Jeotermale karşı kesintisiz mücadele

04.12.2019 10:30 EGE'DE BİRGÜN
İzmir Valiliği’nin, İzmir’in 16 ilçe sınırları içinde yer alan 30 alanı jeotermal arama için ve 3 alanı ise jeotermal işletilmesi için ihale açması tepkiyle karşılandı. Uzmanlar BirGün'e konuştu

NAMIK ALKAN

İzmir Valiliği’nin, İzmir’in 16 ilçe sınırları içinde yer alan 30 alanı jeotermal arama için ve 3 alanı ise jeotermal işletilmesi için ihale açması tepkiyle karşılandı. Urla, Çeşme, Karaburun, Seferihisar, Aliağa, Dikili, Bergama, Tire, Torbalı, Ödemiş, Foça, Kınık, Kemalpaşa, Menemen, Kiraz ve Bayındır ilçelerinde toplam 95 bin 330 hektar yüzölçümüne sahip 33 sahada 14 Kasım’da ihale yapıldı. İhalede 13 ilçe için teklif verilmezken, Seferihisar, Kiraz ve Dikili jeotermal sahalarının ihalesi ise gerçekleşti. Seferihisar’daki ihaleyi Küçük Menderes isimli bir şirket alırken Kiraz’daki ihaleyi AKP’li Kiraz Belediyesi kazandı. Mart 2019’da “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan edilen Karaburun için yapılan ihale ise İzmir Valiliği’nin ihale açmaya yetkisinin olmaması nedeniyle düştü.

İZMİRLİLER AYAKTA

İzmir’de ihale duyurusunun yapılmasının ardından yurttaşlar da seslerini yükselttiler. Bölgede ardı ardına toplantılar yapılmaya başlandı. İhale sahalarından biri olan Karaburun Eğlenhoca köyünde, Karaburun, Mordoğan ve çevre köylerden yoğun katılımın olduğu bir toplantı yapıldı. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın da katıldığı toplantıda konuşan Eğlenhoca muhtarı Çağlayan Devrim, esas belirleyici olanın kendi özgüçleri olduğunu ve dik durarak, kenetlenerek yaşam alanlarını bu saldırılardan koruyacaklarını ifade etti. Arazi satın almaya gelenlere karşı uyanık olacaklarını söyleyen muhtar Devrim, yarın pişman olacakları bir satış yapmamaları için köylüleri uyardı. Kadın Kooperatifi girişiminden Habibe Eğmen de mücadelenin kadınsız olmayacağını vurguladı.

Karaburun Yarımadası Ortak Yaşam Platformu’ndan Cevat Ilgaz da yarımadaya yönelik yıllardır süren bir saldırı olduğunu, balık çiftlikleri ile denizlerinin kirletildiğini, RES’lerle zeytinciliğin ve hayvancılığın büyük zarara uğratıldığını belirtti. Şimdi de Jeotermal ile Karaburun’un tamamen yok edilmeye çalışıldığını anlatan Ilgaz, hukuki mücadelenin yanında mutlaka tüm yarımadanın direnmesi ve bu direnişin diğer ilçelerdeki direnişlerle de birleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Jeotermal ihalelerinin iptal edilmesi için, 13 Kasım çarşamba günü, Konak Sümerbank önünde İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, Ziraat Müh. Odası, Kimya Müh. Odası, Makine Müh. Odası, Jeofizik Müh. Odası İzmir Şb. İDT (İzmir Düşünce Topluluğu), Çeşme Kent Konseyi Ekoloji Platformu, Eğlen Hoca Mahallesi Muhtarı, İZÇEP, ÜZÜM-SEN, İzmir Yaşam Alanları, Karaburun Kent Konseyi, Ödemiş Kent Konseyi, Konak Kent Konseyi, AYÇEP, Tire Çiftçileri, Tüm Köy Sen, CHP İl Tarım Komisyonu, Ege 78’liler Derneği, Foça Forum, Köy-Koop. ve EGEÇEP’in katılımı ile ortak basın açıklaması düzenlendi.

ÖDP’DEN UYARI

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) İzmir İl Örgütü yapılan ihalelere tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “İzmir Valiliği’ni de bir kez daha uyarıyoruz, bu alanları şirketlere hibe etme çabanız boşunadır. Hem hukukuz, hem gayrimeşru bu çabalarınızı boşa düşüreceğiz. İzmir’in, memleketin geleceğine sahip çıkacağız. Karaburun ihalesi örneğinde de görüldü ki yetkilerinizin sınırını gereksiz yere zorluyorsunuz. İzmir’in, memleketin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz, hibeye talana izin vermeyeceğiz. İzmir halkına ve demokratik kitle örgütlerine kulak verin, gerçekleştirdiğiniz ihaleleri iptal edin." denildi.

UZMANLAR DA UYARIYOR

Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör, jeotermal santrallerin, bor ve hidrojen sülfür nedeniyle tarıma olduğu kadar insan sağlığına da ciddi zararlar verdiğini belirterek, “Pamuk, tütün, zeytin-zeytinyağı, üzüm ve incir üretiminde söz sahibi olan İzmir, bu ürünlerin ihracatı ile ekonomiye önemli bir katkı sağlamaktadır. Ancak bu kadar geniş bir alanda jeotermal enerji arama planı yapılırken bu tarım ürünlerinin etkilenmemesi mümkün değildir” dedi.

Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Helil İnay Kınay da, “Bölgemizde Gediz, Menderes Havzaları Jeotermal enerji potansiyeli olarak yüksek görünmekle birlikte bu havzalar su, toprak ve tarımsal faaliyetler ile ilgili vazgeçilemez zenginlikler. Bu noktada tüm yatırımların ekolojiyi, tarımı, doğal varlıklarımızı ekonomiye kurban etmeyen bütünsel bir bakış açısıyla planlanması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak ise, “İzmir özelinde de Urla'dan Foça'ya, Seferihisar'dan Menemen'e 16 ilçede toplam 33 JES ihalesi gündemde. Topraklarımızda ve sularımızda geriye dönüşümü olmayan kirliliğe ve verimsizliğe neden olmaktadır. Tesislerin bacalarından bırakılan sülfür gibi gazlar da ciddi bir hava kirliliğine sebep olmaktadır. İzmir'in incir, üzüm, zeytin, kestane ve pamuk başta olmak üzere tarım arazileri zarar görecektir” ifadelerini kullandı.