birgün

8° AÇIK

ÇEVRE 30.01.2020 14:14

Kanal İstanbul projesinde 3 bin 896 futbol sahası büyüklüğünde ormanlık alan yok olacak

Türkiye Ormancılar Derneği ve Kuzey Ormanları Derneği tarafından düzenlenen basın toplantısında Kanal İstanbul projesinde 3 bin 896 futbol sahası kadar ormanlık alanın yok olacağı ve Terkos gölünün içme suyunun özelliğini kaybedeceği belirtildi

Kanal İstanbul projesinde 3 bin 896 futbol sahası büyüklüğünde ormanlık alan yok olacak

HABER MERKEZİ

Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi, Kuzey Ormanları Derneği ile birlikte düzenlediği basın toplantısında Kanal İstanbul projesi nedeniyle yok olacak ormanlık alanı ve bunun oluşturacağı etkiler açıklandı. Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi’nde düzenlen düzenlenen basın toplantısını Şube Başkanı Prof. Dr. Ünal Akkemik okudu. İstanbul’daki ormanlık alandaki azalmadan söz eden Akkamik, bilim kurullarının hazırladığı raporu paylaştı.

İstanbul Kuzey Ormanları’nın uzun yıllardır insan baskısı nedeniyle sürekli azaldığını belirten Akkemik, “1971 yılı orman envanterine göre, yaklaşık 270 bin hektar kadar olan İstanbul’un orman varlığı, 2018 yılında 243 bin hektara kadar gerilemiştir. 47 yılda kaybedilen orman alanı 27 bin hektar kadardır” diye konuştu.

Mega projeler orman düşmanı

Üçüncü köprü ve üçüncü havaalanı gibi projelerde büyük miktarda orman kayıplarının meydana geldiğini belirten Akkemik, “Orman alanlarındaki azalmanın en önemli nedeni Orman Kanunun 16. ve 17. Maddeleri kapsamında orman alanlarından verilen izinlerdir. Bu maddeler kapsamında verilen izinlerin yaklaşık üçte birine karşılık gelen 8 bin 700 hektarı, 3’üncü havaalanı ve üçüncü köprü bağlantı yollarının yapımı için son 8 yılda verilmiştir. Bunlara ek olarak maden, savunma, çöplük, su, eğitim ve enerji yatırımları gibi faaliyetler içinde 20 bin hektarda yakın bir orman alanı vasfını yitirmiştir” ifadelerini kullandı.

Terkoz Gölü özelliğini kaybedecek

Kanal İstanbul projesi ile 458 hektarlık bir orman alanının tamamen yok olacağını belirten Akkaya, “Üstelik projede yer alan 287 hektarlık alan, Türkiye’deki koruma değeri en yüksek olan Muhafaza Orman statüsündeki Terkos Gölü Muhafaza Orman sınırları içerisinde yer almaktadır. Özetle İstanbul ili özelinde kitlesel bir ormansızlaşma süreci daha yaşanacaktır. 1950’lerde Terkos Kumulu özel tekniklerle yeniden ağaçlandırılmış ve gölün kumla dolması engellenerek İstanbul’un susuz kalması önlenmiştir. Bu ağaçlandırma 1961 yılında Muhafaza Ormanı ilan edilmiştir. Bu ormanlar, dolgudan kaynaklanacak toz ve gemi ile araç trafiğinden kaynaklanacak hava kirliliğinden de olumsuz etkilenebilecektir. Bu kumul ağaçlandırmasının tamamen kaybedilmesi Terkos Gölü’nün de içme suyu özelliğinin yok olmasına yol açabilecektir” diye konuştu.

kanal-istanbul-projesinde-3-bin-896-futbol-sahasi-buyuklugunde-ormanlik-alan-yok-olacak-681857-1.

ÇED raporunda eksikler var

ÇED raporunda flora ve fauna listelerinin eksik olduğunu söyleyen Akkaya, “İstanbul’un Kuzey Ormanları ile kumul, mera, sulak alan ve fundalık gibi doğal ekosistemleri, sayısı 2 bin 500’ü bulan bitki çeşidine, 38 memeli hayvana, 35 kurbağa ve sürüngene ev sahipliği yapmaktadır. Bitkilerden 13’ü endemik, 16’sı ise tehdit altındaki türlerdir. Benzer şekilde fauna elemanlarından da 153’ü Bern Sözleşmesi gereğince korunan türlerdir. Tehdit altında 5 kuş türü de bulunmaktadır. Ancak ÇED raporunda verilen flora ve fauna listeleri eksiktir. Rant Kanalı projesi; Trakya, İstanbul ve Anadolu’nun su, nefes ve yaşam kaynağı olan ve Marmara’nın Karadeniz kıyısına paralel olarak Kırklareli’nden Düzce’ye eşsiz güzellikteki ekosistemler birliği oluşturan Kuzey Ormanları’nı, 3. Havalimanından sonra bir kez daha bölecektir. Bu aynı zamanda bölgede yoğunlaştırılan ağır sanayi ve hizmet faaliyetlerine paralel olarak büyüyen yapılaşma baskısı altında kalan yaban hayatının da bir darbe daha almasına yol açacaktır” ifadelerini kullandı.

Ormanlık alanları feda ediyorlar

Kesilecek orman alanının yapılaşma ile birlikte 3 bin hektar yani 3 bin 896 futbol sahası olacağını belirten Akkaya sözlerini şöyle sonlandırdı: Yeni yerleşim alanları için yol, enerji vb. yatırımların da gerekli olabileceği, bunlar için ilk önce ormanların gözden çıkarılacağı da unutulmamalıdır. Çünkü kamulaştırma bedellerinden kaçınmak için feda edilen ilk yerler hep ormanlar olmuştur. Oysa ormanlar ve diğer ekosistemlerin hoyratça yok edilmesinin aslında geleceğimizi de riske attığının farkına varılması gerekmektedir.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız