Google Play Store
App Store

“KESK’li İhraçlar Yürüyor” çağrısıyla düzenlenen yürüyüş bugün Diyarbakır’da başladı. Yapılan açıklamada, “Diyarbakır’dan Ankara’ya; adalet, eşitlik ve işimizi geri almak için yürüyoruz” denildi.

KESK, Diyarbakır’dan Ankara’ya yürüyor
Fotoğraf: BirGün

HABER MERKEZİ

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) “KESK’li İhraçlar Yürüyor!” çağrısıyla düzenlediği yürüyüş bugün Diyarbakır’da başladı.

Yapılan çağrıda, “Diyarbakır’dan Ankara’ya; adalet, eşitlik ve işimizi geri almak için yürüyoruz” denildi.

KESK’in yürüyüşe dair daha önce yaptığı açıklamada ise “15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 9 yılı aşkın bir süre geçti. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun görev süresinin bitiminin üzerinden yaklaşık üç yıl, 7 kez uzatılan OHAL’in kaldırılmasının üzerinden ise 7 yıl geçti. Ancak fiili OHAL uygulamaları ve KHK rejimi hâlâ devam etmektedir. Bu nedenle bizler, 13-17 Ekim tarihleri arasında Diyarbakır’dan başlayarak Şanlıurfa, Adıyaman, Gaziantep, Adana, Mersin illerinden geçerek Ankara’ya, Türkiye Büyük Millet Meclisi önüne kadar uzanacak büyük bir yürüyüş başlatıyoruz” denilmişti.

4 BİN 259 KESK ÜYESİ İHRAÇ EDİLDİ

“Bu yürüyüş; sadece ihraç edilen kamu emekçilerinin değil, bu ülkede adalet, demokrasi ve emeğin onuru için mücadele eden herkesin yürüyüşüdür” denilen açıklamada şu ifadeler de yer almıştı:

“OHAL boyunca Bakanlar Kurulu, 36 KHK yayımlamıştır. Bu kararnamelerle on binlerce kişi işten çıkarılmış, kadın ve çocuk dernekleri kapatılmış, kültür ve dil kurumları tasfiye edilmiştir… Darbe girişimi ve OHAL, çalışma yaşamında da fırsata çevrilmiştir. Grevler yasaklanmış, kamu çalışanları gece yarısı Resmi Gazete’de yayımlanan listelerle işlerinden edilmiştir. Oysa bu arkadaşlarımızın büyük bir kısmı hakkında daha önce hiçbir soruşturma dahi açılmamıştır.

Bugün 125 bin 612 kişi ihraç edilmiştir. Bu ihraçların 4 bin 259’u KESK’e bağlı sendikaların üyeleridir. KESK’liler, cemaatin devletin her kademesinde etkin olduğu dönemde bizzat cemaat baskılarıyla, tutuklamalarla ve sürgünlerle karşılaşmıştır.

Bugün yargı, yürütmenin kontrolü altındadır. Sendikal hakların kullanılması dahi suçmuş gibi gösterilmekte, barış talebi, demokrasi mücadelesi cezalandırılmaktadır. Ancak bizler, korkmuyoruz. Çünkü haklıyız. Bu nedenle Diyarbakır’dan Ankara’ya yürüyüşümüz, adaletin sesi olacaktır. Bu yürüyüşle birlikte taleplerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, oradan da Adalet Bakanlığı’na taşıyacağız.”