birgün

16° AÇIK

YEŞİL BİRGÜN 19.07.2020 10:41

Kaş'ı asıl yakan imar planları

Kaçak yapılarla ve imar planlarıyla tehdit altında olan Çukurbağ Yarımadası’nda çıkan yangının ardından gözler yeniden Kaş’a çevrildi. Yanan alanda şimdilik yapılaşmanın söz konusu olmadığını belirten Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği’nden Murat Akoy, “Asıl yangın rant odaklı imar planları” dedi

Kaş'ı asıl yakan imar planları

GÖKAY BAŞCAN

Çukurbağ Yarımadası’nda çıkan yangının ardından ‘imara özel yangın’ iddiasıyla gündeme gelen Antalya’nın Kaş ilçesinin imar planları ve kaçak yapılarla başı dertte. Birçok yeri özel çevre koruma bölgesi ve doğal sit alanı olan Kaş’ta 1 milli park, Patara Antik Kenti ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Xanthos Antik Kenti bulunuyor. Yaz aylarında turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Kaş, aynı zamanda ülkenin önemli dalış merkezlerinden bir tanesi.

Ancak Kaş son günlerde sadece turizm ve doğal güzelliğiyle öne çıkmıyor. Kaş’ta uzun yıllardır kaçak yapılar, sit değişiklikleri, imar planları ve son olarak çıkan yangınla gündemden düşmüyor. Bölgedeki kaçak yapılaşmaya, sit değişikliklerine ve imar planlarına karşı mücadele eden Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Murat Akoy ile Kaş’ta yaşanan gelişmeleri konuştuk.

İmar planlarının rant odaklı olduğuna dikkat çeken Akoy, sit değişikliklerinin ve imar planlarının Kaş’taki doğal yaşamı tahrip ettiğini söyledi.

►Geçen Mayıs ayında Çukurbağ Yarımadası’nda çıkan yangının ardından ‘imara özel yangın’ haberleri yer aldı. Yanan alan imara açıldı mı? Başka imara açılan yerler var mı?

Çıkan yangında yaklaşık 30 dönüm arazi tahrip oldu. Arazinin niteliği zeytinli tarla ve Ankara Gazeteciler Cemiyeti’ne ait. Yanan arazide yoğun yapılaşma şu haliyle mümkün değil. Ancak yarımada da otel yapmak için yangın çıkarmaya da gerek yok. Asıl yangın Çukurbağ Yarımadası’ndaki rant elde etmek için yapılmış imar planları. Kaş Çukurbağ Yarımadası, Kaş’ın diğer yerleri gibi, son yıllarda gitgide artan bir yapılaşma baskısı altında. Yarımada 3. derece doğal sit alanı, yeni adıyla sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı. Buraya yeni imar planları yapmak farklı süreçler ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayını gerektiriyor.

Yangından sonra Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, yaptığı açıklamada ‘Yanan arazinin imara açılmasının mümkün olmadığını, cemiyetin de imara açılma işine asla izin vermeyeceğini’ söyledi. Fakat cemiyetin bir zamanlar aldığı imar haklarına karşılık, yeşil alan olarak kamuya terk ettiği 110 dönüm arazinin de imara açılması için revizyon imar planı yaptırıp, Tabiat Varlıkları Koruma Kuruluna müracaat ettiğini 2018 yılında hazırlıkları faaliyet raporunda görüyoruz.

40 YILDIR UĞRAŞIYORUZ

►Kaş’taki imar planlarının rant odaklı olduğuna dikkat çektiniz. Şu an planlar ne durumda? Hukuki süreç sürüyor mu?kas-i-asil-yakan-imar-planlari-758435-1.

Yarımada’nın 40 yıl kadar eskiye dayanan uzun bir imar öyküsü var. Bu öyküde tartışmalı kararlar, emsal artışları, haksızlık iddiaları, hak arayışları, itirazlar, mahkemeler, müdahaleler. Şu an baktığımızda yarımadanın burun kısmında imara açılmış alanların yüzde 89’u yapılaşmış durumda. İmar planlarına ilişkin hukuki süreçlerimiz devam ediyor. Yakın geçmişteki öyküsüne bakacak olursak;

■ 2015 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaş Merkez 1/25.000 Nazım İmar Planı yapıldı; yarımada da bunun içindeydi. Buna karşı derneğimiz ve 30 yurttaş tarafından açılan dava ile planlar iptal edildi.

■ Yine 2015 yılında açılan davanın mahkeme süreci devam ederken, itirazlara istinaden aynı plan üzerinde ufak değişiklikler yapılarak 2015’te yeniden askıya çıkarıldı. İkinci 1/25.000’lik plana karşı yine derneğimiz, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Antalya Mimarlar Odası ve yurttaşlar mahkemeye başvurdu. Mahkeme bilirkişi raporu sonrasında bu plan için yürütmeyi durdurma kararı verdi.

■ Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi doğrultusunda Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın 25 Eylül 2019 tarihinde askıya çıkarılan yeni Çukurbağ Yarımadası ve Limanağzı 1/25.000 Nazım İmar Planı’na karşı aynı yıl derneğimiz, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Antalya Mimarlar Odası ve yurttaşlar dava açtı. Bu mahkeme ile ilgili bilirkişi keşfi beklenmektedir. Yarımada ve Limanağzı için mahkeme devam ederken 9 Haziran 2020’de Çevre Şehircilik Bakanlığı kendi imar planında düzenleme yaparak yeni bir ‘revizyon imar planı’ askıya çıkarıldı. Askı süresi içinde yurttaşlar itiraz etti. İtiraz sonuçlarına göre hareket edeceğiz.

Görüldüğü gibi yarımada ve limanağzının rant büyüklüğü, imara açma gayretlerini de beraberinde getirdi.

3 BİNİN ÜZERİNDE KAÇAK YAPI VAR

►Geçen günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ve Antalya Valisi’nin Kaş’taki artan kaçak yapılaşma ile ayrı ayrı açıklamaları oldu. Kaş’taki kaçak yapılaşma ne durumda? İmar planları, yapılaşmanın önünü açıyor mu?

Kaş’ta şu an 3 binin üzerinde kaçak yapı olduğu bilgisine sahibiz. Bu kaçak yapıların tamamı deniz gören, ikinci konut, villa alanlarıdır. Bu yapıların çoğu Patara, Kalkan ve çevresindedir. Burada yapılmış bir imar planı yoktur yani derneğimizin açtığı bir davada söz konusu değildir. İmar affından sonra bölgede ikinci bir imar affının olabileceği beklentisi kaçak yapılaşmayı arttırmıştır. Artık sorun Kaş Belediyesi’nin çözebileceği bir sorun olmaktan çıktığını üzülerek izlemekteyiz. Büyükşehir Belediyesi’nin ve Antalya Valiliği’nin konuyla ilgili özel bir başlık açıp kontrol altına alması gerektirecek kadar acil bir durum mevcuttur. Bu alanlar bir kez tahrip edilirse bir daha geri döndürülemez bir doğa, ekosistem kaybı yaşanacaktır.

Bir mağduriyet varsa bu sırf birilerinin rant çıkarları için yapılmış imar planlarının iptali nedeniyle Çerçiler, Gökseki mahallelerinde, köylerde kendi arazilerine evlerini yapamayan Kaş halkının mağduriyetidir.

►Kaş’ın birçok bölümü doğal ve arkeolojik sit alanı. Sit alanları da imara açıldı mı?

Yukarıda anlattığımız Çukurbağ Yarımadası ve limanağzı 3. derece sit alanları zaten. Turizm açısından düşünerek özellikle sahil kesimlerinde sitlerin niteliğinin hızla bozulduğu görüyoruz. Çukurbağ Yarımadası bu kapsamda olduğu için turizme açılması yönünde bakanlıkça imar planı yapılmıştır. Bu plan geçerse Yarımada içinde iki büyük alan ekoturizm adı altında turizme açılacak ve kaçınılmaz son yaşanacak.

Sit derecelerini düşürüp imara açma girişimlerinin bir diğer örneğini de 2020 turizm yılı teması olarak seçilen Patara Antik Kenti’nin bulunduğu Patara – Gelemiş Köyü’nde görmekteyiz. 2017 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Patara’nın ve Fırnaz Koyu’nun Sit derecesini düşürme kararı aldı. Açılan davaların ardından mahkeme, bakanlığın bu kararını iptal etti. Çabalamasaydık şimdi ikinci konut villa kooperatifleri kaplamıştı bu eşsiz alanları.

MİLYONLAR KAZANACAKLAR

►Ankara Gazeteciler Cemiyeti’nin yanı sıra eski CHP Lideri Deniz Baykal’ın da arazisi olduğu söyleniyor. Onların sürece ilişkin tutumu nasıl?

Son çıkarılan 1/25.000’lik revizyon imar planında, yarımada da iki alan ‘ekolojik turizm alanı’ olarak işaretlenmiş. Bunlardan 20 dönümünde Deniz Baykal’ın ortaklığı olduğu kayıtlardan görülüyor. Eğer plan geçerse bir gecede sahiplerine milyonlarca lira kazandıracak bu araziler, Türk siyasetinin ahlak açmazını da gözler önüne seriyor.

►İmar planları yapılaşmayı, yapılaşmalar ise doğal yaşamı etkiliyor. Bölgede yaşayan endemik bitki türleri ve hayvanlarda bundan zarar görüyor. Kaş’ta tehlike altına giren bitki ve hayvan türleri var mı?

Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’ye göre tehlike altında olan bir çok türe ev sahipliği yapıyoruz. Yumurtalama alanları Patara kumsalı olan, Yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia Mydas), İribaş deniz kaplumbağası (Caretta Caretta), Orfoz (Epinephelus Marginatus). Akdeniz foku (Monachus Monachus) dünyadaki popilasyonunun 750 olduğu tahmin edilen türün yaklaşık 100 kadarı sahillerimizde yaşamakta ve üremektedir. Deniz çayırları (Posidonia ocenica), Pina (Pina Nobilis) ile endemik türler olan Likya Kaş Orkidesi ve Kaputaş Andızotu gibi bir çok bitkiye ev sahipliği yapıyoruz. Bu nesli tehlike altındaki türlerin tamamının yapılaşmadan olumsuz etkileneceği açıktır.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız