birgün

10° PARÇALI BULUTLU

‘Kendisibir’ köşe yazısı

YAŞAM 28.01.2022 07:23
Abone Ol google-news

Mahalle kitapçılarını severim. Bulundukları bölgenin kimliğine değer kattıklarını, iklimini değiştirdiklerini düşünürüm. Müdavimlerine zihinlerini dinlendirebilecekleri nezih ortamlar sunarlar. İşletmecileri ve çalışanları raflarındaki kitaplarıyla tek tek ilgilenir. Çatıları altında okuma deneyimleri paylaşılır, eserlerin uyandırdığı hisler ve geride bıraktığı izler konuşulur. Konu konuyu açar, bir kitap başka bir kitaba referans olur. Kitaplar arasında vakit geçirirken mekâna özgü bir tat, dingin bir melodi, bir fincan kahve keyfe keyif katar.

Kendisibir Mekân işte bu kitapçılardan biri. Kendisibir ‘kitap’ dostu da olan sosyolog Çağla Gülses’in, oyuncu Deniz Celiloğlu ile birlikte kurup işlettiği mekân, kentin kaosuna inat mahalle huzurunu koruyan Üsküdar’ın Selimiye semtinde yer alıyor ve kültür dostlarına kapısını aralıyor. Mekân, Habitat TV’de yayımlanan Kipatlı Günler adlı çocuk kitapları programımızın bir bölümüne geçen yıl ev sahipliği de yaptı. Çağla’nın konukseverliği kadar kitapların içeriğine dair hakimiyeti de değerli. Bir ziyaretimde ona Benjamin Tienti’nin Salon Salam’ını (kitabı gazete yazılarıma da taşımıştım) keyifle okuduğumu söylediğimde bana en az onun kadar seveceğimi düşündüğü bir kitap önermişti. Önerisi WillGmehling’in Bizim Evin Halleri kitabıydı. Alıp okudum. Çocukların okul ve mahalle ortamında ya da medyada karşılaştığı farklı yaşantılar üzerine geliştirdikleri yargı ve hevesleri düşünüyor, ‘Ailemde Kahraman Yok’ adlı kitap hakkında yazmaya hazırlanıyordum. Bizim Evin Halleri’nin ona eşlik edebilecek en uygun kitaplardan biri olduğuna karar verdim. Öyküleri okuduktan sonra çocukların iç dünyasını çok yönlü kavrayan, hikâyelerini gereksiz süslerden kaçınarak yalın ve mizahi bir dille anlatan yazarlara duyduğum saygı pekişti. Kısaca bahsetmek isterim.

kendisibir-kose-yazisi-973660-1.

AİLEMDE KAHRAMAN YOK adlı kitap ev ve okul yaşamı arasında farklar bulunan çocukların yaşamı yorumlarken çelişkiler yaşayabildiklerini gösteren girişiyle ilgi uyandırıyor. Evinde Mo, okulda Maurice adını kullanan bir çocuğun ikilemlerine, düşünce dünyasına ve aile ortamına dahil oluyoruz. Mo bir gün arkadaşının evinde aile kahramanlarının fotoğraflarının sergilendiği bir pano görüyor. “Başarılı olma fırsatını kaçırmış ebeveynlere” sahip olduğunu düşünen çocuk için sancılı bir sorgulama süreci başlıyor. Merak, beklenti, öfke ve hoşgörü anlarına tanık olduğumuz öyküde Mo aradığı kahramanı bulabilecek mi? Fransız çocuk edebiyatının ödüllü yazarlarından biri olan JoWitek, aile bağları ve sevgiyi bir çocuğun duyguları üzerinden okura aktarıyor. Yazar kitabını 1944’te Tinteniac’ta, milisler tarafından genç yaşta vurulan direnişçi amcası Charles Hiraux’nun anısına ithaf etmiş. Her çocuğun duyumsayabileceği bir hayal kırıklığının gözden kaçabilecek nedenlerini okura yansıtıyor. Bizleri Polonya kökenli bir ailenin yaşamına konuk ediyor. Ailesiyle gurur duymak isteyen ve bu isteğini bazen sessiz bazen kararlı bazen de endişeyle kovalayan Mo’yu kim dikkate alacak? Toplumsal katmanları, kişiliğin varsıllık ya da yoksulluktan bağımsız biçimlenen doğasını, eski fotoğraflarda aranan gururu okuyup, lezzetli krepler eşliğinde Lehçe, Bretonca ve Fransızca şarkıların söylendiği bir buluşmaya tanık olacaksınız. Güçlü bir farkındalık anında bir ailenin önünde uzanan bulutsuz ufku seyre dalacaksınız.

Sevgi, emek, samimiyet ve direnişten uzak bir kahramanlık anlayışı olabilir mi? Kahramanlık, parlak bir zekânın, havalı unvanların ötesinde bir tavır gerektiriyor. “İnsanı konumuna göre yargılamaktan” vazgeçmeyenler kahramanlık giysisini üstüne geçiremiyor.

Kahramanların dijital oyunlarda, sosyal medyada, dizilerde, reklamlarda, ağız dalaşında, had bildirme yarışında arandığı şu dönemde kitabın her yaştan okura ulaşmasını dilerim.

kendisibir-kose-yazisi-973657-1.

Uyurgezer Yayınları
Yazan: JoWitek
Çeviren: Deniz Erkaradağ
Editör: Ömer Açık

BİZİM EVİN HALLERİ’nde altı kişilik bir ailenin az sayıda kişinin ziyareti göze alacağı çok dağınık evine giriyoruz. Yoğun çalışan, ucu ucuna geçinebilen insanlarla karşılaşıyoruz. Ailesinin yaşam standartlarını kabul etmiş ve mevcut imkânlar dâhilinde mutlu bir çocukluk geçirdiği aşikâr olan Bert’le tanışıyoruz. Çocuğun açık sözlülüğü okuru gülümsetiyor. Ailenin akşam sohbetlerine eşlik ediyoruz. Çocukların en keyif aldıkları anın gece birlikte yatağa uzanıp annelerinin onlara kitap okuması olduğunu öğrendiğimizde zenginliğin tanımını yeniden yapma isteği duyuyoruz. Dominikus adlı temiz, bakımlı ve sakin bir çocuğun öyküye dahil olmasıyla olaylar gelişiyor. Sıra arkadaşı olan iki çocuğun ilk paylaşımları neler? Derste yaşanan hangi olay sınıf öğretmeninin yeni bir proje geliştirmesine neden oluyor? Çocuklar yaşam alanlarının dışına çıkıp ödev hazırlığına girişiyor. Bu sırada ailelerinin sosyo-ekonomik düzeyleri arasındaki fark Bert’in gözlem gücüne takılıyor. İdrak, gümüş rengi masanın, camla korunan bir şöminenin gösterişini aşıyor ve curcunanın hâkim olduğu bir evde konuşlanıyor. Yanık süt ve nane çayı kokuları arasında ağırlanan heyecan yoksunu bir çocuk, karmaşanın hâkim olduğu evde neler hisseder? Resmiyet-samimiyet ekseninde çocukların birbirlerinin hayatına tutunma anlarına tanık olacaksınız. Ne istediğini bilen neşeli çocukların diyaloglarını okuyacaksınız.

“Kaos temizlikten ve sükunetten daha çekici olabilir mi?” sorusuna hikâyeyi okuyan çocukların verecekleri cevapları bilmek isterdim. Dominikus’unBert’in evinde bulduğu şeyi her çocuğun önce kendi evinde bulmasını dilerim!

kendisibir-kose-yazisi-973659-1.

Ginko Çocuk
Yazan: WillGmehling
Resimleyen: JensRassmus
Çeviren: Sergen Özhan
Editör: Suzan Geridönmez

Dünyaca ünlü çizer Sempé’nin “Çocuklar ve diğer şeyler” adlı kitabı geldi aklıma. Sempé, uçuşlar ertelense de kanatlarını iki yana açıp uçmayı başaran çocukları çizer. Dalgalar kalelerini yıksa da usanmadan yenisini yapan, dalganın gelmediği ilk anda ise kumdan kalelerini kendi elleriyle yıkan çocukları anlatır. Beklentilerimizi, amaçlarımızı, çocuklar için yapılandırdığımıza kendimizi inandırdığımız mutluluk ve kazanç arayışlarımızı yeniden gözden geçirebileceğimizi hatırlatır bize.

Hayat yetişkinleri, yetişkinler çocukları hizaya getirmeye çalışırken ucuz kahramanlıklara soyunmak nafile bir övünç değil midir? Niyet kahraman olmak ya da kahraman yaratmaksa çocuk edebiyatında umutlu hatta beklenmedik örneklerle karşılaşmak mümkündür. Hakiki her öykü üstünkörü imajlardan büyüktür.

kendisibir-kose-yazisi-973658-1.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol