Kadınlar Denizli’den seslendi: Eşitlik için İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz
Denizli'de kadınlar, Cumhurbaşkanı tarafından yayınlanan ve 1 Temmuz'da yürürlüğe girecek olan İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararını protesto ederek, İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmeyeceklerini dile getirdi

UĞUR KURNAZ
Mart ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gece yarısı yayınladığı bir kararnameyle Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekileceğini duyurması ve kararın 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek olmasına karşı kadınlar Denizli’de açıklama yaptı.
Çınar Meydanı’nda yapılan açıklamada, Ayşegül Odabaşıoğlu İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmediklerini ifade etti. Odabaşıoğlu, “İstanbul Sözleşmesi’nin ardından, mücadelelerimiz sonucunda 6284 sayılı yasayı çıkardık, bu kanun etkin uygulandığında nice kadın hayata tutundu. Etkin uygulanmadığında niceleri aramızdan erkek şiddetiyle ayrıldı. Her gün işkence edilen, dövülen, öldürülen, taciz edilen, kaybedilen kadınların ve LGBTİ+’ların haberlerini alıyoruz. Faillerin saklandığını, korunup kollandığını, delillerin karartıldığını, kaza ve intihar süsü verilerek, yüksekten düştü denilerek kadın cinayetlerinin şüpheli hale getirildiğini görüyoruz” dedi.
Yargısal süreçte yapılan haksızlıkları vurgulayan Odabaşıoğlu, “Ellerimiz yakalarında, gözlerimiz üzerlerinde, öfkemiz burnumuzda. Yargısal süreçlerde ayrımcılığın, adaletsizliklerin ve yeni şiddet biçimlerinin tekrar tekrar ortaya çıkmaması için, etkin ve ivedi koruma, soruşturma ve yargılama için, erkek adalet değil, gerçek adalet için İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz!” diye konuştu.
İKTİDAR ŞİDDETİN ORTAĞIDIR
Yargıya taşınmayan şiddet olaylarının ve görevlerini yapmayan kolluk güçlerinin, kadına şiddetin önünü açtığını söyleyen Odabaşıoğlu, “Kadınlar en çok boşanmak istedikleri eşlerinden, ayrılmak istedikleri partnerlerinden, en yakın ve akrabaları olan erkeklerden şiddet görüyor ya da öldürülüyor. Aile içi diye üstü örtülen, karakollarda uzlaştırılan, yargıya taşınmayan şiddet vakaları bizi yaşamdan koparıyor. Görevlerini yapmayan kolluk güçleri bizi şiddet ile baş başa bırakırken, erkek yargı failleri aklarken, siyaset cezasızlığı beslerken faillerin sırtı sıvazlanıyor. Hayatını savunmak için şiddet gördüğü erkekleri öldürmek zorunda kalan onlarca kadın, binlerce düşünce suçlusu hala cezaevlerindeyken, çıkarılan aflar, yapılan infaz yasası düzenlemeleriyle binlerce şiddet faili erkek serbest bırakılıyor. Cezasızlık politikasıyla faillere ortaklık eden bir devlet bu şiddetin ve cinayetlerin suç ortağıdır” ifadelerini kullandı.
Çalışma koşullarında kadınlara yapılan ayrımcılığı ve haksızlıklara vurgu yapan Odabaşıoğlu, şunları kaydetti: “Fabrikada, tarlada, ofiste, kampüste, hastanede, şantiyede, serada, postanede… Erkeklerden daha az ücrete mahkûm edilerek, düşük statülü, güvencesiz işlerde çalıştırılarak, yönetici konumlara getirilmeyerek toplumsal cinsiyet ayrımcılığına maruz kalıyoruz. İşyerinde fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddetin hedefi oluyoruz. Sadece İstanbul Sözleşmesinin uygulanmasını değil, İLO 190 sayılı ‘Çalışma yaşamında şiddet ve tacizin önlenmesi sözleşmesi’nin de imzalanmasını ve gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz.”


