Google Play Store
App Store

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp ile ilgili yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelikle, Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü de kuruldu. Hekimler ‘‘Hacamat, sülük uygulaması, fitoterapi gibi uygulamalar yaygınlaşacak. Bu uygulamalar bilimsel değil. Sağlıkta ticarileşme artacak’’ dedi.

Kamu kaynakları hacamata akacak!
Fotoğraf: AA
Sibel Bahçetepe
Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.net

Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde “Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü (TÜGET)” kurulmasına ilişkin yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle birlikte geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) adı altında hacamat, sülük, homeopati ve fitoterapi gibi uygulamaların Ar-Ge faaliyetlerinden klinik çalışmalara, sertifikasyondan ticarileştirmeye kadar geniş bir alanda desteklenmesinin önü açıldı. Sağlık meslek örgütleri ve tabip odaları, uzun süredir tartışmalara yol açan GETAT uygulamalarının kamu sağlık sistemi içinde yer almasının, bilimsel tıptan uzaklaşmaya yol açabileceği ve halk sağlığı açısından riskler barındırdığı söyledi.

KADROLAŞMA ALANI

Yeni düzenlemeyle birlikte kurulan enstitüye, GETAT alanında teşhis ve tedavi standartları belirleme, eğitim ve sertifikasyon programları düzenleme, AR-GE çalışmaları, insan kaynağı yetiştirme ve geliştirilen ürünleri ticari değere dönüştürme gibi yetkiler tanındı. Yönetmelikte, kamu kaynaklarıyla geliştirilen yöntemlerin lisanslanması, özel sektörle paylaşılması ve bu amaçla şirket kurulması için teklif sunulabileceği de yer aldı. İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, düzenlemenin yalnızca bir sağlık politikası tercihi olmadığını vurgulayarak, “Bu enstitü bir kadrolaşma ve ticaret alanı olarak kurgulanıyor. AKP burayı aynı zamanda ekonomik bir alan olarak görüyor. Bu, üç beş kişinin bir uğraşı değil. Kendi siyasal ve ideolojik yapılarına çok uygun, uzun vadeli bir hegemonya kurma girişimi” dedi. Kamu sağlık sisteminin temel sorunlarının görmezden gelindiğini vurgulayan Küçükosmanoğlu, “Çapa ve Cerrahpaşa gibi hem eğitim, hem bilim ve teknoloji üreten amiral gemisi kurumların hali ortada. Oralara hiçbir yatırım yapılmazken, kaynakların bilimsel dayanağı tartışmalı alanlara aktarılması acı bir tablo” diye konuştu. GETAT uygulamalarının devlet eliyle yürütülmesinin bu yöntemlere meşruiyet kazandıracağını belirten Küçükosmanoğlu, şöyle devam etti:“Devlet yapıyorsa doğrudur algısı oluşuyor. Bu da halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor. Özellikle çocuklara yönelik hacamat gibi uygulamaların teşvik edilmesi son derece sakıncalı. Meslek örgütlerinin denetim yetkileri de budandı. Türk Tabipler Birliği’nin disiplin yetkilerine ilişkin yasal boşluk hâlâ giderilmedi. Geleneksel tıp sadece sülük, hacamat değil. İşin içinde fitoterapi de var. Bakanlığın çıkardığı bu mesele, hem kadrolaşma hem de ekonomik anlamda bir hegemonya kurmadır. Bu durum normal tedavinin yerine kullanma yolunu da açacaktır.’’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz da X hesabından "GETAT uygulamalarını kurumsallaştırıyor. Elveda kanıta dayalı modern tıp, yaşasın sülük, hacamat, ot tedavisi!’’ diyerek düzenlemeye tepki gösterdi.

***

BİLİMSEL DEĞİL, ÇELİŞKİLERLE DOLU

CHP Milletvekili ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, yönetmelikte “geleneksel” kavramıyla Ar-Ge, mükemmeliyet merkezleri ve teknoloji transferinin yan yana getirilmesini bilimsel bir çelişki olarak nitelendirdi. Pala “Eğer bir yöntem bilimsel olarak kanıtlanmışsa zaten modern tıbbın parçası olur. Kanıtlanmamışsa kamu kaynaklarıyla desteklenmesi bilimle bağdaşmaz” dedi. Yönetmelikte elde edilen çıktıların ticari değere dönüştürülmesinin açıkça hedeflendiğini söyleyen Pala, “Sağlığın amacı kâr üretmek değil, toplum sağlığını korumaktır. Bu yaklaşım sağlığın açık biçimde ticarileştirilmesidir” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ihtiyacının geleneksel ve tamamlayıcı tıp değil, güçlü bir birinci basamak sağlık sistemi ve üniversite hastanelerinin desteklenmesi olduğunu kaydeden Pala “Kaynak varsa hacamata değil, kamu hastanelerine, koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılmalı” dedi. Pala, özetle şöyle devam etti: ‘‘Böyle bir enstitü GETAT denen yöntemlerin sağlık alanında bir işe yarıyormuş algısını güçlendiriyor. Bu doğru değil. Bu yönetmelikte ayrıca GETAT araştırmaları için ihtiyaç duyulan yüksek lisans, doktora ve uzmanlık eğitiminden söz ediliyor. Lisans eğitimi olmayan, bilimsel etkinliği kanıtlanmamış bir alanda lisansüstü eğitim verilemez. Bu akılla, mantıkla, bilimle bağdaşır bir durum değil. Ülkenin doğru dürüst bir sağlık sistemine ihtiyacı var. Bakanlık toplumun sağlık ihtiyaçlarını gidermek için uğraşmalı."