Google Play Store
App Store

Bugün Türkiye’nin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne yani NATO’ya resmen üye oluşunun 60’ıncı yıl dönümü.

Bugün Türkiye’nin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne yani NATO’ya resmen üye oluşunun 60’ıncı yıl dönümü.
 
Savaş örgütü NATO’nun Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen bu kapsamda dün Türkiye’ye geldi.

Rasmussen, yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin NATO üyeliğinin önemine vurgu yaparken, “Önemli müttefikimiz Türkiye” ifadesini kullandı.

Peki, Türkiye’nin bu savaş örgütünün önemli müttefiki olmasını sağlayan neydi. İşte tarihsel olarak NATO-Türkiye işbirliği:

»NATO, başlangıçta 12 devletin katılımıyla 4 Nisan 1949’da Washington Antlaşması ile kuruldu. “Kolektif savunma örgütü” olarak kurulan NATO’nun temel amacı, ‘komünizm tehlikesi’ne karşı mücadele etmek olarak biliniyor. Özetle ittifakın amacı, kapitalist-emperyalist düzenin bekasıdır.

»Türkiye 18 Şubat 1952’de yine Fuat Köprülü’nün dışişleri bakanlığını yaptığı Adnan Menderes hükümeti döneminde NATO’ya resmen üye oldu.

»8 Eylül 1952’de Türkiye NATO’ya kabul edildikten yedi ay sonra İzmir’de Müttefik Kara Kuvvetleri Karargahı (LANDSOUTHEAST) kurulmuş, karargahın başına ABD’li bir korgeneral getirildi.

»”NATO Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi” adlı uluslararası anlaşmayla ABD’nin Türkiye topraklarında askerî tesisler ve üsler kurması ve askeri personel bulundurulması kabul edildi.

»ABD ile Türkiye arasında 1976 yılında imzalanan “ABD-Türkiye Savunma ve İşbirliği Anlaşması”, İncirlik, Kargaburun ve haber alma tesislerinin NATO adına ABD tarafından kullanılmasını sağladı. 1980 yılında 12 Eylül Darbesi sonrasında imzalanan “Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması” ise 12 askeri üssün NATO adına ABD tarafından 5 yıllık kullanılmasına karar verildi. Bu anlaşma, ABD’nin talebi doğrultusunda halen yürürlüktedir.

»1950’li yıllarda İtalya’dan başlayarak NATO ülkelerinde gizli özel harekat daireleri kuruldu. Gladio adı ile anılan bu birimler ülkelerdeki devrimci sol hareketler başta olmak üzere her tür muhalefete karşı bir “önlem” olarak oluşturuldu.

»18 Şubat 1952’de NATO’ya resmen üye olan Türkiye’de de bu kapsamda oluşturulan yapılar, sayısız faili meçhule imza attı. Bu faaliyetler, gerek devletin doğrudan içinde olduğu gerekse de bir uzantı olarak oluşturulan Komünizmle Mücadele Dernekleri ve “Komandolar” olarak da bilinen faşist yapılanmalarla yürütüldü. Bu faaliyetlerin başında 16 Şubat 1969 Kanlı Pazar, ‘77 1 Mayıs Katliamı, Maraş ve Çorum katliamları, 16 Mart 1978 Beyazıt Katliamı gelmekte. Ayrıca, kitle kırımlar dışında çok sayıda infaz da gerçekleştirildi.

16 Şubat 1969 Kanlı Pazar: 2 ölü, 200 yaralı.

‘77 1 Mayıs Katliamı: 34 ölü, 136 yaralı.

Maraş Katliamı (19 Aralık-26 Aralık 1978): Yedi gün süren katliam sırasında 150 kişi öldürüldü, Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakıldı, 100’e yakın işyeri tahrip edildi.

16 Mart 1978 Beyazıt Katliamı: 7 ölü,  41 yaralı.

Çorum Katliamı (1980 Mayıs-Temmuz): 57 ölü, yüzlerce yaralı.

»Türkiye’nin NATO’ya üye olduğu yıllar boyunca 3 darbe yaşandı. Bu darbelerin ilkinden yani 27 Mayıs 1960’daki darbeden muhalif çevreler nasiplenmese de 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980’de yapılan darbelerde tutuklama terörü, işkence ve sokak ortası infazlar had safhada yaşandı.

»NATO birçok ülkeye bölgede güvenlik ve barışı tesis etme iddiasıyla girse de geriye kanlı bir bilanço bırakıyor. Türkiye de bu kanlı bilançonun mimarlarından. Türkiye Irak, Afganistan ve Libya işgallerinde rol üstlenerek NATO’yla ilişkilerini korumayı sürdürüyor. Ayrıca Türkiye, Suriye konusunda da öncekilerden farklı bir tutum sergilemeyeceğini de ilan etmiş durumda.
 
***

Türkiye işbirliğinde üst düzey çaba
harcıyormuş

Edİnİlen bilgiye göre CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, “NATO, Suriye’ye askeri bir harekât düşünüyor mu?” diye sordu. Rasmussen de, “Hayır düşünmüyoruz. Buradaki sorunun bölgesel olarak çözülmesini arzu ediyoruz” dedi. CHP’li Atıcı’nın, “Radar sistemini biz mi istedik, siz mi teklif ettiniz?” sorusuna Rasmussen, “Biz NATO olarak bütün paydaşlara bilgi veriyoruz, bunu tartışıyoruz. Türkiye de işbirliği açısından son derece üst düzey çaba gösterdi” yanıtını verdi. Kürecik’teki radar sistemi konusundaki ısrarlı sorular üzerine Rasmussen, “Bu NATO sistemidir. Amerika katkı sağlamıştır” dedi. “İsrail bu projede var mı?” sorusuna da Rasmussen, “Yok” karşılığını verdi.
 
***

Türkiye’deki NATO üsleri

Afyonkarahİsar Askeri Havaalanı: Türkiye’nin en büyük askeri havaalanı ve NATO’nun da 2. büyük havaalnıdır. “Ana Jet Bakım Üssü” olarak kullanılan alanın sivil uçuşlara açılması konusundaki çalışmalara NATO izin vermemektedir.
İncirlik Hava Üssü: Yönetimi ve denetimi TSK’de olan, NATO’nun önemli bölgesel bir depo üssüdür.

İzmir Hava Üssü: İzmir’in 17 km kuzey batısında Çiğli’de bulunan Avrupa’daki ABD Hava Kuvvetleri’ne (USAFE) bağlıdır. 42 uçak ve 300 asker-personel bulunan üste I-HAWK ve Roland füze sistemleri konuşlandırılmıştır. İzmir Hava Üssü NATO’nun Türkiye’deki en eski üssü olmakla beraber, son yıllarda önem kazanmıştır. 11 Ağustos 2004’te LANDSOUTHEAST karargâhı Napoli’den İzmir’e taşınmış, 1 Ocak 2006’da da ABD 16. hava filosu, Almanya’nın Ramstein hava üssünden alınarak buraya yerleştirilmiştir.

Şile Üssü: Stinger füzelerinin fırlatılması için uluslararası standartlarda bir atış alanıdır.

Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığı: Irak savaşı sürecinde NATO tarafından getirilen AWACS’lar burada üslenmiştir.
Balıkesir 9. Hava Jet Üssü: Bu üsde 6 adet “vault” denilen füze rampası bulunmaktadır.

Muğla Aksaz Deniz Üssü
Ankara-Ahlatlıbel, Amasya-Merzifon, Bartın, Çanakkale, Diyarbakır-Pirinçlik, Eskişehir, İzmir-Bornova, İzmit, Kütahya, Lüleburgaz, Sivas-Şarkışla, İskenderun, Ordu-Perşembe, Rize-Pazar, Erzurum, Van-Pirreşit ve Mardin’de NATO’ya bağlı Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezleri
 
***

Rasmussen: Biz bir aileyiz

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda, Dışişleri Komisyonu, Milli Savunma Komisyonu ve NATO Parlamenter Asamblesi üyeleriyle bir araya geldi.

Toplantının basına açık bölümünde konuşan TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Türkiye’nin ittifaka üye olduğu 60 yıl boyunca olduğu gibi bundan sonra da güvenilir bir müttefik olmaya ve NATO’ya katkıda bulunmaya devam edeceğini söyledi. Bozkır şöyle konuştu: “NATO tarihin en başarılı savunma ittifakıdır ve üye olduğumuz günden itibaren NATO, ülkemizin savunma ve güvenlik politikasının mihenk taşını oluşturmuştur.”

Rasmussen de burada yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

“NATO’nun daha gerçekleştireceği çok önemli hedefler vardır. NATO’nun özellikle soğuk savaş sonrasında Balkanlardaki önemli girişimleri önemli katkıları olmuştur. NATO’nun bu katkılarına Türkiye’nin çok önemli bir üye devlet olarak çok hayati katkıları olmuştur. NATO aynı zamanda son dönemde içinde Türkiye’nin de bulunduğu bir ittifakla Afganistan’da çalışmalar yürütmektedir. Afganistan’ın daha güvenli bir bölge olması, teröristler için bir mekan olmaması için bütün gayretini göstermektedir. NATO’nun bir aile oldugunu, ailenin birbiriyle yardımlaştığını, bu yardımlaşmanın da sürekli devam edeceğini de ifade etmek istiyorum.”

***

Füze kalkanı da yolda
 


Türkİye’deki onlarca NATO üssünün yanı sıra, füze savunma sisteminin de Türkiye’ye kurulması planlanıyor. Kamuoyunun tüm tepkisine rağmen, sistem Malatya Kürecik’te kurulacak. Sistemle, başta İran olmak üzere Orta Doğu’dan gelebilecek “tehdit”lere karşı önlem alınması planlanıyor.