Kazdağları’nda 1 yıl sonra yeniden maden tehdidi

12.12.2018 07:25 ÇEVRE
Bakanlık, tepkiler sonucu 2017’de ÇED süreci durdurulan Kazdağları’ndaki Kısacık Altın Madeni için yeniden değerlendirme süreci başlattı. Üstelik yeni dosyada, halkın protestosu sonucu gerçekleşemeyen bilgilendirme toplantısı yapılmış gibi gösterildi

DEMET SARGIN sargindemet@gmail.com

Tepkiler sonucu 2017 yılında ÇED süreci durdurulan Kazdağları’ndaki ‘Kısacık Altın Madeni’ için Bakanlık, yeniden süreç başlattı. Büyük bir doğa tahribatı yaratacak olan proje için 18 Aralık’ta 2. İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı yapılacak. ÇED izni istenen bölgenin neredeyse tamamı ormanlık alan. Öte yandan söz konusu alanda önemli su kaynakları da bulunuyor.



Çanakkale Ayvacık İlçesi, Kısacık Köyü yakınlarında ‘Pumice Madencilik’ adlı şirket tarafından yapılmak istenen altın madeni, köy halkının ısrarlı karşı duruşu ve yaşam savunucularının çabasıyla durdurulmuştu. Halk, projeyi durdurmak için yaklaşık olarak 3 yıl çaba göstermişti. Son olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yeniden süreç başlatarak İDK toplantısı kararı alması bölge halkını yeniden tedirgin etti. Uzmanlar tarafından hazırlanan raporlar altın madeninin yöre açısından ne büyük bir çevresel felaket anlamına geldiğini ortaya koyuyor.

Adeta doğa cenneti
ÇED izni istenen alanının neredeyse tamamı ormanlık. Çanakkale domatesi yetiştirilen tarlalar ise projeye çok yakın olan Akçin Göleti ile sulanıyor. Bölgede yine hayvancılık da yapılarak ezine peyniri üretiliyor.

Öte yandan Gargara Antik Kenti de projeye oldukça yakın. Bölgede organik ve doğal tarım ile eko ve agro turizm faaliyetlerinin de yapıldığı göz önüne alındığında, nasıl bir doğal alanın yok edilmek istendiği anlaşılabiliyor. Zamanla tarım alanlarının üstüne gelecek toz bulutu, tarım alanlarındaki verimi ve ürün kalitesinin düşmesine neden olacak.

Yeniden ormana dönüşmez!
Proje süreci ise 37 yıl olarak belirtiliyor. Bilimsel raporlara göre, işletmecilik faaliyeti sona erdikten sonra söz konusu alanın yeniden kazanılması; bir orman ekosistemine dönüştürülmesi mümkün değil. Yılda 750 bin ton cevher ve 750 bin ton ekonomik olmayan kayaç çıkartılacak olan altın madeni projesinin ruhsat alanı ise tam bin 197 hektar.

Kazdağları Dayanışması, projenin yeniden gündeme gelmesiyle beraber tekrar mücadele kararı aldı. Köy halkının da isteği doğrultusunda alınan karare göre İDK sürecinin takip edilerek yasal başvuruların yapılması gündeme alındı.

Toplantı yapılmış gibi gösterildi
Öte yandan proje için hazırlanan yeni dosyada dikkat çeken bir ayrıntı bulunuyor. Bakanlık ve şirket görevlileri tarafından 3 Kasım 2015 tarihinde yapılması planlanan “Halkın Katılımı Toplantısı” büyük bir protestoya sahne olmuş ve yapılamamıştı. Yeni dosyada ise toplantı yapılmış gibi gösterildi.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nden Süheyla Doğan “O gün, ‘Halkın projeyi istemediğine’ dair tutanak tutuldu. Ama yeni dosyada toplantının yapıldığı ifade ediliyor. Bakanlık görevlilerinin toplantı alanına girmesi dahi mümkün olmamıştı. Şirket yetkilileri ise toplantı salonuna gizlice arka pencereden girdi. Ama yine de toplantıyı yaptırmamıştık” dedi.

***

NE OLMUŞTU?
Birçok kez el değiştiren ruhsat son olarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2013 yılında Pumice Madencilik’e verildi. 3 Kasım 2015’te ÇED toplantısı protestolara sahne oldu. Sonraki süreçte, bölgeye uzmanlar davet edilerek projenin olası etkileri hakkında raporlar hazırlandı, imza kampanyaları başlatıldı ve BİMER üzerinden projeye itiraz dilekçeleri gönderildi. 28 Haziran 2017’de Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda gerçekleştirilen İDK toplantısına da Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve Kırsal Çevre ve Orman Sorunlarını Araştırma Derneği üyelerinden oluşan 4 kişilik bir ekip katıldı ve projenin zararları hakkında kapsamlı sunumlar yapıldı. Toplantı sonrası ise Bakanlık tarafından ÇED süreci durdurulmuştu.