilerini şirin göstermek için değil, aynen Kılıçdaroğlu gibi onlarla gerçekten etkileşime geçebildiklerini göstermek için kullanmalı.

Sosyal medya dünyasında ‘linç kültürü’ diye bir başlık da kendini yarattı. Bu durumu nasıl değerlendirirsin?
Linç kültürü bütün dünyada olan bir kültür maalesef. ABD’de buna ‘cancel culture’ diyorlar. Özellikle tanınan insanların bir gafı, bir hatası, hatta bazen benim son karşılaştığım linçte olduğu gibi, montajla sözlerinin çarpıtılması yeterli oluyor. Toplum olarak sinir kat sayımız git gide de artıyor. Sesimiz sosyal medyada dahi kesildiği için nefretimizi boşaltabileceğimiz başka hedefler arayabiliyoruz. Bir siyasiyi, özellikle iktidarı eleştirmenin bu kadar zor olduğu bir coğrafyada insanlar hıncını daha çok ünlülerden çıkartıyorlar. Benim son yaşadığım olayda konuya Melih Gökçek, Fatih Tezcan ve Yeni Şafak da dahil oldu. Bu montajlı videoyu internete servis ederek tabiri caizse yılanın başını ufakken ezmeye çalıştılar. Daha önce hiç yayınlanmamış hiç duyulmamış bir videoyu aynı anda ‘Sosyal medyada gündem oldu’ başlığıyla yüz binlerce, milyonlarca takipçisi olan hesaplardan paylaştılar. Videonun aslını bilen, izleyen ya da araştıran internetin gerçek sahipleri de beni savundular. Günün sonunda gerçek insanlar botları yendi.

PROTEST BİR HAREKET

Milletvekilliği adaylığın gerek kendi takipçilerin arasında gerek sosyal medyada ciddi yankı uyandırdı. Özellikle Twitter’daki siyasi reflekslerin ne kadar ciddi olduğunu gösterdi. Bu süreç nasıl gelişti?

Özellikle yurtdışından döndükten sonra yani son iki yıldır ülkenin gündemine tamamiyle hakim oldum. Psikolojim bozuldu gerçekten. Yetişkin hayatımın 2-3 yılı hariç hepsini Avrupa’da geçirmiş birisi olarak bu kadar etkilenmiyordum. 80’lerde çok acılar çekmiş memur bir çiftin oğlu olarak her zaman siyasetten uzak durmam konusunda uyarıldım kendimi bildim bileli. Ancak gençlerin umutsuzluklarını bire bir tecrübe etme şansım oluyor yaptığım işten ötürü. Aralarında beni 10 yıldan uzun süredir takip edenler de var. 30 yaşını aşmış ve koşullardan ötürü ailesiyle yaşamak zorunda olan mühendis de takip ediyor, PlayStation 5 alamadığı için üzülen 16 yaşındaki lise öğrencisi de. Hepsi de internet insanı. Akranlarının nasıl hayatlar sürdüğünü görüp haklı olarak bu topraklarda doğmanın bir suç olup olmadığını sorguluyorlar.

Bir gün kendi kendime “Eğer halkımız da layık görürse, hayatımın geri kalanını onlara adamaya hazırım” dedim. Türkiye’de değişmesi gereken çok şey var. Bunlardan bir tanesi de seçim sistemimiz. Kaçımız verdiğimiz oyla hangi milletvekilini meclise soktuğumuzu biliyoruz ki? Milletvekilliği mertebesi günümüzde tamamen anlamını yitirmiş durumda. Bugün Cumhurbaşkanı uluslararası anlaşmalardan tek bir imza ile çekilebiliyorsa (örn. İstanbul Sözleşmesi) bir milletvekili tam olarak ne iş yapar? Sorarım size. Hareketim protest bir hareket.

***

Twitch nedir?

Son zamanlarda giderek popülerlik kazanan Twitch, Instagram, Twitter, Youtube gibi bir medya platformu. Canlı yayın sitesi olarak da tanımlanan Twitch, hayatımıza 2011 yılında girdi. Genellikle bilgisayar oyunlarına ilgi duyan yayıncılarıyla adını duyuran site, zamanla farklı tarzda yayıncıların da dahil olmasıyla geniş kitleler tarafından kullanılır hale geldi.

Fotoğraf: Instagram/@Jahrein