birgün

29° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 04.03.2017 15:22

"Kelepçeli fantezi" sözüne dava

"Kelepçeli fantezi" sözüne dava

Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı kelepçeli eylem esnasında hakkında ağır ifadelerde bulunan Fuat Uğur’a, Talat Atilla’ya ve Ömer Turan’a dava açtı.

Nazlıaka, avukatı Gökhan Candoğan aracılığıyla Ankara Adliyesi’nde açtığı tazminat davasında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun “eleştiri sınırları aşılarak öz ve biçim arasındaki dengenin bozulmasına, cinsiyetçi söyleme ve dürüstlük kurallarına aykırı olan beyanlara” dair aldığı kararlara vurgu yaparak ilgili kanun hükümlerini hatırlattı.

Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, 19 Ocak günü Anayasa görüşmelerinin ikinci turunda kendini Meclis kürsüsüne kelepçelemiş ve MHP milletvekillerine seslenmişti. Nazlıaka’nın bu protestosu üzerine, Kanal 24 yorumcusu Ömer Turan “Meclis sizin kişisel fantezilerini gerçekleştireceğiniz bir yer değildir. Kelepçe ya da kırbaç, gidin evinizde yapın, Meclis’i kirletmeyin!” sözlerini sarf etmişti. Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur da Nazlıaka'nın protestosuyla ilgili “Aylin Nazlıaka’nın kelepçe fantezisi. Bir dahaki sefere deri giysili kırbaçlı adamı da getirsin yanına. Çok eğlenceli olur” ifadelerini kullanmıştı. Fuat Uğur kendine tepki gösterenlere ise; “CHP’li ve solcu sapıklar, kadını ve erkeği hepsi birden ağız dolusu küfürlerle saldırıyor. Ağızları lağım çukuru. Sözümüz turnusol kağıdı” demişti. Nazlıaka’nın saldırıya uğraması üzerine ise “fantezi bitti” şeklinde ifadeler kullanmıştı. Aynı saatlerde A Haber’de yayınlanan Arka Plan yorumcusu Talat Atilla da, Nazlıaka ile ilgili; “… senin bu milletten kopalı, bu milletle bağını koparalı bu kadar yıllar olmuş, sen geliyorsun, son dakika itibariyle eylem olarak kelepçeli, kırbaçlı bir eylemi milletin önüne direnme olarak getiriyorsun” demişti.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'Nİ HATIRLATTI

Yaptığı kelepçeli eylem üzerine kullanılan çeşitli ifadelere ilişkin dava açan Nazlıaka: “Bir siyasetçi olarak elbette eleştirilere açık olmak zorundayız. Ancak hakkımda söylenenler eleştiri sınırlarının çok ötesindedir. Gerçeğe aykırı, onur kırıcı ve şahsımı itibarsızlaştırmayı hedefleyen bu sözleri sarf edenler yargı önünde hesap vermelidir. Bir kadını hedef göstermenin en kolay yolu; kadını cinsiyeti üzerinden ayrıştırmak, aşağılamak ve toplumsal normlar üzerinden onun yaşantısına dair önyargılar oluşturmaktır. Benim yaptığım demokratik eylemi bir erkek vekil yapsaydı, acaba yine kırbaç, fantezi gibi kelimeler havada uçuşacak mıydı? Elbette hayır! Bu zihniyetlere İstanbul Sözleşmesi’ni hatırlatmak isterim” dedi ve sözleşmenin siyasi, söylemsel başta olmak üzere her türlü düzlemde gerçekleştirilen ayrımcılığın şiddet doğurduğu maddesine atıfta bulundu: “Bu zihniyetler, bastırılmış bilinçaltını bu eylem üzerinden kadın düşmanlığı olarak dışa vuruyor. Her söz sahibine aittir. Bu çirkin sözleri kendine yakıştıranlar, kadına şiddetin bir türü ve ilk aşaması olan sözlü şiddete hizmet ettiklerinin farkına varmalıdır” dedi.

'KADIN KİMLİĞİMİ HEDEF ALDILAR'

Açtığı davanın sadece kendisinin değil Cumhuriyeti korumak için çırpınan herkesin davası olduğunu belirten Nazlıaka; “Gücünü kadının klişeleşmiş rol ve özelliklerine dair oluşan önyargılardan alan bu kafa yapısındakiler, bir kadının demokratik hakkını kullanarak etkili bir duruş sergilemesini hazmedemez. İşte bu nedenle kadın kimliğimi ve siyasi yönelimimi hedef aldılar. Cinsiyete, siyasi görüşe, dine, dile ve ırka karşı ayrıştırıcı beyanlarda bulunmamak en temel hukuk kurallarından biridir. Birilerine bu kuralları yine hukuk yoluyla öğreteceğimizi umuyorum” dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız