Kentsel dönüşüm hayatları kararttı

14.10.2019 23:37 YAŞAM
Gaziosmanpaşa’daki ‘dönüşüm’ kapsamında 6 yıl önce evleri ellerinden alınan yurttaşlara birkaç aydır kira yardımı yapılmıyor. Mağdurlardan biri, “Yoğun bakımdaki eşim evini görmeden ölsün istemiyorum” ifadesini kullanıyor

MERAL DANYILDIZ

İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde 120 bin nüfusun yaşadığı alandaki ‘kentsel dönüşüm’ mağdur etmeye devam ediyor. Yaklaşık 6 yıl önce bölge, belediyenin öncülüğünde kentsel dönüşüm kapsamına alındı. 2013 yılında birçok mahalle, ‘riskli alan’ ilan edildi. 16 mahallelik ilçede 13 mahallenin belli alanları için riskli alan kararı çıkarken, açılan davalar sonucunda birçok riskli alan kararı iptal edildi. Buna rağmen kentsel dönüşüm süreci devam etti. Gaziosmanpaşa Belediyesi ise ‘acele kamulaştırma’ hakkı ile yurttaşlara ‘dönüşümü’ dayattı.

Ancak yurttaşlar, 6 yıl önce kentsel dönüşüm kapsamına alınan fakat hâlâ teslim edilmeyen evlerinin izini sürüyor. Kentsel dönüşüm mağdurlarının birkaç aydır da kiraları ödenmiyor. Evlerinin riskli yapı ve kaçak gösterildiğini öne süren yurttaşlar, “Ömrümüz mahkeme koridorlarında geçiyor ama mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” diyor.

Konuya ilişkin ilk olarak Gülizar Eren ile görüşüyorum. Eren’in aktardığına göre, yıllardır evlerine bir çivi dahi çakılmadı. Dört sene önce taşınmak zorunda kaldığını dile getiren Eren, şu ifadeleri kullanıyor: “Bir sabah kalktığımızda parselimiz mühürlendi. Dilekçe vermek için belediyeye müracaat ettiğimizde bize ‘Talebimizi kabul etmezseniz eviniz yıkılacak’ denildi. Mecburen kabul ettik. Ben taşınalı dört yıla yakın oldu. Altı yıldır kira almaya başladım. Bir ay yattı, bir ay yatmadı. Taşınmak zorunda kalınca Arnavutköy’e gittim. Yanımda iki tane engelli var. Kendi hayatımdan kopmuş bir hayat yaşıyorum.”

‘KOMŞULARIMIZIN ELEKTRİĞİ KESİLİYOR’

Cemil Ekinci ise anlaşma sağlamayan komşularının elektriğinin ve suyunun kesildiğini kaydediyor. Ekinci, yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “Kentsel dönüşümle mücadele halindeyiz. Belediye bize zorla anlaşma imzalatmak istedi, biz bunu kabul etmedik. Evlerimizi kaçak yapı gösterdiler, mahkeme kararıyla bunları iptal ettirdik. Sonra da riskli yapı olarak gösterdiler. Ömrümüz mahkeme koridorlarında geçiyor. Hiçbir şekilde bizi dinlemiyorlar. Anlaşmayan komşularımızın doğalgazını, elektriğini kesiyorlar.”

Ekinci ile görüştüğüm esnada bir kadın, yoğun bakımdaki eşinin fotoğrafını göstererek geliyor yanıma. Adı Hamide Mengül… “Kocamın hakkını almadan ölmesini istemiyorum” ifadesini kullanıyor Mengül, devamını da şöyle getiriyor: “Evini görmeden ölmesini istemiyorum. Şu anda yoğun bakımda. İki tane hastam daha var, ikisi de ev sahibi. Onların hakkını almadan, evlerini görmeden ölmelerini istemiyorum. Üç kişi yaşadığımız evde bir emekli maaşıyla geçiniyoruz ve kira ödüyoruz. Artı makinelere bağlı hastam var. Hiçbir şekilde ekstra bir yardım aldığımız yok.”

Elmas Avcı ise kirasını ödeyebilmek için altmış yaşında olmasına rağmen hem çocuk baktığını, hem de konfeksiyonda çalıştığını aktarıyor: “Üç defa icraya verdim ama icra memurları bile yandaş. Çok zorluyorlar, vazgeçirmek için her yolu deniyorlar.”

Seviye Çetindoğan da yedi yıldır sürdürdüğü mücadelesi esnasında anne ve babasını kaybettiğini söylüyor. Kirasını zor zahmet ödediğini belirtiyor Çetindoğan: “Beş yıl oldu babam öleli, annem öleli de 1 buçuk yıl oldu. Annem çok meraklıydı. ‘Kızım bari bir gece yaşayayım kendi evimde’ diyordu. Yalan oldu. Biz de görmeyeceğiz bu gidişle. Ben üstelik kanser hastasıyım.”

Son olarak Zikri Takım ile konuşuyorum. Takım, mücadelelerine sonuna kadar devam edeceklerinin altını çiziyor: “Dava açtım ve kazandım. Şu anda evimi yıkamaz, yıkım durduruldu. Fakat herkes mağdur durumda...”

KİRA YÜZÜNDEN ÇOCUĞUNUN TABLETİNİ SATTI

Aytaç Okur ile de konuşuyorum. Okur, kirasını aylardır alamayan yurttaşlardan yalnızca biri… Okur, “Biz bunları hak etmedik” diyerek başlıyor sözlerine. “Bundan dört beş yıl önce belediye evlerimizi acele kamulaştırdı” diyor ve ekliyor: “Bunun sonucunda evlerimizi terk ederek taşındık. Kiralarını alamayan insanlar var. Ben de dört aydır kiramı alamıyorum. Geçen gün arkadaş geldi, kirasını ödeyebilmek için çocuğunun tabletini sattığından bahsetti. Belediye bize 900 lira kira ödüyor, bizim ödediğimiz bin 500 lira. Neredeyse iki katını ödüyoruz.”