Google Play Store
App Store

İstanbul’daki depremin ardından kamu kurumlarının depreme dayanıklılığı bir kez daha gündemde. Bazı hastane binaları ve okullar boşaltılırken, verilen sözlerin tutulmadığı görüldü. Son 5 yılda İstanbul’a sadece 40 ASM yapıldı.

Kamu binaları güvensiz
Depremde bazı okullar ve hastane binaları da hasar görmüştü. (Fotoğraflar: ANKA)
Berkay Sağol
Berkay Sağol
berkaysagol@birgun.net

İstanbul’un Silivri açıklarında meydana gelen 6.2’lik depremin ardından, İstanbul ve Türkiye’deki hastanelerden, okullara, adliye binalarından diğer kamu kurumlarına dek pek çok binanın depreme dayanıklılığını yeniden gündeme getirdi. Özellikle İstanbul’daki sağlık kurumları ve bazı okullar vahim durumda. Koruyucu sağlık hizmeti veren aile sağlığı merkezlerinden (ASM) köklü hastanelere kadar sağlık kurumlarının yer aldığı binalar depreme dayanıklı değil.

Geçtiğimiz yıllarda kamu kurumları için yapılacağı söylenenler yapılmadı. Sağlık Bakanlığı’nın “1000 ASM yapılacak” sözüne karşılık İstanbul’da son 5 yılda sadece 40 tane ASM yapıldığı, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin de binasında hafriyatın bile bitmediği öğrenildi. Son yaşanan depremden sonra da megakent İstanbul’da hiçbir hastane veya ASM tamamen kapatılmadı ancak bazı hastanelerin bölümleri tahliye edildi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Monoblok boşaltıldı, binada bulunan hastalar taburcu edildi. Ayrıca çalışanlardan binanın güvenli olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılması istendi. Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde de bir bölüm boşaltıldı. Küçükçekmece’de bulunan Mehmet Akif Ersoy Kalp Hastanesi B Blok’ta deprem nedeniyle çatlaklar oluştuğu ve hastaların A Blok binasına taşındı.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şube Yöneticisi Aydın Erol da, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yerleşkesinin üst kısmındaki tüm binaların yıkıldığını, TOKİ’nin açtığı ihaleyi Rönesans Holdingin kazandığını ancak 2 yıl geçmesine rağmen henüz hafriyatın bitmediğini hatırlattı. Son depremin ardından beyin cerrahisi bölümü binasının boşaltıldığını belirten Erol “Yoğun bakım hastaları ve yatan hastalar Yeşilköy’deki Murat Dilmener Acil Durum Hastanesine transfer edildi. 2011’de analizler sonrası birçok binası çok yüksek risk, yüksek risk ve riskli binası olmasına rağmen 15 yıldır Cerrahpaşa Tıp Fakültesi kaderine terk edildi” dedi. İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa)’da durum daha vahim. 23 Nisan 2025’teki deprem sonrası tüm bina boşaltıldı. 24 Nisan günü de dahiliye binasının boşaltıldığı öğrenildi.

Bugünün BirGün'ü

2 ASM’DEN BİRİ ÇALIŞAMAZ

İstanbul’daki ASM’lerin durumu da oldukça riskli. Sağlık Bakanlığı kendi çalışma raporlarında İstanbul’da olası bir depremde her iki aile sağlığı merkezinden (ASM) en az birinin çalışamaz hale geleceğini belirtiyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu tarafından araştırmada, İstanbul’daki her üç ASM’den birinin 1999 öncesi yapıldığını, 2007 bina deprem yönetmeliğine uygun olmadığı, her iki ASM’den birinin sağlık kurumu olarak yapılmadığını ve sonuç olarak sağlık hizmetlerinin güvenli olmayan binalarda verildiği tespit edildi.

5 YILDA 40 ASM YAPILDI

TTB Aile Hekimliği Kolu tarafından yapılan açıklamada, “Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu şehir hastanelerindeki helikopter pistleri ile övünüyor. Fakat ne biz ne de yurttaşlar sağlık hizmetine helikopterle ulaşacak. Milyonlar kendi araçlarıyla veya toplu ulaşım araçlarıyla yollarda olacak. Oysa bu şehir hastanelerinden sadece birinin maliyeti ile mahallelerimizde yürüyerek ulaşabileceğimiz güvenli sağlık kurumları inşa edilebilirdi. Halen de yapılabilir. Altı ayda şehir hastanelerine ödeyeceğimiz kira ile tüm ASM’ler yenilenebilir” denildi.

TTB Aile Hekimliği Kolu’ndan Dr. Emrah Kırımlı, “Yapılması için söz verilen 1000 ASM vardı ancak 5 yıl içinde Sağlık Bakanlığı İstanbul’da yalnızca 40 kadar ASM yaptı. 300’e yakın ASM özel şahıstan kiralanmış bina ve buraların deprem testi yapılamıyor. Arkadaşlarımız burada çalışmaya devam ediyor. İstanbul’da şu anda bir ASM’nin kolonunda 8 santimetre çatlak var ve tüm resmi kurumlarla görüşmemize rağmen sonuç alamadık ve burada hala sağlık hizmeti verilmeye devam ediliyor” dedi.

Cağaloğlu Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, 2022’den beri Sultanahmet Suphi Paşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde faaliyet gösteriyordu. Son depremden sonra okul binasının hasar görmesi dolayısıyla Fatih Geleneksel Sanatlar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitime devam edileceği belirtildi. Sultanahmet Suphi Paşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ise, 28 Nisan’dan itibaren Alparslan Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitime devam edeceği öğrenildi.

HÂLÂ ADIM ATILMADI

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerden sonra 11 ilde çok sayıda ASM yıkıldı ve kullanılamaz hale geldi. Adıyaman Tabip Odası Başkanı Erdal Yavuz, yapılacağı söz verilen ASM’lerin olduğu ancak 2 yıldan fazla sürenin geçmesine rağmen Hatay’da hâlâ 8 ASM’nin konteynerde hizmet verdiğini söyledi. Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz da, “Hatay depremin en çok etkilediği kentlerin başında geliyor. Kentte 6 özel 6 kamu olmak üzere 12 hastane kullanılamaz hale geldi. 56 ASM de yıkıldı. ASM’lerin yalnızca 3 tanesi yapıldı ve 1 tanesi kullanılıyor. 55 ASM yok, 70 ASM ise konteynerde çalışıyor” diye konuştu.

∗∗∗

GÜÇLENDİRME BİTMEDİ

Eğitim Sen’den paylaşılan bilgilere göre, Hatay’da depremden önce 14 bin 724 olan derslik sayısı 8 bin 45’e düştü. Yani depremin eğitim ortamlarına etkisinin en büyük olduğu il Hatay’da dersliklerin yüzde 45,4’ü kullanılmaz hâle geldi. 210 okul binası depremde veya hasar durumundan dolayı yıkılmış, 180 okul binası ise orta hasar olduğu tespit edilmişti. 24 Temmuz 2024 tarihinde yetkilerin yaptığı açıklamada 100 okulun yeniden yapıldığından bahsederek, 110 okulun yapılmadığını açıkça itiraf edildi.

∗∗∗

ELAZIĞ’DA KORKUTAN DEPREM

Elazığ’ın Sivrice ilçesinde önceki gece saat 21.09’da 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depreme ilişkin, ‘‘İlk gözlemlerimiz depremin bundan 5 yıl önceki 24 Ocak 2020 Elazığ depreminde kırılmamış, sismik boşluk niteliğindeki bölümünde gelişmiş artçı bir deprem olduğunu göstermektedir" dedi. Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür de endişelenecek bir durumun bulunmadığını söyledi.