birgün

24° HAFİF YAĞMUR

SPOR 24.09.2018 23:20
author

Kartal 1 puandan memnun

Kartal 1 puandan memnun

Tüm Beşiktaş muhabirleri Şenol Güneş’in forvette Babel ile başlayacağı konusunda hem fikir olurken merak edilen tecrübeli teknik adamın cezalı Medel’in yokluğunda nasıl bir orta saha kurgusuyla maça başlayacağıydı. Güneş herkesi şaşırtarak orta alanda Atiba, Tolgay, Oğuzhan üçlüsünü tercih etmiş, oynadığı oyunla göz dolduran ve takıma alışmaya başlayan Adem Ljajic’i hamle oyuncusu olarak yanında oturtmayı tercih etmişti. Son dört sezonda Beşiktaş orta sahasının vazgeçilmezi olan Atiba, bu sezon ilk kez ilk on birdeydi. Teknik direktörlerin muhtemel galibiyetten aslan payını almak için önemli maçlarda sahaya sürpriz kadrolar sürme hastalığı Şenol Güneş’e de tesir etmişti. Bunun sebebinin teknik direktörlük kariyeri boyunca Kadıköy’e 24 kez gelen Güneş’in bu maçlardan sadece birinde galibiyetle ayrılması olduğunu ancak kâğıt üzerinde favori olan Beşiktaş’ın kazanmak için rakibini şaşırtmayı denemektense sinirlerine hâkim olup, her zamanki oyununu oynaması gerektiğini ve her zamanki oyunda da Babel’in etkili olduğu sol çizgide, Ljajic’in ise sahada olması gerektiğini düşünürken Fırat Aydınus başlama düdüğünü çalarak kimin haklı çıkartacağını gösterecek 90 dakikayı başlattı.

Şenol Güneş muhtemeldir ki rakibinin maça baskılı başlayacağını düşünerek böyle bir kadroyu sahaya sürmüştü. Zira önceliği maçın ilk bölümünü gol yemeden atlatmaktı. İlk 40 dakikayı gol yemeden atlatmış olsa da bunun temel sebebi Beşiktaş’ın sahaya çıkan kadrosundan ziyade Fenerbahçe’nin yakaladığı pozisyonlardaki müsrifliğiydi. Aynı zaman diliminde Beşiktaş üçüncü bölgede hiç set hücumu yapamazken sadece Fenerbahçe savunmasına topla çıkmaya çalışırken baskı kurarak kazandığı toplarla skor üretmeye çabalıyordu. Zira Babel rakip stoperlerinin arasında etkisiz kalıyor ve Beşiktaş topu rakip alanda tutmayı başaramıyordu. Ancak 40. dakikada Hollandalı yıldız şapkasından tavşan çıkartıyor ve Neustadher’in sektirdiği topa ceza sahasının dışından dönerek kaleciyi çaresiz bırakan harika bir vuruş yapıyordu. Babel’in kariyeri boyunca ortada pozisyon yokken attığı goller Zappa’nın “Sanat, hiçbir şeyden bir şeyler yapıp onu satmaktır” lafını aklıma getiriyor ve Fırat Aydınus ilk yarıyı bitiriyordu.

Babel’in imkansızlığı açısından Beşiktaş’ın Kadıköy’de son galibiyetini aldığı tarihi maçta Koray Avcı’nın galibiyeti getiren vuruşunu hatırlatan golü Fenerbahçeli futbolcuların zaten kırılgan olan özgüvenini ne kadar zedelediği ikinci yarının başlamasıyla ortaya çıktı. Artık sahada topun kontrolünü ele geçirmiş ve rakip yarı alanda daha fazla gözüken bir Beşiktaş, oyun iştahını kaybetmiş bir Fenerbahçe vardı. Top Beşiktaş’ta kaldığı sürece hem rakip taraftarlar ve futbolcular galibiyete olan inancını kaybediyor, hem de Beşiktaş farkı ikiye çıkartacak fırsatlar yakalıyordu. Kadıköy’de 14 maçtır kazanamayan Beşiktaş bu özleme son vermeye çok yaklaşmıştı. Galibiyet için geriye sadece Cocu’nun yapacağı hamlelere doğru cevapları vermek kalıyordu. Şenol Güneş rakip meslektaşının ilk iki hamlesini bekliyor ve ardından 69’da iki oyuncu değişikliği birden yapıyordu. Sarı kartı olan Oğuzhan’ın yerine Ljajic, sahadaki en etkisiz oyuncu Lens’in yerine de Larin’i oyuna alıyordu. Bu değişikliklerin sahadaki karşılığını göremeden Fenerbahçe’nin beraberlik sayısı geldi. İşler kötü giderken gol bulma sırası Fenerbahçe’ye gelmişti.

Bu golün ardından her iki takım da oyun disiplininden uzaklaşınca maçın son bölümünde orta sahaların çok kolay geçildiği ve topun iki kale arasında gidip geldiği bir oyun izlemeye başladık. Her iki takım da galip gelerek şampiyonluk yarışındaki rakiplerinin puan kaybettiği haftanın kazananı olmayı arzuluyordu. Ancak iki takım da skor üretmeye muvaffak olamayınca maç 1-1 sona eriyordu. Şenol Güneş’in uzatma dakikalarında Quaresma’nın yerine Necip’i oyuna alarak skordan memnun olduğunu gösteriyor, Beşiktaş 2005’ten beri süregelen galibiyet özlemine son veremese de rakibi ile arasındaki puan farkını korumayı başarıyordu. Yine de Beşiktaşlı futbolseverler rakiplerini bu kadar kötü dönemde yakalamışken ve her şey istedikleri gibi giderken galip gelememenin hafif üzüntüsünü yaşıyordu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız