Google Play Store
App Store

Bolu Kartalkaya'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınında 20'si tutuklu, 32 sanığın yargılandığı davanın 3'üncü duruşmasında 2’nci güne geçildi. Duruşmada taraflar esasa ilişkin savunmalarını yapıyor.

Kaynak: DHA-AA
Kartalkaya faciasında 3’üncü duruşma: Esasa ilişkin savunmalar yapılıyor
Fotoğraf: AA

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 20'si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 3. duruşması devam ediyor.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonundaki özel olarak oluşturulan alanda yapılan duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, yangında yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı.

Fotoğraf: AA

Salonun içi ve çevresinde kolluk kuvvetlerince geniş güvenlik önlemi alındı, yerleşke etrafındaki cadde ve sokaklar araç trafiğine kapatıldı.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) kaydedilen duruşmanın ikinci gününde, taraflar esasa ilişkin savunmalarını yapıyor.

OLASI KAST İSTENEN SAYISI 7'YE DÜŞÜRÜLMÜŞ

Bolu’daki otel yangınında oğlu Ömür Kotan’ı (18) kaybeden Zeynep Kotan, mahkeme salonu dışında gazetecilere açıklama yaptı.

Zeynep Kotan, olası kast istenen kişi sayısının iddianamede 13 olmasına rağmen mütalaada 7’ye düşmüş olmasına tepki göstererek, “Biliyorsunuz müştekiler ve müşteki vekillerini dinlemeye devam ediyor mahkeme şu anda. Biz, geçen duruşmadaki savcılığın verdiği mütalaaya olan itirazlarımızı dile getiriyoruz. İddianamede 13 kişi hakkında olası kast istenirken, mütalaada bu sayı 7’ye düşürülmüş durumda ve olası kasttan bilinçli taksire indirilenler arasında otelin Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu da var. Bu durum bizi gerçekten çok yaralıyor. Yani ikinci kez aynı şeyleri yaşamak zorunda kalıyoruz. Aynı şeyleri tekrar tekrar anlatmak durumundayız. Aslında ortada çok apaçık bir gerçek var. Bu insanlar fiilen de kağıt üzerinde de her şekilde sorumlular. Hem oteldeki ihmallerle ilgili sorumlular hem de her şeyden haberleri var. Yangın sırasındaki davranışları da herkesin, bütün Türkiye’nin kameralardan izlediği şekilde ortada. Yönetim kurulu üyesi Elif Aras’ın ve genel müdür eşi Emir Aras’ın çocuklarını giydirip, maskelerini takıp, botlarını giydirerek parmak uçlarında kaçış manzarası hala gözümüzün önünde. Onlar bu şekilde kaçarken bizim canlarımız o sırada uyuyordu, uyanamamıştı belki. Uyandıktan sonra da her şey çok geç olmuştu. Sonrasında dosyaya eklenen deliller de gösterdi ki bu insanların hepsi sorumlu. Gerek o anda gerek öncesinde yaptıkları davranışlarla delil karartmaların olduğu, personel ifadeleri üzerinde baskı kurulduğu, ‘Üç maymunu oynayın’ gibi mesajların gönderildiği ortaya çıktı. Bunların hepsi, sorumluluklarını artıran deliller. Savcılığın tamamen soruşturma dosyası üzerinden böyle bir mütalaa vermiş olmasını gerçekten anlamakta zorluk çekiyoruz. Aklımızla oynanıyor gibi geliyor adeta ve artık bundan çok yorulduk. Hepimiz aynı şeyleri tekrar tekrar dinlemekten bıktık. Aramızda yaşı ilerlemiş, çocuklarını, torunlarını, tüm ailesini yitirmiş insanlar var. Bu insanlar artık bunu yaşamasın. Artık buradan öyle bir karar çıksın ki biz de evlerimize dönüp yasımızı yaşayabilelim istiyoruz. Çünkü biz hala bunu yapamadık. Hala aynı durumdayız. Hala biz 21 Ocak gecesindeyiz, hala o otelin koridorlarındayız, her gün orada geziyoruz. Artık bunun sona ermesini, bize daha fazla bu işkenceyi yapmamalarını istiyoruz" dedi.

"ARTIK ÖFKE KOTAM DOLDU"

Otelin yönetim kurulu üyesi Emine Ergül’ün yangın sonrası, ‘Bizim torunun tableti ve elbiseleri yandı. Çok üzülüyor çocuk’ ifadelerini kullandığı iddiası sorulan Kotan, “Ne denebilir ki? Kanımız donuyor. Bunlar, işin içinde olmayan bir insanın bile kanını dondurur. Düşünün, bizim çocuklarımız orada öldüler. Orada ya nefessiz kalarak ya yanarak ya atlayarak ölümlerden ölüm beğenirken, ‘torunumun tableti yandı’ deniyor. Ne diyebilirim ki? Artık öfke kotam doldu. Daha fazla ne denebilir ne hissedilebilir? Bu kadar apaçık bir durum ortadayken, biz bu insanların karşı otele girip meyve yediklerini de biliyoruz. Orada insanlar can verirken, bunlar adeta bir film seyreder gibi davrandılar. Oranın yöneticisi olmasa bile, bir insan böyle bir durumda otele girip meyve yer mi? ‘Torunumun tableti yandı’, ‘Babam arabamı çeksin’. Biz artık bunları işitiyoruz. Bu kadınlar, kızları orada tam yetkililer. Bakın bu otel onlara ait. Emir Aras, Halit Ergül. Bu kadınların sahip oldukları varlıklar bu otel üzerinden. Esas sahip bunlar. Peki neden böyle bir şey yapılıyor? Kadın oldukları için mi? Böyle bir cinsiyet ayrımı yok; suçta cinsiyet olmaz” ifadelerini kullandı.

"ORGANİZE KÖTÜLÜK VAR"

Savcılığın mütalaasında sanıkların suçlarının hafifletilmesine anlam veremediğini belirten Kotan, “Bu insanlar suçlu ve mütalaada suçlarının bu şekilde indirilmiş olmasını anlamıyoruz. Üstelik sadece bu kişiler değil. Otel müdürü Zeki Bey’in de olası kasttan bilinçli taksire indirilmiş durumda. Ayrıca İl Özel İdaresi. Bakın, belediye ne kadar sorumluysa İl Özel İdaresi de o kadar sorumlu. Belediye, İl Özel İdaresi, bakanlıklar. Bunlar bir dişli çarkın parçaları gibi. Birinde olan aksaklık diğerini de etkiler. Birine olası kast deniyorsa, diğerleri için de aynı şekilde olmalı. Burada, Abdurrahman Bey’in de söylediği gibi, organize bir kötülük var. Hepsi organize bir şekilde çalışmışlar. Bu kadar kötü insan; idari kurumlar, otel yönetimi, personel. Bu kadar kötülük bir araya nasıl gelebilmiş? Biz gerçekten bu mahkeme sürecine gelmeden önce ‘bu kadar da değildir’ diye düşünürken, her gün kanımızı donduran yeni detaylarla hala şaşırıyoruz. Nasıl olmuş da bu kadar kötülük bir arada bizim canlarımıza kastetmiş? Bunun bir adım ötesi, kafamıza tabanca dayayıp öldürmek olurdu. Zaten bunu yaptılar aslında. Yani olası kast bile az, burada kasten, bilerek insanların canına kastedildi. Kasten adam öldürüldü. Artık bunu daha fazla ispatlamak, ikna etmek zorunda kalmamalıyız. Ortada apaçık bir gerçek var. Lütfen mahkeme heyetinden rica ediyoruz, artık bize bunları yaşatmasınlar. Bakın, biz burada duruyorsak, ayakta duruyorsak bu iyi olduğumuzdan değil, mecbur olduğumuzdan. Buna mecbur olduğumuzdan" diye konuştu.

78 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRMİŞTİ

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 137 kişi yaralanmıştı.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 98 sayfalık iddianamede, otel sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri Halit Ergül, Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, Kadir Özdemir, Cemal Özer, Mehmet Salun ile Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar hakkında 78 kez "olası kastla öldürme" ile "olası kastla kasten yaralama" suçlarından toplam 1998'er yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

32 SANIK YARGILANIYOR

Otelin teknik görevlileri Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü, mutfak personeli Reşat Bölük, Enver Öztürk ve Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanları Kübra Demir ile Ece Kayacan, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ile İsmail Karagöz, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel'in de "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapsi talep ediliyor.

İLK DURUŞMA 10 GÜN SÜRMÜŞTÜ

Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda 7 Temmuz'da başlayan ve 10 gün süren ilk duruşmada sanıkların tamamı ve müştekiler ile tanıklar dinlendi. Açıklanan ara kararda; tutuklu sanıklardan otelin kahvaltı aşçısının yardımcısı Faysal Yaver'in yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verildi. Otelde denetim yapan tutuksuz sanık itfaiye eri İrfan Acar'ın da tutuklanmasına hükmedildi. Tutuksuz yargılanan ve otele 70 metrekarelik kafe açan Mudurnu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Polat, Mudurnu A.Ş. yetkilisi İsmail Karagöz, resepsiyon personeli Yiğithan Burak Çetin ve FQC Denetleme Firması sahibi Ali Ağaoğlu için uygulanan ev hapsi tedbirinin devamı kararlaştırıldı. Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Fotoğraf: AA

İKİNCİ DURUŞMADA TUTUKLU SAYISI 20’YE YÜKSELMİŞTİ

Davanın ikinci duruşması 22 Eylül’de başlayıp, 2 gün sürdü.

Duruşma sonunda mahkeme heyeti, 32 sanığın tutukluluk durumu ve adli kontrol tedbirlerine ilişkin ara karar açıkladı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, ev hapsinde olanların ev hapsinin devamına, tutuksuz sanık Mehmet Salun’un tutuklanmasına, adli kontrollerin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.