Kapasite artışı yaşamı direkt etkileyecek
Sivas Suşehri’nde tamamı mera ve ormanlık alan içerisinde kalan patlatmalı mangan ocağına 3 kat kapasite artışı için ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verildi. 6,9 hektardan 24,6 hektara çıkarılan ocak, en yakın yerleşim yerine 10, Üzümlü Köyü’nün ise 300 metre yakınında yaşama darbe vuracak.

Ebru ÇELİK
Sivas’ın Suşehri ilçesine bağlı Üzümlü Köyü, devasa bir kapasite artışıyla büyütülen mangan ocağının tam ortasında kaldı. Venüs Etiman Madencilik’in hazırladığı Proje Tanıtım Dosyası, mevcut 6,9 hektarlık alanın 24,6 hektara çıkarıldığını; yani yaklaşık üç kat büyütüldüğünü ortaya koydu. Dosyaya göre, kapasite artışı onayıyla köyün çevresini oluşturan orman, mera, tarla ve hazine arazilerinin tek tek madenleşmeye açılacak.
EVLERE 10 METRE UZAKLIKTA
Projeye göre maden sahasıyla bir ev arasındaki mesafe 10 metre. Bir başka ev 25 metre uzaklıkta. Üzümlü Köyü’nün evleri 305–635 metre bandında bulunuyor. Bu mesafelere rağmen ocakta delme–patlatma yöntemi kullanılacak. ANFO ve jelatin dinamitlerle yürütülecek patlatmaların köyde: yapılarda çatlaklara, sürekli toz ve gürültüye, titreşim kaynaklı rahatsızlıklara, heyelan ve şev kayması riskine yol açabileceği belirtiliyor.
Açık ocak çalışması 10 metre yüksekliğinde basamaklarla yürütülecek ve proje ömrü 58 yıl sürecek. Bu süre, köyde iki kuşağın patlatmalı ve tozlu bir faaliyetle iç içe yaşayacağı anlamına geliyor.
ÜZÜMLÜ KÖYÜ YILLARCA KİRLİ HAVAYI SOLUYACAK
Mevcut üretim kapasitesi yalnızca 10 bin ton olan ocak, kapasite artışıyla yılda 755 bin ton cevher+pasa çıkaracak. Buna ek olarak yılda 500 bin ton pasa oluşacak. Böylece sahada her yıl 1 milyon 255 bin ton malzeme yer değiştirecek. Aynı zamanda, faaliyet alanının dibinde bulunan evler ve Üzümlü köyü, yıllarca kirli havaya ve patlatmalı ocağa maruz bırakılacak.
Proje alanındaki arazilerin niteliği, maden genişlemesinin etkisini çıplak biçimde ortaya koyuyor. PTD’de yer alan bilgilere göre ÇED alt bölgelerinin tamamı tarımsal ve doğal varlıklardan oluşuyor:
- Maden için yer altı sularıkullanılacak,
- Orman alanları kesilecek ve kazılacak,
- Mera alanları ortadan kalkarak hayvancılık darbe alacak,
- Tarlalar ve bağ arazileri doğrudan ocağa ve pasadepolama alanlarına dönüşecek,
- Hazineye ait tarım arazisi de şirkete tahsis edilen saha içinde kalacak.
BÖLGE HALKI TEHDİTTEN HABERSİZ
BirGün'e konuşan Üzümlü Köy Muhtarı Seyfi Kılıç, kapasite artışı yapılacağından haberdar olduklarını ancak bunun yaşamlarını nasıl etkileyeceklerini tam olarak bilmediklerini kaydetti. Kılıç, gelecek günlerde hukuki mücadelelerini Üzümlü halkı olarak başlatacaklarını belirterek "Biz bu bölgede tarım ve hayvancılıkla geçiniyoruz. Yaşamımıza ve geçim kaynaklarımıza zarar verecek bu proje için hukuka başvuracağız" dedi.


