Google Play Store
App Store

Bolu Kartalkaya'da 78 kişinin yaşamını yitirdiği otel yangınına ilişkin 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasının üçüncü celsesi bugün yapılıyor. Grand Kartal Otel Müdür Yardımcısı Zeki Yılmaz, şirket avukatlarıyla verdiği kolluk ifadesini kabul etmediğini söyledi. Yılmaz: "Bakanlık yetkilileri denetimde yangın alarmının çalışıp çalışmadığını kontrol etmedi” dedi.

Kartalkaya faciası duruşmasında 3. gün: "Bakanlık yetkilileri denetimde yangın alarmını kontrol etmedi"

Ebru ÇELİK

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19'u tutuklu 32 sanığın yargılandığı dava sürüyor.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen davanın 3. gündeki duruşmasına, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katılıyor.

Salonun içi ve çevresinde kolluk kuvvetlerince geniş güvenlik önlemi alındı, yerleşke etrafındaki cadde ve sokaklar trafiğe kapatıldı.

Davanın üçüncü günü ise bugün muhasebeci sanık Mehmet Salun’un sorgusu ile 09.30'da başladı.

Müşteki vekillerinin sorularını yanıtlayan Salun, yaklaşık son bir yıldır muhasebe evrakları arasında iş sağlığı ve güvenliği (İSG) önlemlerine ilişkin herhangi bir harcama faturası görmediğini ifade etti.

KOLLUK İFADESİNİ REDDETTİ

Kartalkaya’da yaşanan yangın faciasına ilişkin davada, sanık Zeki Yılmaz’ın çapraz sorgusu tamamlandı. Otelde resepsiyon görevlisi olarak çalışan Yılmaz, sorgu boyunca birçok konuda bilgisiz olduğunu belirtti. Kendisi adına düzenlenmiş iş sağlığı ve güvenliği belgelerinden habersiz olduğunu söyleyen Yılmaz, acil durum eylem planında isminin yer aldığını da duruşmada öğrendiğini dile getirdi.

Yılmaz, yangın panelinin sezon başında çalışır durumda olduğunu, sonrasında yaşanan arızadan haberi olmadığını ifade etti. Paneldeki hatalar nedeniyle herhangi bir uyarı alıp almadığı sorulduğunda ise “Hatırlamıyorum” yanıtını verdi. Yangının çıktığı gün ilk olarak kendisinin aranmasını ise “Resepsiyonda çalıştığım için olabilir” sözleriyle açıkladı.

Sanığın, iş güvenliği eğitimi alıp almadığı sorulduğunda ise “Hayır, almadım” cevabını vermesi, ancak buna rağmen adına düzenlenmiş bir eğitim belgesinin bulunması, duruşmada dikkat çeken noktalardan biri oldu. Belgenin sahte olup olmadığının sorulması üzerine Yılmaz, “Bilmiyorum” dedi. Acil durum eylem planının yıllardır otelde asılı olduğunu, üzerinde kendi ismi ve telefonu olmasına rağmen bunu hiç fark etmediğini ya da sorgulamadığını da sözlerine ekledi.

Yılmaz’ın, otel yönetiminden kimleri “patron” olarak gördüğü sorulduğunda, “Emir Aras ve Halit Ergül” yanıtını verdi. Otel sahibi ailenin diğer fertleriyle ilgili sorulara ise çocuklarının okul sebebiyle gelip gittiklerini söyleyerek yanıt verdi. Yangın günü herhangi bir müdahalede bulunmamasıyla ilgili sorulara sessiz kalan Yılmaz, üzerine kayıtlı belge ve sorumluluklara ilişkin olarak ise, “Eğitim almadım, bilemedim” diyerek kendini savundu.

Zeki Yılmaz, şirket avukatlarıyla verdiği kolluk ifadesini kabul etmediğini, acil durum eylem planı evrakında yer alan isminin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, kendisinin iddia edilen yetkilerin hiçbirine sahip olmadığını söyledi.

Yılmaz, "Bakanlık yetkilileri denetimde yangın alarmının çalışıp çalışmadığını kontrol etmedi” dedi.

Çapraz sorgunun tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti, bir sonraki sanık olan Grand Kartal Otel’in yönetim kurulu üyesi Halit Ergül’ün kızı Ceyda Hacıbekiroğlu’nu kürsüye çağırdı.

“BEN SADECE TATİL İÇİN ORADAYDIM”

Sonrasında yönetim kurulu üyesi olan sanık Ceyda Hacıbekiroğlu kürsüye çıkarak savunmasını verdi.

Sanık, yangın sırasında yaşadıklarını detaylı şekilde anlatırken, “Tutuklanmam çocuklarımda travma yarattı” sözleri salondaki mağdur ailelerin büyük tepkisini çekti.

Sanık Ceyda Hacıbekiroğlu’nun ifadesinden öne çıkanlar:

“İlk bağırışları duyduğumda eğlence sandım. Kulağım tam duymuyordu. Sonra yardımcım yangın olduğunu söyledi. Ardından annemi aradım. O da uyanmıştı, ‘Sakın dışarı çıkma, kapının altına havlu koy’ dedi. Daha sonra tekrar aradım, bu kez ‘Camı aç’ dedi. Camı tahta çekiçle kırdım ama çift cammış, kıramadım. O sırada başka bir misafir dışarı çıkmıştı, o yardımcı oldu. Çocuklarımla birlikte sundurmaya çıktık, sonra merdivenle indirildik.

Annem beni tekrar aradı, ‘İyiyim, beni merak etme’ dedi ve telefonu kapattı. Mini kulüpteki çocuklar Kartal Otele geçmişti, ben de oraya gittim. Annem de oradaydı. Yüzümde kan vardı, ellerim kesilmiş ama fark etmemiştim. Diğer arkadaşlarım da oradaydı. Sokakta yalnız başına bir çocuk gördüm, ‘Annemi arıyorum’ diyordu. Kayak hocasıyla birlikte onu Kartal Otele götürdük.

Daha sonra annesini bulurum diye otele girdim, ismini öğrendim, çocuklarını gösterdim, annesi teşekkür etti. İtfaiyeyi aradım, ‘Ekipler yolda’ dediler. İlk gelen polis ve iki itfaiye aracından sadece birinde merdiven vardı. Annem beni aradı, yangının Kartal Otele sıçrama ihtimaline karşı başka bir otele geçtik.

Elimizle tuz döktük çünkü itfaiye aracı ilerleyemiyordu. Arka tarafta branda açıldı, biri atladı. Araç geri geri çıktı, lastikleri uygun değilmiş. Kayak hocası, yangın garaja sıçrarsa daha büyür diye söyledi, araçların çekilmesini istemiş. Ben de ablama sordum. Sonra eşim İstanbul’dan geldi, çocuklarımı aldı. Ben orada yaşamıyorum, sadece sömestr tatili için gitmiştim. Bu otel açıldığında 7 yaşındaydım. 5 kişilik yönetim kurulu şartı olduğu için beni de yönetim kurulu üyesi yaptılar. Evliyim, 2 çocuğum var. Sadece tatil için otelde bulunuyordum. Tutuklanmam çocuklarımda travma yarattı.”

Hacıbekiroğlu ile mahkeme başkanı arasında geçen diyalog ise şu şekilde: 

Mahkeme Başkanı: İtfaiye raporundan haberin var mı?

Sanık Ceyda Hacıbekiroğlu: Hayır.

Mahkeme Başkanı: Otelde yangın sistemi var mıydı?

Sanık Ceyda Hacıbekiroğlu: Odalarda vardı, görüyordum.

Mahkeme Başkanı: Elif Aras ne iş yapar?

Sanık Ceyda Hacıbekiroğlu: Herhangi bir söz sahibi değildir.

Mahkeme Başkanı: Emine Mürtezaoğlu?

Sanık Ceyda Hacıbekiroğlu: İstanbul’da bize yardımcı olur.

Mahkeme Başkanı: Otelde yetkin var mı?

Sanık Ceyda Hacıbekiroğlu: Hayır, herhangi bir yetkim yok.

SANIKLAR: KARINCAYI BİLE İNCİTMEYİZ

Duruşma 13.30'da öğle arası verdi.

Arada avukat Nihan Ece Mercan Hasarpa BirGün'e konuştu.

Mühendis Alp Mercan'ın ablası ve arkadaşı olan Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi Yiğit Gençbay'ın avukatı Nihan Ece Mercan Hasarpa, duruşmanın 3. gününde sanıkların 'Biz asla bir karıncayı bile incitecek insanlar değiliz' demelerine tepki göstererek, "Bunu, 78 kişiyi göz göre göre öldürdükleri, 130’dan fazla kişiyi yaraladıkları ve onlarca ailenin hayatını mahvettikleri halde söyleyebiliyorlar" dedi.

Mercan Hasarpa, "Bugün sanıkların dinlenmesine devam ediyoruz. Sanıklardan biri, aileden Ceyda Hacıbekiroğlu, yani sanıklardan birinin kızı, ifade verdi. Ancak maalesef yine 'Görmedim, duymadım, bilmiyorum' şeklindeki klasik savunmalara devam ettiler.

Bununla birlikte, sanıklar ve vekilleri, duruşmanın seyrini değiştirecek şekilde yeni bir taktik izlemeye başladılar. Mağdur yakınlarını tahrik etmeye yönelik ifadeler ve davranışlar sergiliyorlar. Örneğin, “Biz asla bir karıncayı bile incitecek insanlar değiliz,” diyebiliyorlar. Bunu, 78 kişiyi göz göre göre öldürdükleri, 130’dan fazla kişiyi yaraladıkları ve onlarca ailenin hayatını mahvettikleri halde söyleyebiliyorlar" diye konuştu.

"BU CESARETİ NEREDEN BULUYORLAR?"

Mercan Hasarpa, konuşmasına şu ifadelerle devam etti: "Yine aynı şekilde, 'Çocuklarımız, biz beş aydır cezaevinde olduğumuz için travma yaşadı' diyorlar. Oysa biz çocuklarımızı kaybettik. Travma yaşayabilecek bir çocuğumuz dahi kalmadı. İnsanların hayatları altüst oldu, aileler parçalandı. Tüm bunlara rağmen, bu sözleri yüzümüze karşı söyleyebilecek cesareti bulabiliyorlar."

“TOPLANTILARA KATILDINIZ MI?” SORUSUNA YANIT: “BİLMİYORUM”

Duruşma 14.50'de sanık Ceyda Hacıbekiroğlu'nun sorgusuyla devam etti.

Hacıbekiroğlu’nun çapraz sorgusu dikkat çekici diyaloglara sahne oldu. Otelin yönetim kurulu üyesi olan Hacıbekiroğlu, “ev hanımıyım” diyerek yöneticilik sorumluluğundan kaçmaya çalışsa da, gönderdiği pazarlama mesajları ve imzası bulunan belgelerle savunması arasında ciddi çelişkiler ortaya çıktı.

Mağdur avukatları tarafından sorgulanan Hacıbekiroğlu, otelin yönetim kurulu toplantılarına katılıp katılmadığı sorulduğunda, “Bilmiyorum” yanıtını verdi. 14 yıl boyunca bir kez bile toplantıya katılıp katılmadığı sorulunca ise, “Hatırlamıyorum” dedi. Avukatlar, 2024 yılında şirket merkezinde alınmış bir kararda Hacıbekiroğlu’nun imzasının yer aldığını hatırlattı. Hacıbekiroğlu bu kez, “O imza bana ait değil” yanıtını verdi.

“EV HANIMIYIM” DEDİ, PAZARLAMA MESAJI ORTAYA ÇIKTI

Sanık, savunmasında “ev hanımı” olduğunu ve otelde herhangi bir pazarlama ya da satış yetkisi bulunmadığını iddia etti. Ancak mağdur avukatı, Hacıbekiroğlu tarafından gönderildiği tespit edilen bir tanıtım mesajını heyete sundu: “İndirim kodu ektedir, otelimize beklerim” Hacıbekiroğlu, bu mesaja ilişkin “Babam belirli bir indirim yapılabileceğini söyledi, ben de arkadaşlarıma gönderdim” açıklamasını yaptı.

“HİSSEDAR” KELİMESİNİ BİLMEDİĞİNİ SÖYLEDİ

Diğer bir otelde hissesi olup olmadığı sorulan Hacıbekiroğlu, “Hissedar ne demek bilmiyorum” yanıtını verdi. Eğitim durumuyla ilgili olarak yurt dışında okuduğunu belirten sanığa avukat, “O zaman ‘hissedar’ kelimesini bilmeniz gerekirdi” diyerek çelişkiye dikkat çekti. Hacıbekiroğlu, “Bilmiyorum, çok eskiden yönetim kuruluna alınmışım” dedi. Ancak avukat, “Şirket 2021 yılında kurulmuş” cevabıyla bu ifadeyi çürüttü.

“MÜŞTERİ DEĞİLDİM, ÖDEME YAPMADIM”

Yangın sabahı Bolu merkeze neden gittiği sorulan Hacıbekiroğlu, “Doktora gittim, arkadaşlarım orada mı diye bakmak istedim” dedi. Avukat, velilerle paylaştığı “Talihsiz bir olay yaşandı, çalışmalar sürüyor” mesajını hatırlattı. Otelde misafir olarak kaldığını söyleyen sanığa bu kez ödeme yapıp yapmadığı soruldu. Hacıbekiroğlu, “Ödemedim” yanıtını verdi. Avukat, “Ama müşteriler ödeme yapar, değil mi?” diye sorunca Hacıbekiroğlu, “Ben ödemiyordum” diyerek yöneticiliğiyle çelişen bir ayrıcalığı ortaya koydu.

Hacıbekiroğlu, yönetime ilişkin hiçbir bilgisi olmadığı, karar defterinin ne olduğunu dahi bilmediği; babasının kendisine ücret vermediği ama her ay yaklaşık 90 bin TL harçlık gönderdiği yönünde beyanda bulundu.

Ceyda Hacıbekiroğlu’nun sorgusunun ardından Yönetim Kurulu üyesi Elif Aras'ın sorgusu gerçekleştirildi.

DURUŞMA YARIN SABAH DEVAM EDECEK

Mutfak çalışanı Faysal Yaver'in sorgusunun ardından duruşmanın üçüncü günü sona erdi. Yarın sabah saat 09.00'da Bolu Kartalkaya Otel Katliamı davasının ilk duruşmasının dördüncü günü başlayacak.