birgün

1° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 07.01.2021 09:42

Kâr odaklı düşünce eserleri yıpratıyor

2020’nin geride bırakılmasıyla ünlü İngiliz yazar George Orwell ile usta şair Orhan Veli’nin eserlerindeki ‘70 yıllık’ telif süresi kalktı. Yayınevleri kitapları basmak için yarışa girerken konuyu değerlendiren edebiyatçılar, kitapların özgünlüğünün bozulmaması gerektiğini söyledi, Telif Hakları Yasası’na dikkat çekti.

Kâr odaklı düşünce eserleri yıpratıyor

IŞIL ÇALIŞKAN

Ünlü İngiliz gazeteci ve romancı George Orwell ile usta Şair Orhan Veli Kanık’ın kitapları üzerindeki telif hakkı 2020’nin geride bırakılmasıyla kalktı. Zira, Türkiye dâhil olmak üzere 168 ülkenin de taraf olduğu 1886 tarihli Bern Sözleşmesine göre, eser sahibinin ölümünün ardından 70 yıl geçmesiyle telif hakkı son buluyor. Bu yıl Orwell ile Orhan Veli ve Cesare Pavese gibi isimlerin eserlerinin teliflerinin kalkmasıyla yayınevleri atağa geçti. Ömer Seyfettin, Mehmet Emin Yurdakul, Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Halit Ziya Uşaklıgil’in eserlerinin kanuna göre şu an telif hakları bulunmuyor. 2019 yılında yazar Sabahattin Ali eserlerine ait telif hakları da ortadan kalkmış ve çok sayıda yayınevi de kitapları basmıştı. Şüphesiz ki kitapların düşük ücretle okurla buluşması oldukça olumlu bir şey. Ancak sadece ‘kâr’ düşüncesiyle hazırlanan kitaplar da ortada. Edebiyat dünyası, özensiz baskılardan ve edebi zevke dair ilkelerin yok sayılmasından şikâyetçi. Kalkan telifler üzerine yalnızca ticari kaygıların gözetildiğine dikkat çeken edebiyatçılarla konuya mercek tuttuk. Edebiyatçılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın eser koruma şartına uymadığına vurgu yapıyor.

Telif hakkı koruma süresinin her ülkenin kendi mevzuatına göre değiştiğini söyleyen Türkiye Yayıncılar Birliği Kurucu Başkanı Kenan Kocatürk, “Bazı eserler bir ülkede telif korumasından çıkarken, başka bir ülkede koruma süresi devam edebiliyor. İlim edebiyat eserleri için dünyada genel kabul gören uygulama, korumanın eser sahibinin hayatı boyunca ve ölümünden sonra 70 yıl devam etmesidir” diyor. Kocatürk sözlerini şöyle sürdürüyor: “Telif hakkı koruması, eserlerin, hak sahiplerinin isteği dışında kullanılmasını sınırlamakta; bu hakkın süreyle sınırlı olması da bilgiye ve kültürel mirasa erişim bakımından bir denge oluşturmaktadır. Bazı durumlarda, örneğin belli bir döneme ait eserlerin koruma süresinin uzatılması gibi özel düzenlemeler de yapılabilir. Edebiyat ve Sanat Eserlerinin Korunmasına İlişkin Bern Sözleşmesi ve pek çok ulusal mevzuat, anonim veya eser sahibinin ölümünden sonra alenileşmiş veya buna benzer, koruma süresinin eser sahibinin hayatı temel alınarak belirlenemeyeceği durumlar için de çeşitli şekillerde koruma süreleri belirlemektedir.”

Kocatürk, koruma süresi bittikten sonra eserlerin, uzmanlığı olmayanlar, hatta yalnızca telifsiz eserleri basan yayınevlerinin özensizce eserleri yayımlanması; yayıncılığa, kültürel mirasa ve edebi zevke dair ilkelerin yok kar-odakli-dusunce-eserleri-yipratiyor-825990-1.sayılması, sadece ticari çıkar gözetilmesini yanlış bulduklarını anlatıyor. Ayrıca bazı eserlerin alenileşmesinde Sabahattin Ali ve Nazım Hikmet örneğinde olduğu gibi ülkemizde yaşanan kitap yasaklamalarını düşündüğümüzde eser sahibinin ölümünün dışında alenileşme zamanının da değerlendirilmesi gerekir mi tartışmalarını da unutmamak gerektiğine vurgu yapıyor.

Kocatürk, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Ülkemizde Küçük Prens’le başlayıp Stefan Zweig, Sabahattin Ali’yle devam eden süreçte birçok yayıncı farklı gerekçelerle kitapları yayımladılar. Daha çok özensiz çeviri ve baskılardan dolayı şikâyetlerin artışıyla beraber farklı fiyatlardan okurlar eserlere ulaştılar.”

YASA UYGULANSA BİRÇOK YAYINCININ BAŞI DERDE GİRERkar-odakli-dusunce-eserleri-yipratiyor-825991-1.

Şair Metin Celal ise, koruma süresinin belli bir süre sonra bitmesiyle ilgili “Tamamen yanlış bir uygulama” yorumunda bulunuyor. “Eser sahipleri kitap yazmayıp ev alsaydı aileleri oturabilecekti. Ama onlar kitap yazıp kültüre katkıda bulundukları için telif hakları ellerinden gidiyor” diyen Celal, “Aslında Telif Hakları Yasası’nda eserin özgünlüğünü ve bütünlüğünü koruma şartı var. Ama Bakanlık uygulamıyor” siteminde bulunuyor. Yasa uygulandığı takdirde özellikle klasikleri basanlar başta olmak üzere birçok yayıncının başının derde gireceğini söylüyor. Celal, “Çok büyük tahrifatlar var. Sadece eserlerin manevi hakkı korunuyor. Onu koruma görevi de devlette ama o yönde bir tasarrufta bulunmuyorlar. Ama dünya çapında Bern Sözleşmesi var. Böyle olduğu için her yerde uygulanıyor” diye konuşuyor. Celal çözümü yasanın değiştirilmesinde bulduğunu söylüyor.

ORHAN VELİ’YE İLK BASKI KIRMIZI KEDİ’DEN

Şair Orhan Veli’nin eserlerinin 70 yıllık telif hakkı süresi 2020’yle birlikte sona erdi. İlk olarak Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından basılan Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın altı kitaplık ‘Orhan Veli Külliyatı’ okurla buluştu. Eserde Orhan Veli’nin daha önce kitaplarda yer almayan

annesine yazdığı ‘Annemin Ölümü’nden’ şiiri de bulunuyor.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol