Google Play Store
App Store

İstanbul Üniversitesi’nde LGBTİ+’ları hedef alan “Aileye Yönelik Modern Tehdit: Eşcinsel Yönelim” paneli öğrenciler tarafından protesto edildi. Yapılan açıklamalarda, “Kampüslerde nefrete geçit yok” denildi.

Kampüslerde nefrete geçit vermeyiz!
İ.Ü. öğrencileri düzenlenen paneli Siyasal Bilgiler Fakültesi önünde protesto etti. (Fotoğraf: BirGün)

Haber Merkezi

Rejim, siyasal İslamcı ve ötekileştirici politikalarını atadığı yönetici kadrolar aracılığıyla üniversitelerde uygulatmaya devam ederken dün İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen “Aileye Yönelik Modern Tehdit: Eşcinsel Yönelim” paneli öğrenciler tarafından protesto edildi.

Üniversitenin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde düzenlenen panelin afişinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yine Bakanlığa ait Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı’nın (ÜNİDES) amblemlerinin olması ise dikkati çekti. Üniversite öğrencileri, “Okulumuzda nefret propagandasına ve sıra arkadaşlarımızın ötekileştirilmesine izin vermeyeceğiz” diyerek etkinliğe tepki gösterdi.

KRİMİNALİZE EDEMEZSİNİZ

İstanbul Üniversitesi’nin merkez kampüsünde yer alan ana kapı önünde bir araya gelen öğrenciler, “Kampüste nefrete geçit yok” yazılı pankart açtı. Burada yapılan açıklamada, “Aile yılı adı altında LGBTİ+ ve kadın düşmanı propagandalarla üniversitelerde, evlerde, sokaklarda artırmaya çalıştığı şiddet ve nefretin farkındayız. Bugün eşcinselliği aileye yönelik modern bir tehdit olarak nitelendirerek açıkça suç işleyen üniversitenin ta kendisidir. Bu ve bunun gibi etkinliklerle bizleri ‘hasta ve etki altında’ göstermekte ayrıca varoluşumuzu kriminalize ederek toplumsal nefreti körüklemektedir. Ülkede süren sistematik nefret politikalarına rağmen bizler birleşerek hesap sormaya devam ediyoruz” denildi.

Siyasal Bilgiler Fakültesi önünde yapılan eylemde ise öğrenciler özetle şu ifadeleri kullandı: “Bugün yapılan etkinlikle eşcinsellerin okulumuzda tehdit unsuru olduğunu anlatıyorlar. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bir tehdit unsuru varsa ülkenin dört bir yanına bakın. Bu ülkede çocuklar MEB eliyle MESEM adı altında ucuz işgücü olarak çalıştırılıyor, iş cinayetlerinde katlediliyor. Bugün çocuklar okula aç gidiyor. Bunlar aileyi bozmuyor da bizim, eşcinsellerin, kadınların varoluşu mu aileyi bozuyor?”

GERİCİLERE KAPI AÇTILAR

Etkinliğe konuk olarak çağrılan isimler ise şöyle:

Gerici etkinlikleriyle bilinen ve pek çok ülkede yasaklanan ‘dönüşüm terapisi’ uygulamasını gerçekleştirmekle övünen “Nesli Koruma Hareketi”nden Klinik Psikolog Müjde Yahşi. 634 manevi danışman, 132 psikolojik danışman, 124 psikolog ve yalnızca 8 psikiyatrın çalıştığı kurum, uyguladıkları işlemleri ‘kalplere dokunarak ilimin zekâtını veriyoruz’ şeklinde tarif ediyor.

• Misyonunu ‘eşcinsel aktivizmle mücadele eden bir sivil toplum kuruluşu’ olarak açıklayan “Doludizgin Derneği” üyesi Oğuzhan Kabakcı. Dernek kadınların çalışmalarının caiz olmadığı, eşcinselliğin tedavi edilebileceği gibi gerici düşünceleri savunurken “Kadınının beyanı esastır” ilkesi üzerinden kadınların şiddete karşı hukuki can simitlerinden biri olan 6284 sayılı yasayı da hedef alıyor. Derneğin tanıtım metninin devamında şu ifadeler yer alıyor: “Doludizgin, başta gençler olmak üzere toplumu bilinçlendirmek amacıyla temelde eşcinsellik konusunu ve bu konuyla ilintili feminizm, toplumsal cinsiyet, cinsellik, bağımlılık, müstehcenlik ve pornografi konularını İslami, mutedil ve bilimsel olmaya dikkat ederek ele almaktadır.”