birgün

24° PARÇALI AZ BULUTLU

SİYASET 03.07.2020 11:26

Karamollaoğlu’ndan “Sivas Katliamı sizi utandırmıyor mu?” sorusuna yanıt

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Sivas Katliamı'nın kendisini utandırıp utandırmadığına ilişkin soruya, "İnsanların ölmesi için böyle bir şey yapıldığı kanaatinde değilim. Ben bunu itham olarak görürüm. Niye beni utandırsın ki? Ben bunun ne sorumlusuyum ne de bu hadiselerin önüne geçmekle mükellef bir makamdaydım" yanıtını verdi.

Karamollaoğlu’ndan “Sivas Katliamı sizi utandırmıyor mu?” sorusuna yanıt

Haber Global'de ‘Jülide Ateş'le 40 dakika’ programına konuk olan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, yazar ve sanatçılardan oluşan 33 kişinin ve 2 otel görevlisinin Sivas'ta kaldığı otelde yakılarak öldürüldüğü katliama ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sivas’ta elinden geldiğini yaptığını ileri süren ve katliamın önlenmesi konusunda asıl sorumluların dönemin valisi ve emniyet müdürü olduğunu savunan Temel Karamollaoğlu, “Utanıyor musunuz” sorusuna ise olaydan dolayı ‘üzüntü duyduğunu ancak sorumluluğunun bulunmadığı’ yanıtını verdi.

'İNSANLARIN ÖLMESİ İÇİN YAPILDIĞI KANAATİNDE DEĞİLİM'

"İnsanların ölmesi için böyle bir şey yapıldığı kanaatinde değilim" şeklinde skandal bir ifade kullanan Karamollaoğlu, şu yanıtı verdi:

"Ben bunu itham olarak görürüm. Niye beni utandırsın ki? Ben bunun ne sorumlusuyum ne de bu hadiselerin önüne geçmekle mükellef bir makamdaydım. Belediye başkanıydım. Kimse valiye, emniyet müdürüne sormuyor bunu. Halbuki onların görevi meydana gelen bu hadiseleri önlemekti.Bu hadiselerin olmaması için tedbir almaktı, hiç alakası olmayan bir insan neden utanç duyacak? Bundan dolayı üzülüyor ve hayıflanıyorum neden önlemedi diye.

Ben o zaman konuşmaları takip etmemiştim ama şimdi çıkıyor. Yalvar yakar olmuşum insanlara karşı yapmayın etmeyin… Orada bir taşlama vs olmuş emniyet müdürü beni alıp götürdü. O zaman gençlere ‘yapmayın, etmeyin’ diye yalvarmama rağmen buna engel olamamışım.O zaman bütün medya bana saldırdı. İşin en üzücü tarafı sanırım Milliyet’teydi, itfaiyenin başındaki bir kişinin fotoğrafını çekti, Karamollaoğlu halkı kışkırtıyor diye yazdı. Sizde benim hiç mi fotoğrafım yoktu da bu adamın ben olmadığımı göremediniz? Bunların hepsi kasıtlı olarak Refah Partisi’ne saldırmak için bahaneydi.

Neden esas sorumlular hesaba çekilmiyor da bir belediye başkanı çekiliyor ki, ben bir fert olarak üzerime düşenden fazlasını yapmışım.Bu konular gündeme gelince benim o konuşmalarım da çıkınca bana telefon edip ‘Hakkını helal et’ diyen birçok insan oldu. ‘Siz kışkırttınız’ zannediyorduk dediler.

'ÖLEN ÖLMÜŞTÜR'

Öbür taraftan da bunu söylerken kimseyi itham etmekle söylemiyorum, ölen ölmüştür. İnsanların canı yanıyor bir şey diyemem. Katliam kasıtlı yapıyor bir şey diyemem.İnsanların ölmesi için böyle bir şey yapıldığı kanaatinde değilim. TV’lere bakınca gördüğüm manzara şuydu: Bir adam elinde benzin bidonu arabalara döküyor, perdeleri yakmaya çalışıyor o hengamede insanlar hayatlarını kaybediyor. Bir komplo varsa onu bulmaları gerekir."

'KATLİAMIN SORUMLUSU BENCE DERİN DEVLET'

“Sivas katliamının sorumlusu kim” sorusuna ise “Bence derin devlet” yanıtını veren Karamollaoğlu, şunları söyledi:

Ama kimse derin devletin kim olduğunu bilmiyor. Bu hadise çıkmadan iki gün önce aczmendi Sivas’ta ortaya çıktı. Bunlar dikkate alındığında bir şey var mı diye insanın aklına geliyor.1993 Türkiye’nin en karmaşık yılıdır. Özal hayatını kaybetti, Eşref Paşa’ya suikast o zaman düzenlendi. Bu hadiseyi kınamamak mümkün değil.”

Karamollaoğlu, “Katliamı önlemek için ne yaptınız” sorusuna da şu yanıtı verdi:

"Benden başka kimse çabalamadı. Ancak polis bana bağlı değil. Neden bunları onlara sormuyorsunuz? Ben görevden alındım. Ancak bu hadiseler karşısında yorum yapmaktan çekinmedim.15 gün önce Divriği’de terör hadiseleri gelmiş, bir hafta önce başka bir yerde başka bir hadise gelmiş. O gün orada Sivas’ta çevik kuvvet kalmamış. Bir komplo olduğu zaten belli."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız