Kararlar kanunlaşamıyor!

02.10.2019 23:33 YAŞAM
Hayvanlara karşı işlenen suçlara verilen cezalar yetersiz ve caydırıcılıktan uzak. HAYTAP Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan, “Alınan kararlar kanunlaşma aşamasına geldiğinde belediyeler ve bakanlıklar sorumluluk almamak için topu birbirine atıyor” ifadelerini kullandı.

DİLARA ŞİMŞEK

Yarın 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü. Ancak Türkiye’de hayvan hakları konusunda oldukça yetersiz bir hukuki altyapı söz konusu.

Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla konuştuğumuz Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan, “Güzel kararlar alınıyor ama kanunlaşma aşamasına geldiğinde devlet kurumlarında engel çıkıyor. Çünkü belediyeler ve bakanlıklar sorumluluk almamak için topu birbirine atıyor” diye konuştu.

HAYTAP olarak önceliklerinin hayvanların güvencelerinin yasalarla koruma altına alınması olduğuna değinen Sayılgan, alınan kararların kanunlaşma boyutuna geldiğinde sorunlar yaşandığına dikkat çekti. Sayılgan, TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı raporda tavsiye niteliğinde güzel kararların çıktığını söyleyerek “Bu kadar güzel hazırlanan bu raporun kanuna yansıyıp yansımayacağına emin değiliz. Kararların kanunlaşma aşamasına geldiğinde devlet kurumlarında engel çıkıyor. Çünkü belediyeler ve bakanlıklar sorumluluk almamak için topu birbirine atıyor” dedi.

HAYVANA TECAVÜZ CİDDİ BOYUTTA

Sayılgan, hayvana şiddetin ceza kanunu kapsamasına girmesi konusunda en büyük çekincenin Adalet Bakanlığı’ndan geldiğinin altını çizerek şu çarpıcı açıklamada bulundu: “Bakanlık, Anadolu’da ve kırsal yörelerde hayvana tecavüz çok ciddi boyutta olduğu için hapishanelerde yer olmadığını söylüyor. Hayvana şiddet ve tecavüzün ceza kanunu kapsamına girmesi durumunda ciddi bir sıkıntıyla karşılaşacaklarını düşünüyorlar.”

Atlı fayton sorununa da değinen Sayılgan, Adalar’ı etkisi altına alan bir çetenin olduğunu ve arkada büyük rant döndüğü için Adalar’da fayton sorununun önüne geçilemediğini vurguladı. Her yıl en az 400 atın öldüğünü dile getiren Sayılgan, “Adalar’da bin 300’e yakın at çalışıyor. İnsan sömürüsü de var. 13-14 yaşındaki çocuklar ahırlarda bu hayvanlarla birlikte yatıyor. Akülü, elektrikli araçlar getirilebilecekken neden arabanın önünde at koşturacak diye ısrarı anlamıyoruz” ifadelerinde bulundu.

HAYVAN HAKLARI ÖĞRETİLMELİ

Okullarda hayvan sevgisi eğitiminin verilmesini anlatan Sayılgan, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Geçen sene Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmemiz oldu. Hayvan sevgisinin müfredata eklenmesi konusunda sıcak baktılar. Bu konuda önemli nokta sevgiden ziyade hayvanların haklarının olduğunun öğretilmesi lazım. Hayvanların eşya hukukundan çıkması, haklarının tanınmasıyla ilgili bilinçlendirici eğitim verilmesi gerekiyor.”