Karanlık zamanlarda sosyalizm tek umut
Dünyanın "en kalabalık demokrasisi" Hindistan’da oy verme işlemi sürüyor. Hindistan Komünist Partisi (Marksist) Politbüro Üyesi Vijayaraghavan, Modi’nin yıkıcı dil kullandığını söylüyor. Vijayaraghavan, solun örgütlediği hareketlerin zaferinin kendilerine desteği artırdığını belirterek şöyle diyor: Bu karanlık zamanlarda sosyalizm herkes için tek umut ışığı.

Semiha DURAK-Londra
Hint milliyetçisi popülist sağcı Narendra Modi’nin demir yumrukla yönettiği dünyanın "en kalabalık demokrasisi" Hindistan’da oy verme işlemi sürüyor. 19 Nisan’da başlayıp 1 Haziran'a kadar sürecek seçimler kapsamında yaklaşık 968 milyon seçmen, Halk Meclisi üyelerini belirlemek için oy kullanıyor. Hindistan Komünist Partisi (Marksist) CPI(M) Politbüro Üyesi A. Vijayaraghavan ile konuştuk. Aynı zamanda Kerala Eyaleti milletvekili adayı olan da olan Vijayaraghavan Tarım İşçileri Sendikası Başkanlığını da sürsürüyor. A.Vijayaraghavan ile Hindistan’daki seçimleri konuştuk.
SEKÜLER YAŞAMIN DÜŞMANI
Modi'nin üçüncü kez iktidar olma stratejisini ve taktiklerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son on yıldır, Hindutva ideolojisini benimseyen BJP Partisi, Hindistan gibi çok sesli bir ülkede yıkıcı bir politika uyguluyor. Hindistan toplumunun seküler dokusu acımasızca parçalanmış ve Hindistan anayasası tarafından desteklenen demokratik ve seküler değerler ciddi şekilde tehdit altına alınmış durumda. BJP liderliğindeki Ulusal Demokratik İttifakı (NDA), Hindistan halkının geçim koşularını olumsuz etkileyen neoliberal politikalar uyguluyor. Bununla birlikte, güçlü bir şekilde yayılmış olan Hindutva ideolojisi insanlar arasında büyük ölçüde bölünmeye neden oldu ve toplumsal kutuplaşmayı hızlandırdı.
Yıkılan Babri Masjid'in yerine Ram Tapınağı'nın inşası, anayasanın 370. maddesi uyarınca Jammu Keşmir'in özel statüsünün iptali ve Vatandaşlık Değişiklik Yasası gibi hamleler, özellikle Müslümanlar olmak üzere azınlıklar arasında güvensizlik duygusu yarattı. Siyasi rakiplerden Delhi Başbakanı Aravind Kejriwal tutuklanmasının yanı sıra, merkezi hükümetin kurumları olan Mali Suçları Araştırma Kurulu ve Gelir İdaresi Başkanlığı gibi kurumlar, muhalefet partilerini sindirmek için kullanıldı. İktidar partisinin politikalarına meydan okuyan siyasi partilerin banka hesaplarına el konuldu. Hükümetin diktatörce otoriter tutumu ve faşist eğilimleri giderek daha açık hale geldi ve toplum, iktidardaki partilerin bu bölücü tavrından çok zarar gördü. 2024 seçimleri, halkın Narendra Modi ve hükümetine karşı hoşnutsuzluğunun en yoğun olduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Birçok eyalette, özellikle Uttar Pradesh, Bihar, Maharashtra ve Tamil Nadu gibi büyük eyaletlerde, INDIA ittifakı, yani muhalefet ittifakı büyük popülerlik kazandı. Hindistan'ın Güney bölgelerindeki eyaletlerde, BJP'nin önceki etkisi yok. BJP'nin daha önce beklediği gibi 400 milletvekili kazanma umudu ve güveni büyük ölçüde azaldı. Başbakan, kendine güvenini kaybettikçe azınlıklara karşı her geçen gün daha fazla bölücü bir dil ve imalar kullanmaya başladı.

KERALA SOLUN KALESİ
Kerala (Palakkad) eyaletinden milletvekili adayı olarak, bölgenizdeki seçimlerin Hindistan siyaseti üzerindeki etkisi hakkında ne söylersiniz?
Hindistan'ın en güney eyaleti olan Kerala, her zaman sol ve demokratik değerleri benimsemiş ve dünyanın farklı yerlerinden sosyologların ve ekonomistlerin dikkatini çeken alternatif bir kalkınma modeli geliştirmiş olan bir yer. Sağlık ve eğitim sektörlerine yapılan müdahaleler ve bu sektörlerde elde edilen önemli başarılar örnek teşkil ediyor. Aday olduğum Palakkad seçim bölgesinde, sol, Kerala'daki LDF (Sol Demokratik Cephe) hükümeti tarafından izlenen insan odaklı ve alternatif kalkınma modelinin kendine özgü önemli özelliklerini açıklamaya, göstermeye çalıştı. Kerala’da toplumun seküler temelleri sağlam kalmaya devam etti, cemaatçi güçler ne kadar zorlarsa zorlasın yok edilemedi. Palakkad seçim bölgesi azınlıkların yoğun olduğu bir bölge. Çiftçiler ve tarım işçileri nüfusun büyük bir kısmını oluşturuyor. Seçim kampanyaları sırasında, onların yaşamları ve geçim kaynaklarıyla ilgili sorunları vurguladık. Kesinlikle bizimle birlikte duracaklarına inanıyoruz.
Seçim kampanyalarının da gündeminde olan, Hindistan'da servet dağılımı ve kast sayımı etrafında dönen tartışmayı açıklayabilir misiniz?
BJP, 2021'de yapılması gereken nüfus sayımını henüz gerçekleştirmedi. Kast sistemine dayalı ayrımcılıklar, Hindistan'da hala devam ettiği ve Hint nüfusunun çoğunluğu alt kastlara ait olduğu için genel anlamda bir kast sayımı talebi vardı. Üst kastların çıkarlarını koruyan BJP, kast hiyerarşisinde yer alan adaletsizliği ele almak veya hafifletmek istemediği için kast sayımı konusunda tam bir sessizlik içinde. BJP Hükümeti tarafından izlenen halka karşı ekonomik politikalar, özellikle gıda maddelerinin fiyatlarının artması ve ciddi işsizlik nedeniyle, ekonomik olarak fakir olan alt kastın yaşamları üzerinde derin izler oluşturdu. Zenginler ile fakirler arasındaki uçurum gün geçtikçe derinleşiyor. BJP, hem ekonomik hem sosyal olarak marjinalleştirilmiş kesimlere adalet sağlama ihtiyacını ele almakta isteksiz.
Seçim kampanyaları gündemindeki bir diğer tartışma konusu da Vatandaşlık Yasasıydı. Bu konu ne durumda?
Hindu oylarını sağlamlaştırmak için bir hamleydi ama fazla destek toplayamadı, tersine, Hindu fundamentalizmine karşı olan güçler arasında daha fazla birlik yaratmaya katkıda bulundu Ayodhya'daki tapınağın inşası da Hindu duygularını harekete geçirme girişimiydi ancak proje beklenen ilgiyi görmedi ve bu da Sangh Parıvar kampında hayal kırıklığı yarattı.
Modi'nin, Hindistan'ı 2047’ye dek "gelişmiş bir ulus” haline getirme gibi vaatlerini halk nasıl karşılıyor?
BJP hükümeti tarafından uygulanan zengin dostu politikalar, ortalama Hint vatandaşlarının yaşam koşullarını büyük ölçüde etkiledi ve gelirleri son otuz yılda en düşük seviyeye indi. Bu tür politikalardan yararlananlar, milyarderlerden ve uluslararası büyük şirketlerden oluşan çok küçük bir azınlıktı. Orta ve işçi sınıfının yaşam hakları gasp edildi. Hint Parlamentosunda, çiftçi topluluğuna ve işçilere tamamen karşı olan birçok yasa çıkarıldı. Halkın yaşadığı bu hayal kırıklıkları seçim kampanyalarına da yansıdı ve BJP'nin Hindutva milliyetçiliğinin özellikle Haryana ve Punjab gibi, Hindistan’ın önemli topraklarındaki çiftçiler arasında giderek yalıtılmasına neden oldu. Bu politikalar, BJP'nin 2019 seçimlerinde ezici bir çoğunlukla seçildiği ulusal başkent Delhi dahil, Kuzey Hindistan eyaletlerinde BJP'nin popülaritesini olumsuz etkiledi. Hindistan'daki orta sınıf kesimler, BJP'nin Hindistan'ın ekonomik ilerlemesine ilişkin iddialarının boş ve asılsız olduğunun farkına vardılar.
Seçim sonuçları konusunda Hindistan Komünist Partisi (Marksist) ve sol adına iyimser misiniz?
Hindistan'daki sol güçler son iki parlamento seçiminde bazı seçim başarısızlıkları yaşamıştı. Ancak şimdi, BJP'nin halk karşıtı politikalarına karşı sol güçler tarafından örgütlenen mücadeleler ve özellikle köylü mücadelelerinin görkemli zaferi sonrasında, sol partiler kitlesel desteklerini artırmayı başardılar. Sol, ülke genelinde BJP karşıtı güçlerin harekete geçirilmesinde önemli bir rol oynadı ve mevcut seçimlerde Hindistan Parlamentosu'ndaki milletvekili sayısında önemli bir artış bekliyor.
INDIA ittifakının kurulması, muhalefet partileri tarafından BJP'ye meydan okuma çabasında önemli bir hamle olarak görülüyor. Seçim sonuçları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?
INDIA ittifakı yani BJP'ye karşı olan partiler arasındaki ittifak, iktidardaki BJP'ye karşı bir ivme yaratmayı başardı ve BJP için seçim başarısızlığının kesin işaretleri var. Komünist partiler, Kerala ve Batı Bengal gibi kuvvetli kalelerinden daha fazla milletvekilliği bekliyorlar. Bihar, Tamilnadu ve Rajasthan'dan da milletvekili çıkarmayı bekliyorlar.
Narendra Modi Hükümeti'nin izlediği politikaların ABD ve İsrail yanlısı olduğu ortaya çıktı ve bu, Hindistan'ın ulusal bağımsızlık günlerinden beri izlediği politikalardan bir sapmaydı. Bağlantısızlar hareketinin ve antiemperyalist güçlerin şampiyonu olarak Hindistan'ın imajını zedeledi. Sol ve müttefik güçler, BJP'nin kendisini ABD emperyalizminin stratejik müttefiki olma çabalarını ifşa etmeyi başardı. BJP için öngörülen seçim başarısızlığı, BJP rejimi döneminde eksikliğini yaşadığımız, dünyanın mücadele eden halkları ve ilerici güçleriyle dayanışmanın o eski ihtişamını yeniden yakalayacağına inanıyorum.
İçinden geçtiğimiz bu karanlık zamanlarda sosyalist olmak neden önemli?
Hint solu, özellikle de CPI-M, sosyalizmin emekçi çoğunluk için tek alternatif olduğunu ve ezilen sınıfların haklarını güvence altına alma mücadelesinin adil bir toplum inşa etmenin doğru yolunu açtığını her zaman vurguladı. Bu karanlık zamanlarda sosyalizm, herkese onurlu bir yaşam hakkı tanınmasını sağlayacak tek umut ışığıdır. Hindistan'da sağcı BJP'yi iktidardan uzaklaştıracak mevcut seçimlerin sonuçları, bu yönde ilerleme çabalarımızda önemli bir sıçrama yaratacak.


