Google Play Store
App Store

Kanada'ya iltica başvurularında CHP üyeliğinin baskı altında kimlik olarak kabul edilmesine ilişkin tartışmaya Kanada Büyükelçiliği ve DMM de katıldı. Kanada Büyükelçiliği "Türk medyasındaki haberler yanlıştır" açıklaması yaparken, DMM'nin açıklamasında iltica başvurusu kabulünde siyasi parti üyeliğinin “tek başına yeterli bir gerekçe” olmadığı belirtildi. Haberi gündeme taşıyan Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt ise haberde CHP üyeliğinin "tek başına" sığınma hakkı gerekçesi olarak ifade edilmediğini, "haberin doğru olduğunu" söyledi.

Kaynak: Haber Merkezi
Kanada’ya iltica başvurularında CHP üyeliği kriteri tartışması: Kim ne dedi?
Fotoğraf: Depophotos

Kanada’ya iltica başvurularında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyeliğinin baskı altında kimlik kabul olarak kabul edilmesine yönelik haberler tartışma konusu oldu.

Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt'un kaleme aldığı yazıya ilişkin Kanada Büyükelçiliği ve Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) açıklama yaptı.

İki kurumdan da yapılan açıklamalarda iltica başvurusu kabulünde siyasi parti üyeliğinin “tek başına yeterli bir gerekçe” olmadığı belirtildi.

DMM, haberlerin gerçeği yansıtmadığını ve dezendormasyon içerdiğini öne sürdü.

DMM'nin açıklamasının ardından Kısa Dalga Genel Yayın Yönetmeni Kemal Göktaş, ellerinde Kanada'da verilmiş iki emsal karar olduğunu belirterek  "Türkiye’de 'siyasi görüş' temelli zulüm riski sayıldı. Bu, tek başına üyeliğin yeterli olduğu anlamına gelmiyor" dedi.

TARTIŞMA NASIL BAŞLADI?

Gazeteci Sedat Bozkurt, Kısa Dalga'da "Şu dikili ağaç mevzusu" başlıklı yazısında Kanada Göçmenlik ve Mülteciler Kurulu'nun (IRB), CHP üyeliğini "baskı altında kimlik" kapsamında değerlendirerek bazı sığınma başvurularını kabul ettiğini kaleme aldı.

Bozkurt’un yazısında yer alan bilgiye göre; geçmişte Kanada makamları, CHP üyeliğini iltica gerekçesi olarak genellikle reddediyordu. O dönemde "CHP’nin Türkiye’nin köklü ve meşru bir muhalefet partisi olduğu ve üyelerinin sistematik biçimde hedef alınmadığı" görüşü hakimdi.

Ancak Bozkurt’un haberine göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 19 Mart’ta başlatılan soruşturma ve sonrasındaki gelişmeler, bu yaklaşımın değişmesinde etkili oldu.

Bozkurt'un yazısına farklı haber siteleri de haberleştirdi.

BÜYÜKELÇİLİK: TÜRK MEDYASINDA DOLAŞAN HABERLER YANLIŞTIR

Kamuoyunda tartışma başlatan bu bilgiler Kanada'nın Ankara Büyükelçiliği'ne soruldu.

ANKA Haber Ajansı’nın aktardığına göre elçilik, "Bugün Türk medyasında dolaşan haberler yanlıştır" açıklaması yaptı.

Yetkin Report’a da konuşan Kanada Büyükelçisi Kevin Hamilton "Bugün Türk medyasında dolaşan haberler yanlıştır. Kanada göçmenlik yasası veya politikasında, herhangi bir Türk siyasi partisine üyeliğin tek başına Kanada'da mülteci statüsü veya sığınma hakkı için gerekçe sayılacağını öngören herhangi bir talimat bulunmamaktadır” dedi.

DMM: TEK BAŞINA YETERLİ GEREKÇE DEĞİL

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) de haberin "yalanlandığını" duyurdu.

DMM’den yapılan açıklamada Kanada Büyükelçiliği’nin iddiaları yalanladığı belirtilerek Kanada göçmenlik yasasında herhangi bir Türk siyasi partisine üye olmanın mülteci statüsü ya da sığınma hakkı için “tek başına yeterli bir gerekçe” olmadığının ifade edildiği belirtildi.

SEDAT BOZKURT: YALANLANAN BİZİM HABER DEĞİL

Kısa Dalga ise haberde CHP üyeliğinin "tek başına" sığınma hakkı gerekçesi olarak ifade edilmediğini, "haberin doğru olduğunu" duyurdu.

DMM’nin açıklamasının ardından gazeteci Sedat Bozkurt, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Yalanlanan bizim haber değil. Biz haberimizi iki ayrı yargı kararına dayandırdık. Tek başına parti üyeliğinin iltica kabulü için yeterli olduğunu iddia etmedik. Riske ilişkin değerlendirmeyi mahkeme yapıyor" ifadelerini kullandı.

Kısa Dalga Genel Yayın Yönetmeni Kemal Göktaş da tartışmaya katılarak, "Elimizde Kanada’da verilmiş iki emsal karar var. Haberimizin spotu da açık: CHP üyeliği ve desteği, Türkiye’de 'siyasi görüş' temelli zulüm riski sayıldı. Bu, tek başına üyeliğin yeterli olduğu anlamına gelmiyor" dedi.

GÖKTAŞ: NE ELÇİLİĞİN NE DE DMM'NİN İDDİALARIN GERÇEKLER KARŞISINDA BİR ŞEY İFADE EDİYOR

Gazeteci Kemal Göktaş, tartışmayı "Bir 'yalanlama' yalanı: CHP üyeliği ve Kanada’ya iltica meselesinde gerçekler" başlıklı köşe yazısında da ele aldı.

Göktaş, Kanada Büyükelçiliği ve DMM’nin açıklamalarının yalnızca kısmen doğru olduğunu savunarak, Kanada’da verilen iki yeni kararın Türkiye’de muhaliflere yönelik baskıların arttığını ortaya koyduğunu yazdı.

Göktaş’ın aktardığına göre, 2019 tarihli Kanada iltica kararlarında CHP üyeliği zulüm riski olarak görülmezken, 2025’te verilen iki yeni kararda CHP üyeliğiyle birlikte gözaltı, polis şiddeti veya siyasi faaliyet gibi unsurların bulunması halinde başvuruların kabul edildiği belirtildi. Göktaş, CHP üyeliğinin tek başına yeterli olmasa da muhalif kimlik ve baskı deneyimiyle birleştiğinde Kanada makamlarınca artık önemli bir değerlendirme unsuru haline geldiğini aktardı.

Göktaş, yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Kanada Büyükelçisi, CHP veya herhangi bir partiye üyeliğin 'tek başına' iltica için bir kriter olmadığını söylediğinde Kısa Dalga’nın haberlerini yalanlamış olmuyor. Çünkü zaten Kısa Dalga’nın her iki haberinde de CHP üyeliğinin tek başına iltica için yeterli bir kriter olduğu yer almıyordu. Buna ek olarak CHP üyesi olduğunuz veya faaliyetlerine katıldığınız için “zulüm görmüş olmanız” (persecution) veya “zulüm görme riskinizin olduğunu” ispat etmeniz gerekiyor.

(...) Daha önce CHP üyeliği ve faaliyetleri böyle bir risk oluşturmadığı için Kanada, CHP üyeliği öne sürülerek yapılan başvuruları kabul etmiyordu ancak 19 Mart’tan sonra Kanada açısından da Dünya açısından da durum değişti. Artık ana muhalefet partisi CHP üyesi olmanız iltica başvurularında önemli bir kriter haline geldi.”

Sonuç olarak ne Kanada Büyükelçisi’nin 'yalanlaması' ne de DMM’nin 'dezenformasyon' iddiası gerçekler karşısında bir şey ifade ediyor."