Kâbuslarımızdan başka yitireceğimiz bir şey yok

19.09.2019 08:56 BİRGÜN KİTAP
Danny Katch'e göre mizah hem bir kalkan hem de bir silah. Hem yaşadığımız adaletsizlikler karşısında delirmemek, umutsuzluğa kapılmamak için bir 'güvenlik önlemi' hem de kapitalizmi unuttuğumuz o yumuşak karnından yani abesliğinden vurmanın bir aracı

GÜLDEN KURT

Bir zamanlar Kapitalizm adlı gösterişli bir iktisadi sistem varmış ve tüm iktisadi sistemlerin en adiliymiş. Bir gün Kapitalizm, tüm siyasi sistemlerin en adili Demokrasi ile tanışmış ve sonsuza dek mutlu yaşamışlar.

Amerikalı sosyalist yazar ve aktivist Danny Katch’in 2015'te ABD’de yayımlanan kitabı, Yordam Kitap tarafından Ciddi Ciddi Sosyalizm adıyla Türkçeleştirildi. Katch’in 'sosyalizmi anlatmak, ete kemiğe büründürmek' ve kapitalizmi anlatmak, 'kapitalizmin çürüyen temellerine kadar inmek' amacıyla kaleme aldığı kitap yaşadığımız dünyaya mizahi bir üslupla neşter vuruyor.

Katch’e göre, kapitalizmin kalesi ABD’de bir değişim yaşanıyor; yönetenlerin geçmiş yüzyıla damgasını vuran komünizm korkusu, bugün yerini 'kapitalizmin vatettiği gelecekten korkan' sıradan insana bıraktı. Bu değişimin başlıca sebebi, etkileri bugün de hissedilen o 'büyük kriz'.

Dünya, 2008'de küresel çapta bir finans krizi yaşadı. Katch’e göre yaşanan özetle şuydu: Bir avuç büyük finans kurumu, 'dünya ekonomisini durma noktasına getirecek' çapta büyük bir dolandırıcılık yapmaya kalktı fakat ellerine yüzlerine bulaştırdılar ve her zaman olduğu gibi faturayı sıradan insana kesip milyonların işsiz, aşsız ve evsiz kalmasına neden oldular.

kabuslarimizdan-baska-yitirecegimiz-bir-sey-yok-626553-1.

HIZLANDIRILMIŞ TUR

Aslında bu yaşananlarda yeni bir şey yok; kapitalizmin, sıradan insanlara kesilen faturalardan örülü uzun bir tarihi var. 2008’de yeni olan, her şeyin birkaç hafta içinde olup bitmesi ve bilmeyenler veya bilip de görmek istemeyenler için bir tür 'hızlandırılmış tur' olmasıydı. Kriz o kadar etkiliydi ki, Katch’e göre hiçbir sosyalist propaganda, kapitalizmin ne kadar adaletsiz olduğunu bundan daha iyi anlatamazdı.

Yazarın milat olarak aldığı bu küresel sahtekârlık girişiminin üzerinden on yıldan uzun zaman geçti. Yaşananlar, 2008 Küresel Finans Krizi gibi havalı bir ad verilerek tarihe not düşüldü. Ortada bir kriz olduğu kesin; finans alanında yaşandığı da su götürmez bir gerçek. Yıl konusunda da mutabık kalındığına göre, bu havalı adın dördüncü ve son unsuruna geçelim: Bu kriz neden küresel? Yaşananlara 'Küreselleşen Sermayenin 2008 Krizi' adını vermek daha doğru olmaz mıydı?

SERMAYENİN ÖZGÜRLÜĞÜ

Küreselleşme olgusu uzun yıllardır birçok yönüyle irdeleniyor; akademik metinlerden köşe yazılarına kadar küreselleşmenin birçok bakımdan çok da 'küresel' olmadığı yazılıp çiziliyor. Olgunun, 'sınırların olmadığı özgür bir dünya' anlamına gelmediği artık çok açık. Sınır tanımayanın, özgürce hareket edenin sadece sermaye olduğu biliniyor. Danny Katch’e göre, Adam Smith “Kapitalizm özgür bir dünya yarattı” derken haklıydı. “Smith’in yanıldığı nokta ise şuydu: Bu özgür dünyanın vatandaşları insanlar değil sermayeydi; insanlığı bir konakçı gibi kullanıp sevgi, şefkat, hatta belki korunma gibi doğal içgüdülerimizi zayıflatma pahasına kendini çoğaltan sermaye paraziti.”

Küreselleşmenin vaat ettiği sınırların olmadığı özgür dünyaya, 'insanlığın altın çağı'na inanan pek kalmadı. Küreselleşme eleştirileri de tabiri caizse 'bayatladı', küresel kelimesi neredeyse anlamını yitirdi; ortaklıklarımız üzerinden kurulacak özgür bir dünya hayali yok olmak üzere. İşte Danny Katch’in kitabı tam da böyle bir ortamda, bizi, dikkatimizi gerçekten küresel olana, gerçek ortaklıklara çevirmeye davet ediyor; yani yiyecek, temiz su, barınma, sağlık, eğitim ve temiz bir çevre hakkından tutun da sanata, kültüre, sevgiye, dayanışmaya, şefkate, umuda kadar gerçekten küresel olan değerlere.

KAPİTALİZMİN MANTIKSIZLIĞI

Ciddi Ciddi Sosyalizm kitabında Katch, sosyalist bir toplumu şöyle tarif ediyor: “Sosyalizm, halkın -yiyecek, barınak ve sağlıktan sanat, kültür ve sosyalleşmeye kadar- tüm ihtiyaçlarının karşılanmasını birincil öncelik kabul eden toplumdur.” Katch’in bu tanımı, okurun aklına ister istemez şu soruyu getiriyor: Tüm insanların ortak ihtiyaçlarının karşılanmasından daha doğal ne olabilir? Herkesin yiyeceğe, temiz suya, barınacak bir yere sahip olmasını, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişmesini istemekten daha doğal ne olabilir? Gerçekten küresel olanı dikkate almaktan daha doğal ne olabilir? Katch’e göre kapitalizm, eğer bunlar üzerinden para kazanma imkânı yoksa, bu insani ihtiyaçların hiçbirini dikkate almaz. Tam da bu yüzden, gerçekten küresel olanın gücü karşısında yıkılmaya mahkûmdur. Yine yazara göre bunu görmek için devletlerin sosyal yardım programlarına bakmak yeterli, çünkü sosyal yardım programları 'Kapitalizmin toplumun en temel ihtiyaçlarından bazılarını karşılayamadığının kanıtı.'

Bunlar gibi en temel insani ihtiyaçların görmezden gelinmesinin ahlakdışı olduğunu söyleyen Katch, şöyle devam ediyor: “Her durgunluk döneminde şu ironi yaşanır: Bir yandan evsizlerin ve işsizlerin sayısı artar, diğer yanda ise boş, hacizli evler ve terk edilmiş, kapanmış fabrikalar görülür. Çoğumuz dünyaya sermayenin gözüyle bakmaya o kadar alışmışız ki, bu durumda bir ahlakdışılık ya da mantıksızlık görmeyiz.”

YANLIŞ KURULAN DENKLEMLER

Katch’in kitap boyunca yaptığı şeylerden biri de, bizi, yanlış kurduğumuz denklemler üzerinde düşünmeye davet etmek. Yazarın ifadesiyle “Afrika kökenli Amerikalıların kölelik ve ortakçılık yoluyla sömürüsü, köleleri insandan saymayan ırkçılık olmadan mümkün olamazdı. Aynı şekilde, kadınların kendileriyle aynı işi yapan erkeklerden daha az maaş alması, kadınların aileyi kariyerin üstünde tutmasını isteyen cinsiyetçilik olmadan mümkün olamaz.” Özetle, ekonominin siyaset üstü bir alan olarak kurgulanmasına itiraz ediyor Katch; “Bir toplumda büyük bir siyasi adaletsizlik yoksa büyük bir ekonomik adaletsizlik de olamaz” diyor. 'Tüm iktisadi sistemlerin en adili' Kapitalizm ile 'tüm siyasi sistemlerin en adili' Demokrasi arasındaki mutlu evliliğin bir aldatmacadan ibaret olduğunu ve bir ülkede aynı anda hem milyarder hem de demokrasi olamayacağını söylüyor.

Tablo iç karartıcı olsa da, Ciddi Ciddi Sosyalizm hiç de iç karartıcı bir kitap değil. Çünkü yazara göre mizah hem bir kalkan, hem de bir silah. Yani hem yaşadığımız adaletsizlikler karşısında delirmemek, umutsuzluğa kapılmamak için bir 'güvenlik önlemi', hem de kapitalizmi, unuttuğumuz o yumuşak karnından, yani abesliğinden vurmanın bir aracı. Katch’in kendi sözleriyle bitirelim: “Kapitalizmin abeslikleriyle dalga geçmek, insana, bu kadar aptalca bir sistemin elbette yıkılabilir olduğunu da hatırlatır.”