birgün

8° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 13.12.2019 22:35

JİTEM davasının üstü beraatla kapatıldı

Ankara JİTEM davasında sanıklara beraat kararı verildi. CHP PM Üyesi İlhan Cihaner, “Ergenekon döneminde JİTEM’i önemli bir propaganda malzemesi yapanların bunu açığa çıkarmak yerine üzerini örtmeleri, cinayetlerin kimin lehine işlendiğini ortaya koyuyor” dedi

JİTEM davasının üstü beraatla kapatıldı

DİLAN ESEN

1993-1996 yılları arasında 19 yurttaşın zorla kaybedilmesinin ardından infaz edilmelerine yönelik açılan ve ‘Ankara JİTEM Davası’ olarak bilenen davanın 23’üncü duruşmasında 17 kişinin ölümüyle ilişkili tüm sanıkların beraatına, Lazem Esmaeılı ve Asker Smıtko’nun ölümüyle suçlanan sanıkların dosyalarının ayrılmasına karar verildi.

Davanın sanıkları arasında Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Eski Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin, MİT’çi eski Yarbay Korkut Eken ve özel harekât timi polisleri bulunuyor.

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, sanıklardan Ayhan Çarkın’ın maddi gerçekliği ortaya koyacak bir delil ifade etmediğini, kesin bir belirleme yapılmadığını öne sürdü.

DEĞİŞEN BİR ŞEY OLMADI

Mütalaaya ilişkin konuşan kayıp yakınları, “Bizim için değişen bir şey olmadı, bunu bekliyorduk. Burada bir adalet gerçekleşemeyeceğini biliyoruz. Sanıkların bütünü bu cinayetlerden sorumludur” dedi.

Savcının mütalaasının önceden bilgisayarda hazır bulunmasına tepki gösteren kayıp yakınlarının avukatları, “Bu durum mahkeme ve iddia makamı arasındaki organik ilişkiyi ortaya çıkarmıştır. Davanın açılmasına karşı çıkanların iddialarının aynısı iddia makamının mütalaasında da belirtilmiş” diyerek itiraz etti.

Öldürülen Yusuf Ekinci’nin oğlu ve aynı zamanda mağdur avukatlarından Sertaç Ekinci, “Sayın savcı uzayda mı yaşadı bilmiyorum. Mütalaada siyasal içeriğe dair hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı.

Mağdur avukatlarından Nuray Özdoğan ise şunları söyledi: “Cinayetlerin aydınlatılmasına dönük etkin bir yargılama yapmalıydınız. Aydınlatmaya dönük karar veremeyecekseniz zaten sürdürmeyin” diye konuştu.

SANIK AVUKATLARINA PROTESTO

Sanık avukatlarının mütalaaya ilişkin beyanları sırasında mağdur avukatlarının büyük bir kısmı ve milletvekilleri, mahkemeyi protesto ederek duruşma salonunu terk etti.
Mahkeme heyeti avukatların beyanlarının ardından kararını açıkladı. Sanık Ahmet Demirel’in ölümü nedeniyle atılı suçların düşmesine karar veren mahkeme heyeti Lazem Esmaeılı ve Asker Smıtko’nun ölümüne ilişkin suçlanan tüm sanıkların dosyalarının ayrılmasına hükmetti.

Davaya ilişkin verilen beraat kararını BirGün’e değerlendiren CHP Parti Meclisi Üyesi İlhan Cihaner, savcılık yaptığı dönemde ilk görev yeri olan Şırnak İdil’de çok fazla faili meçhul cinayet dosyası gördüğünü söyledi. Bu cinayetlerin kamu otoritesi gözetiminde gerçekleştiğine dair çok güçlü ipuçları gördüğünü de aktaran Cihaner, “O dönem Adalet Bakanlığı’na bu cinayetlerin nasıl önlenebileceğini, bu cinayetlerin devlet güçlerinin en azından göz yummasıyla işlenmesinin tam tersine bir sonuç oluşturduğuna dair bir rapor göndermiştim. Daha sonra oradaki bazı cinayetlerin, tam da bu beraatla sonuçlanan dosyadaki cinayetlerle form ve şüpheli olarak aynı olduğu ortaya çıktı” dedi.

YÜZLEŞMEYE GİDİLMELİ

Hiçbir ülkenin yurttaşları ölürken bunların faillerini meçhul bırakmayacağının altını çizen Cihaner, “En azından aradan geçen bunca zamandan sonra geriye dönük bir yüzleşmeye gitmesi gerekir. Susurluk’u, 12 Eylül öncesini düşünün. Geçmişe baktığımızda neredeyse her gün bir aydının ya da bir öğrencinin ölüm yıldönümüydü ve bunların neredeyse tamamı faili meçhul olarak kaldı. Etkin yargılama yapılmamış ya da en azından tarafları tatmin edecek bir çerçeve ortaya konulmadı. Bugüne kadarki iktidarların devlet olma vasfını sorgulatan bir durum. Bunun bu şekilde cezasız bırakılması ancak göz yummak ile mümkündür” diye konuştu.

Ergenekon davası dönemine hatırlatma yapan Cihaner, şunları söyledi: “Bunu önemli bir propaganda malzemesi yapanların açığa çıkarmak yerine üzerine örtmeleri de bununla ilgiliydi. O zaman bu cinayetlerin kimin lehine işlendiği de ortaya çıkmış oluyor. Şu anda tamamen devletleşmiş bir iktidar varken failleri ortaya çıkarmak adına bir performans ortaya çıkmıyorsa, demek ki bu cinayetlerin işlenmesiyle ilgili bir kaygıları yok hem de bu cinayetler doğrudan doğruya bunların iktidara gelmesiyle ilgili bir süreçmiş diyebiliriz.

”BİRÇOK DELİLE RAĞMEN BERAAT"

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “JİTEM ana dosyası bir dönemin faili meçhul aktörleriyle ilgili önemli bir davaydı. Maalesef birçok tanık, beyan ve belgeye rağmen beraatle sonuçlandı” dedi.

AKP’nin bu gibi davalar açıldıktan sonra aldığı tutum, yargıya bu tür bir karar vermesi için zemin hazırladığını belirten Tanrıkulu, şunları söyledi: “AKP, derin devletin aktörlerini hem sahiplendi hem de eski derin devlet davalarının yürütücüsü oldu. Bu dava özelinde önemli sanıkların özel oturumlarda dinlenmesi, duruşmalara gelmemelerinin sağlanması gibi durumlar zaten yargının tutumunu ortaya koyuyor. O dönemdeki faili meçhul cinayetler konusunda yargının eskiden beri gelen bir sessizliği vardı. AKP de bu devlet politikasının yeni yürütücüsü haline geldi.”

CİNAYETLERİ KİM İŞLEDİ?

Cumartesi Anneleri davanın beraatla sonuçlanmasına tepki gösterdi. Anneler sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımda, şunu sordu: “Polis Özel Harekât envanterinde bulunan silahla işlenen bu cinayetleri kim gerçekleştirdi?” Açıklamanın devamı şu şekilde: “Ankara JİTEM davası delillere rağmen, belgelere rağmen, kamu görevlilerinin ifadelerine rağmen beraatla sonuçlandı. Cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında insan öldürmek” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan sanıklar beraat etti. Ceza yargılamasının amacı hakikati ortaya çıkarmaktır.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız