Karanlığı halkların direnişi dağıtacak
Suriye’de yaşananlar iç siyaseti de yakından ilgilendiriyor. Grup toplantılarında DEM Parti ve MHP’den karşılıklı sert çıkışlar geldi. Sol partiler ise “Emperyalizmle kurulan her bağ, halkların geleceğine vurulmuş yeni bir zincirdir” dedi.

Politika Servisi
Suriye’de HTŞ güçlerin ABD ve İsrail’in yol vermesiyle SDG’nin elindeki bölgeleri ele geçirmesinin ardından bölgede değişen dengeler iç siyasette de geniş yankı buldu. Partilerin dünkü grup toplantılarının ana gündemi Suriye’deki gelişmeler oldu. Sürecin öne çıkan aktörlerinden yapılan açıklamalar çözüm tartışmalarının nereye evrileceği sorusunu akıllara getirdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, "Şam'ın güvenliği Ankara'nın güvenliğidir" mesajını verdi. Terörsüz Türkiye sürecinin hayati olduğunu söyleyen Bahçeli, “Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlilerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG ve YPG, kapsamlı bir süpürme harekâtıyla tutulduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak defedilmiştir. Son gelişmeler hem Suriye hem de bölge ülkeleri ve Türkiye’miz adına son derece müsbet ve kayda değerdir. YPG terördür, Kürtlerle ilgisi yoktur. Fırat'ın batısı değil doğusu da terörden temizlenmelidir” diye konuştu.
***
HASSASİYET DUYUYOUZ
CHP Lideri Özgür Özel ise partisinin grup toplantısında konuya ilişkin şunları ifade etti: "Suriye'de akrabalarımız olan Kürtler için hassasiyet duyuyoruz, akrabalarımız olan Suriye’deki Aleviler için hassasiyet duyuyor, endişe duyuyoruz. Suriye’deki Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, Dürzileri ve Alevileri kardeşimiz, akrabamız, komşumuz, ayrılmaz parçamız olarak görüyoruz. Diplomasiye, masada oturmaya ve herkesin verdiği sözleri tutmasına önem veriyoruz. Gerilim ortamının kimseye kazandırmayacağı görülmelidir. Saldırgan söylemlerin tamamını reddediyoruz. Yeniden Kürt eşittir terörist şeklinde söylem oluşturmaya çalışanlara Türkiye’deki Kürt kardeşlerimizi de Suriye’deki akrabalarını da incitmeyin diyoruz."
***

BAHÇELİ’YE SERT YANIT
DEM Parti ise Suriye'de geçici yönetim HTŞ ve beraberindeki güçlerin SDG'ye ve Kürt mahallelerine yönelik saldırılarına karşı bu hafta ki grup toplantısını Kamışlı sınırında bulunan Nusaybin'de gerçekleştirdi. Toplantı öncesi DEM Partili vekiller ve beraberindeki kitle, Demiryolu Kavşağı’nda toplandı. Kitle, Eş Genel Başkanlar Hatimoğulları ve Bakırhan'la birlikte Sınır Parkı'na yürüdü. Yürüyüşün ardından halka açık yapılan grup toplantısında konuşan Hatimoğulları, "HTŞ'yi destekleyenler bu süreci sabote ediyor" dedi. Bakırhan ise Bahçeli'nin "SDG Kürtleri temsil etmiyor" sözlerine "Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor. Özerk yönetim oradaki bütün halkları temsil ediyor. Bu hükmü siz veremezsiniz. Sandığı koysanız bu toplumun rızasını alabilir misiniz? Alamazsınız" şeklinde yanıt verdi.
Grup toplantısının ardından kitle, Kamışlı sınırına doğru yürüyüşe geçti. Sınırda bulunan tel örgüleri aşan onlarca kişi, Kamışlı'ya geçti. Barikatları aşan bir grup, Türkiye-Suriye sınır hattında dikili Türkiye bayrağını indirdi. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan,"Bayrak indirme olayı bizleri derinden üzmüştür. Partimizin bayrakla ilgili herhangi bir sorunu yoktur" açıklaması yaptı.
***
SİYASAL İSLAMCI FAŞİZMİ YENECEĞİZ
SOL Parti: Suriye’de emperyalist yıkım planları, halkların yaşamları üzerine basarak sürdürülüyor. Halkları bölerek yönetmeye dayanan bu emperyalist strateji, yıkım ve kan dışında hiçbir sonuç üretmemektedir. Bu katliamlar karşısında, kimi sözde muhalif çevrelerin milliyetçi bir körlükle HTŞ çetesinin saldırılarını meşrulaştıran tutumları, ülkemizde gerici karanlığın büyütülmesine hizmet etmekten başka bir anlam taşımamaktadır. ABD emperyalizmine yaslanarak, iş birlikçi gerici rejimlerle uzlaşarak halklar lehine hiçbir kazanım elde edilemeyeceği açıktır. Emperyalizmle kurulan her bağ, halkların geleceğine vurulmuş yeni bir zincirdir. SOL Parti; Suriye’de cihatçı çetelerin Kürtler, Aleviler başta olmak üzere tüm halklara yönelik saldırı ve katliamlarının durdurulması için, direnenlerle omuz omuza mücadele edecektir. Bu karanlığı dağıtacak olan, halkların örgütlü ve birleşik mücadelesidir. Halkların kendi kaderlerini belirleyeceği; özgür, demokratik bir gelecek için, emperyalizme ve iş birlikçi siyasal İslamcı faşizme karşı birleşerek mücadele edeceğiz. Demokrasi, özgürlük ve barışı kazanmak için; Kürt, Türk, Alevi, Sünni tüm halkların ve emekçilerin birleşik mücadelesiyle başaracağız.
TKP: ABD, İngiltere, İsrail, Türkiye başta olmak üzere, geniş bir koalisyonun katıldığı bir uluslararası operasyonla iç savaşa sürüklenen, ardından HTŞ denen çeteye teslim edilen Suriye’de etnik kimlik ve mezhep temelli kanlı hesaplaşmaların yeni bir evresi başlamıştır. Emperyalizme ve sömürüye karşı eşitlikçi bir Cumhuriyet için, laiklik için hep birlikte ayağa kalkmaktan başka çıkış yolu yoktur.
EMEP: Rojava’nın statüsünü dağıtmak için ABD’nin önünde şimdi hazır ola geçen IŞİD güçleri; hala IŞİD’le mücadele sürdürerek onunla işbirliği yapan ABD emperyalizmi; silahlı çeteleri teşvik, Şara’yı kardeş ilan eden Türkiye yönetimi; gerici Ortadoğu diktatörlükleri hep birlikte Rojava’ya çullanmış durumdalar. Rojava Rojavalılarındır ve bölgenin kaderini bölgede yaşayan tüm halklar tayin etmelidir.
HDK: Bugün Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Tüm demokrasi güçlerini ve uluslararası kamuoyunu Rojava halklarının iradesine sahip çıkmaya, dayanışmayı yükseltmeye çağırıyoruz. Emperyalizmin ve bölgesel güçlerin Ortadoğu halklarının boğazlaşmasından medet umduğu yerde, IŞİD artıklarına karşı öz savunmayı büyüten Kürt halkının direnişini selamlıyoruz.
***
SALDIRILAR DERHAL DURSUN
Suriye Ordusu ve Şam destekli grupların Rojava’ya yönelik başlattığı saldırılara karşı, Erbil’de binlerce kişinin katılımıyla dayanışma mitingi düzenlendi. Tarihi Erbil Kalesi önünde bir araya gelen kitle, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ve Rojava halkına destek sloganları attı. Erbil Kalesi önündeki meydanı dolduran binlerce kişi Kürt birliğine dikkat çekti. Rojava’da yaşanan saldırıların tüm Kürt halkının iradesine yönelik olduğunu vurguladı. Kalabalık, ellerinde taşıdıkları döviz ve pankartlarla saldırıların derhal durdurulması talebinde bulundu. Öte yandan Dersim Emek ve Demokrasi Platformu da Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etti. Sanat Sokağı’nda düzenlenen basın açıklamasında, saldırıların derhal durdurulması çağrısı yapıldı.


