Kadına destek yetersiz
Şiddet anında KADES’in acil durum butonuna basan kadınları, kolluk kuvvetinin bazı durumlarda geri aradığı öğrenildi. Bu uygulamanın kadını riske attığını belirten Mor Çatı Gönüllüsü Sevinin, “Kolluk kuvvetlerinin hepsi gerekli eğitimleri almalı” dedi.

Sarya Toprak
saryatoprak@birgun.netKadına yönelik şiddet, iktidarın cezasızlık politikaları ve etkin uygulanmayan kanunlar sebebiyle her geçen gün artıyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Temmuz 2024’te yaptığı bir açıklamada, emniyet ve jandarma teşkilatlarında kadına yönelik şiddetle mücadelede faaliyet gösteren birim sayısının 1287’ye yükseltildiğini ve kurum içi eğitimler verildiğini söylemişti.
Ancak kadınlar, şiddete maruz bırakıldığında kolluk kuvvetlerinden yeterli desteği alamazken Kadın Destek Uygulaması’ndaki (KADES) eksikler dikkat çekti. Şiddet mağduru bazı kadınlar, uygulamada acil durum butonuna bastıklarında kolluğun direkt olay yerine gelmek yerine kadını arayarak bilgi istediğini ileri sürdü.
ŞİDDET ‘ÖNEMSİZ’ GÖRÜLDÜ
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın kadınlarla birebir görüşmeler sonucu hazırladığı “Türkiye’de Erkek Şiddetiyle Mücadelede Kolluk Uygulamaları” başlıklı raporuna göre görüşme yapılan 204 kadından 91’i KADES üzerinden kötü uygulamayla karşılaşırken sadece 22’si iyi uygulamayla karşılaştı. 71 kadın ise standart bir uygulama gördü.
Rapora göre, kötü uygulamanın sebepleri arasında şunlar yer aldı:
• Eksik işlem yapılması,
• Delillerin toplanmaması,
• Şiddetin “önemsiz” görülmesi,
• Kadınların ifadesinin değiştirilmesi ya da eksik yazılması,
• Şikâyet için 3-4 saat bekletme gibi caydırıcı tutumlar,
• Kadının fail ile aynı odada ifadesinin alınması,
• Polis tarafından hakaret ve aşağılamaya maruz kalma.
Raporda KADES’in kadınlara “psikolojik olarak güven sağladığı” belirtilirken alternatif bir yardım çağrısı olmasının ve şiddet yoğunlaşmadan önce müdahale olanağı sağlamasının birçok kadın için şiddetten korunma yolu olduğu kaydedildi. Raporda KADES’in eksik yanları olarak şunlar belirtildi:
• Kolluk kuvvetlerinin olay yerine bazen geç varması,
• Polisin arayarak doğrulama yapmasıyla kadının riske girmesi.
İçişleri Bakanlığı’nın son verilerine göre KADES uygulamasını 7 milyon 365 bin 755 kişi cep telefonuna indirdi. KADES üzerinden 1 milyon 382 bin 332 ihbar yapılırken bunlardan 193 bin kişi koruma kararı aldı. Fakat yapılan ihbar sonucunda yalnızca 1500 kişiye elektronik kelepçe uygulandı.
∗∗∗
ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ
• Mor Çatı’nın raporunda kadına yönelik şiddetle mücadele için çözüm önerileri sıralandı. Bazıları şöyle:
• Kolluk birimlerinin şiddetle mücadeledeki merkezi konumu sona ermeli, bu görev ŞÖNİM’lere devredilmeli.
• Gizlilik ihlali, görev ihmali gibi durumlarda yaptırım uygulanmalı.
• Kolluk personeline toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi verilmeli.
• Kolluk birimlerinin uygulamaları etki ölçüm analizleriyle düzenli olarak değerlendirilmelidir.
• ŞÖNİM’ler daha aktif hale getirilmeli, kolluk şikâyet alma ve yönlendirme görevini üstlenmelidir.
• KADES uygulamasının etkililiği, gelen çağrılara verilen yanıtlarla birlikte gözden geçirilmeli.
∗∗∗
AV. EDA SEVİNİN: KOLLUK EĞİTİMLERİ YAYGINLAŞMALI
Kadına yönelik şiddet vakalarında kolluk kuvvetlerinin birçok eksiği var. Eksiklerden biri, kadınlar başvuru yaptığında kolluk kuvvetinin arabulucu rolü üstlenip fail erkekle kadını barıştırmaya çalışması. Bir diğer sorun da, kadın sığınak talebinde bulunduğu halde bu talebi yerine getirmek yerine talebin sorgulanması. Kolluk kuvvetinin kadının talebini sorgulamaya hakkı yok. Kadınlardan edindiğimiz bilgilere göre bazen “Çocuğunla gidemezsin” gibi doğru olmayan bilgiler de aktarılarak kadınlar caydırılmaya çalışılıyor.
6284 Sayılı Kanun’a göre kadının şiddet beyanı varsa korumak için kanıta ihtiyaç duyulmaz. Fakat bazı kadınlara kanıt sunarsa sığınağa yönlendirileceğinin söylendiğini duyuyoruz. Kolluk yine yetkisi olmadığı halde kadınlardan darp raporu dahi talep edebiliyor.
Acil durum butonuna basan kadını geri aramak gibi uygulamalar kadını daha fazla riske atıyor. Kolluk kuvvetlerinin de çoğu zaman yeterli bilgiye sahip olmadığını gözlemliyoruz. İstanbul Sözleşmesi’ne göre tüm kamu personellerine kadına yönelik şiddet eğitimleri verilmesi mecburiyetti. Şu anda, Aile İçi Şiddet Birimleri’nde polisler eğitim alsa da bu birimler bütün Türkiye’de yaygınlaşmış değil. O yüzden de bütün kolluk personelinin bu eğitimleri alması gerekiyor.


