Kemer sıkmaya karşı hayatı durdur
Fransa’da kemer sıkma planına öfke büyük. Başbakan Bayrou’nun güvenoyu sınavının ardından sendikalar “Her şeyi durdur” çağrısıyla sokaklara çıkacak.

Atahan UĞUR
Fransa’da Başbakan François Bayrou’nun 44 milyar avroluk kemer sıkma planına karşı ülke genelinde büyük bir mücadele hazırlığı var. Bayrou 8 Eylül’de parlamentoda güven oyu sınavına girecek. Liberal sağcı Başbakanın "güvenoyu" alması halinde sendikalar ve muhalefet, “Her şeyi durdur” çağrısıyla 10 Eylül’de hükümete karşı kitlesel şekilde meydanlara çıkacak.
TATİLLERİ DE KALDIRIYOR
Bayrou’nun 15 Temmuz’da açıkladığı 2026 bütçesinde uygulayacağı 44 milyar avroluk kesinti planı, iki resmi tatilin kaldırılması, sağlık hizmetlerinde büyük kesintiler yapılması, binlerce kamu sektöründe işten çıkarma yapılması ve çeşitli sosyal yardımların kısıtlanmasını içeriyor. “Bloquons tout” (Her şeyi durdur) sloganıyla yapılacak eylemlere işçiler, köylüler, üreticiler, öğrenciler hemen herkes katılacak. Protesto sadece meydanlara çıkmakla kalmayacak aynı zamanda alışveriş yapmama, kredi kartı kullanmama, işe gitmeme gibi eylem biçimlerini de içeriyor. Toluna Harris Interactive’in anketine göre Fransızların yüzde 63’ü eylemleri destekliyor.
MACRON DA GİTMELİ
Sol partiler de 10 Eylül çağrısını sahiplendi. Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon, 10 Eylül’ün “genel grev” günü olması gerektiğini ilan etti. Melenchon, Bayrou hükümetinin güvenoyu alamaması halinde Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da "gitmesi gerektiğini" belirtti.
Mélenchon, geçtiğimiz günlerde Bayrou’nun kemer sıkma politikasını “Fransızlar buzdolabını nasıl dolduracağını düşünürken siz en az olana en çok yük bindiriyorsunuz. Fransızların nefes almaya ihtiyacı var, onları boğuyorsunuz” şeklinde eleştirmişti.
SOL PARTİLER TARTIŞIYOR
Komünist Parti (PCF) ve Yeşiller (EELV) hareketi de destek verdi. Sosyalist Parti lideri Olivier Faure, “harekete eşlik etmeliyiz” diyerek partisini bu sürece dahil etti.Bu sahiplenme, güven oyu öncesi Bayrou’nun karşısında birleşik bir sol muhalefetin doğduğunu gösteriyor. Genel grev çağrısı sol partilerden destek bulurken, aşırı sağcı Ulusal Birlik eylemlere katılmayacağını duyurdu. Parti sözcüsü Edwige Diaz, “Bizim rolümüz sokak eylemleri düzenlemek değil” açıklamasını yaptı.
SENDİKALAR HAZIR
Halkın başlattığı ve tüm sol partilerin desteğini sunduğu çağrıya sendikalar net bir tutum sergileyemedi. Sendikalar, “Her şeyi durdur” çağrısı karşısında bölünmüş halde.
Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) bünyesindeki özellikle ticaret ve kimya federasyonları şimdiden desteklerini açıkladı ancak konfederasyonun ulusal yönetimi temkinli davranıyor. CGT Genel Sekreteri Sophie Binet, hareketin “halen tamamen muğlak” olduğunu belirtti. Force Ouvrière (İşçi Gücü) sendikasında da tartışmalar sürüyor. FO Konfederasyon Sekreteri Patricia Drevon, ‘Kesinlikle bir eylem günü olacak ama bu mutlaka 10 Eylül olmak zorunda değil’ diye konuştu.
Sendikalar, ı 1 Eylül’de ortak sendikalar toplantısı düzenleyerek konuyu masaya yatıracak. CFDT, CGT, FO, CFE-CGC, CFTC ve UNSA toplantıda yer alacak.
Şu ana kadar yalnızca Sud Rail sendikası 10 Eylül’de greve çıkacağını resmi olarak duyurdu. Solidaires ise tavrını perşembe günü açıklayacak. İstersyndicale ise 1 Eylül’deki toplantısında seferberliğin çerçevesini netleştirecek.
∗∗∗
NEREYE EVRİLECEĞİ MEÇHUL
Fransa Komünist Partisi Yönetim Kurulu Üyesi Taylan Coşkun gelişmeleri yorumladı:
“Şu an için kimse 10 Eylül’deki eylemlerin nasıl bir biçim alacağını bilemiyor. Çağrı en başında “10 Eylül’de ekonomik faaliyet dursun” gibi bir inisiyatifle "Essentiel France" diye bir internet sitesi tarafından başlatıldı. Ardından sosyal medyada “internetle alışveriş yapmayın, televizyona bakmayın, sokaklara çıkın, kredi kartıyla alışveriş yapmayın işe gitmeyin” şeklindeki eylem önerileriyle çağrının içeriği oluşturuldu. 14 Temmuz’da ise Christelle diye bir kadın, sosyla medyaya "Çalışıyorum, kazanıyorum ama yaşayacak param kalmıyor" diye bir video atıyor. Sonrasında 1 milyona yakın insan, onun bu videosunu destekliyor. Ardından France Insoumise (Boyun Eğmeyen Fransa) partisi, yani Mélenchon desteğini belirtti. Sonrasında biz de dahil olmak üzere diğer partiler de desteğimizi belirterek konunun nereye gittiğini takip etmeye başladık. Sendikalar da durumu takip ediyor. Bütün sendikaların ulusal düzeydeki yönetimleri bu konuyu tartışmak için 1 Eylül’de toplantı yapacak. Sendikaların nasıl harekete geçebileceği çok önemli. Eğer bu olayı doğrudan ele almazlarsa ve gündemlerini başka bir yöne doğru yönlendirirlerse elbette ki 10 Eylül hareketinin yeterli etkisi olmayacaktır. Bu yüzden şu anda sadece sanal ortamda gelişen ve doğrudan siyasi gündemle bağlantısı olan bu hareketin nereye evrileceğini kestirmek zor.”


