Google Play Store
App Store

21 Ağustos’ta başlayan taciz ifşaları dalgası kadın dayanışmasını güçlendirirken erkekleri tedirgin etmeye devam ediyor. 8 bin ifşa paylaşımı yapıldı ve bunlar 34 milyondan fazla görüntülendi. Göksel Göksu, ‘‘Bu gidişe dur diyebileceğimizi biliyoruz’’ diyor.

Kadınların sesi ortak
Fotoğraf: Depo Photos
Sarya Toprak
Sarya Toprak
saryatoprak@birgun.net

Kadınların 21 Ağustos’ta, başta fotoğrafçılık, yönetmenlik ve oyunculuk olmak üzere çeşitli iş kollarında maruz bırakıldıkları cinsel şiddet ve tacizi ifşa etmesiyle başlayan ifşa dalgası kısa sürede yaygınlaştı. Gazeteci Ali Safa Korkut’un "Veriler Ne Diyor?" sitesinde yayımlanan çalışmasına göre son bir haftada, cinsel taciz ve saldırılarla ilgili “ifşa hareketi” kapsamında 8 bin paylaşım yapıldı. Bu paylaşımlar 34 milyondan fazla kez görüntülenirken verilere göre, mağdur kadınlar dayanışma, erkekler ise tedirginlik halinde.

22 Ağustos'ta, 781 paylaşım yapılırken 23 Ağustos'ta 1059'a yükselen bu sayı ilerleyen günlerde giderek arttı. Paylaşım sayısının zirve yaptığı gün ise radyocu ve komedyen Mesut Süre hakkındaki iddiaların gündem olduğu 25 Ağustos oldu. Bu tarihte “taciz” veya “ifşa” ifadesi barındıran toplam 3 bin 206 paylaşım yapıldı.

İfşalar başka alanlardaki kadınlara da cesaret verdi. Medya sektöründen ilk ifşa Selin Arutan’dan geldi. Arutan, EPA foto muhabirleri Tolga Bozoğlu ve Sedat Suna ile o dönem Milliyet Gazetesi’nde çalışan Doğan Sarsar’ı ifşa etti. Arutan, “19-20 yaşlarında stajyer olarak hevesle adım attığımız meslekte sevgili ‘abilerimiz ve meslektaşlarımız’ tarafından birçok sözlü ve fiziki taciz yaşadım. Kadın foto muhabiri olarak sahada ve günlük rutinde yaşatılan psikolojik baskılar da cepte” dedi.

Arutan’ın ifşaları medya sektöründe de önümüzde daha çok yol olduğunu bir kez daha gözler önünü sererken geçen sene yayımlanan Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) “#MeToo Döneminde Gazetecilik” raporunu hatırlattı. Rapora göre ankete katılan 113 gazetecinin yüzde 80'inden fazlası, #MeToo sloganının doğduğu 2017 yılından bu yana kadın hakları, cinsiyet sorunları ve cinsiyete dayalı şiddetle ilgili haberlerin sayısında önemli bir artış olduğunu belirtti.

MEDYANIN YOLU ÇOK DAHA UZUN

Cinsiyete dayalı şiddetle ilgili soruşturmalar daha ciddiye alınmaya başlanmış gibi görünse de, RSF bu konuları ele alan kadın gazetecilere yönelik şiddetli baskıların devam etmesinden endişe duyuyor. Bu baskıların arasında siber taciz, fiziksel saldırılar ve bazı ülkelerde gözaltı ve hatta ölüm riski de bulunuyor. Anket katılımcılarının yüzde 25'inden fazlası bu konularda çalışmanın tehlikeli olduğunu düşünüyor. Yüzde 60’ı ise  bu konularda çalıştığı için siber saldırıya uğramış en az bir gazeteci biliyor.

İSLAMCILARA DA SIRA GELECEK

Öte yandan Fatma Özkaya, İslamcı camia için "Dalga gittikçe büyüyor. Peki, bu kıvılcım ne zaman muhafazakar camiaya sıçrayacak çok merak ediyorum. ‘Ay çocuk olmasa ayrılırdım’ dert yanmalarınızla, yaptığınız yine taciz, yine istismar. Birazcık imkânı olan da Başakşehir'de ev açıyor. Dinin çoklu evlilik caiz kılıfıyla da kendi pisliklerini meşrulaştırmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

TACİZİ ÖNLEMEK İÇİN ADIM ATILDI

Türkiye’de medya sektöründe yaşanan sorunlar dünyada da benzer biçimde yaşanıyor. Birçok ülkede erkekler ifşa edilirken tacizi, şiddeti, ayrımcılığı önlemek için hamleler yapıldı. Bazıları şöyle:

ABD: Fox News’teki cinsel taciz ifşaları büyük davalara dönüştü. NBC, CBS gibi büyük medya kuruluşlarında da kadın gazeteciler üst düzey yöneticilerin tacizlerini açıkladılar. Bazı yöneticiler istifa etmek zorunda kaldı, milyonlarca dolarlık tazminatlar ödendi.

İngiltere: BBC’de kadın gazeteciler hem taciz hem de maaş eşitsizliği nedeniyle örgütlü şekilde itiraz etti. “Women in Journalism” adlı bağımsız bir platform kuruldu, düzenli raporlar yayımlanıyor.

Fransa: Gazeteciler “#balancetonporc” (domuzunu ifşa et) etiketiyle tacizcileri ifşa etmeye başladı.Medya kuruluşlarında “etik komiteler” ve “ombudsman” mekanizmaları zorunlu hale geldi.

İskandinav Ülkeleri: İsveç ve Norveç’te medya sendikaları kadın üyeler için özel şikayet mercileri kurdu. İfşa yapan kadın gazetecilere ücretsiz avukat ve psikolog desteği sağlanıyor.

∗∗∗

ÖNLEYİCİ TEDBİRLER GEREK

TGC Kadın Komisyonu Koordinatörü Göksel GÖKSU: İfşa bir kadın için kolay göze alınacak bir durum değil, ve her ifşanın bir çığlık olarak kabul edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gazetecilerin paylaşımlarını da bu yanıyla değerlendiriyor ve çok önemsiyorum. Medya kurumlarında bu tür konular yaşarken değil ama anlatırken tabuya dönüşüyor. İkiyüzlü bir ahlak ile karşı karşıya kalan kadınların payına ya suskunluk ya da yalnızlaşma düşüyor. Hatta konum ve statü sahibi erkeklerin, istediğini elde edemediği durumlarda o kadına kendisini değersiz hissettirecek hamleler yaptığını, topluluk içinde küçük düşürücü ifadeler kullandığını, bu yollarla mobbing uyguladıklarını hepimiz biliyoruz. Ulaşabildiklerimiz yalnız olmadıklarını, biz de ulaşamadığımız kadınların varolduğunu biliyoruz. El ele verip bu gidişe dur diyebileceğimizi de biliyoruz. Bu nedenle ifşalar ne kadar önemliyse, alınacak kurumsal tedbirler ve hayata geçirilecek cinsiyet politikalarıyla cinsel istismarın önünen geçmek en azından caydırıcı tedbirler alarak tacizcinin önüne set çekmek de bir o kadar önemli.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Kadın Komisyonu olarak dokuz yıl önce yayınladığımız “Kadın ve Medya Toplumsal Cinsiyet Eşitlikçi Haber Kılavuzu”nda isimleri ifşa etmeden kadın gazetecilerin uğradığı cinsel taciz ve istismarları kaleme alarak ilk adımı atmıştık. Şimdi de kendi mesleğimizde kullanılmak üzere bir cinsiyet politikası geliştirmek ve bu politikaların gazete ve TV’lerin İK’ları tarafından uygulamaya sokulmasını sağlamak üzere bir çalışma yürütmeyi hedefliyoruz.

İfşalar bizi de harekete geçirdi, biraraya gelip neler yapmamız gerektiği üzerine toplantı yapmaya karar verdik. Cinsiyet politikaları da üzerinde konuşacağımız başlıklar arasında ve ön hazırlığı yapılmış olan bu çalışmayı hukukçuların da katkısını alarak ete kemiğe büründürüp hızla uygulamaya koyacağız.