Kılıçdaroğlu Erdoğan'a seslendi: 20 milyar dolarlık fabrikayı kime peşkeş çekiyorsun

12.11.2019 14:11 SİYASET

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

"Bu kürsüden defalarca Tank Palet Fabrikası ile ilgili sorular sordum. Değeri 20 milyar dolar" diyen Kılıçdaroğlu, "Avrupa'nın en büyük tank üretim merkezlerinden birisi. Bunu 25 yıllığına BMC grubuna ve Katar Ordusu'na verdi. İhaleyi ne zaman ve nerede yaptın bilmeye hakkım var. Bunu sormak zorundayım. 20 milyar dolarlık fabrikayı kime peşkeş çekiyorsun arkadaş" dedi.

'DEVLET SIRLARINI KATAR ORDUSUNA HANGİ GEREKÇEYLE VERDİN?'

Tank Palet Fabrikası'nın Ethem Sancak'a ve Katar ordusuna verildiğini belirten Kılıçdaroğlu,"Mustafa Kemal demek kendi silah sanayinin yabancı bir ülkeye peşkeş çekmemek demektir. Bu kürsüden defalarca sorular sordum. Değeri 20 milyar dolar. Avrupa'nın en büyük tank üretim merkezlerinden biri. Sordum; bunu 25 yıllığına BMC grubuna, yan, Ethem Sancak'a ve Katar ordusuna verdi. Şunu sordum; ihaleyi ne zaman ve nerede yaptın?

Benim, babamın, 82 milyonun ödediği vergi var ya. Ne zaman yaptın ihaleyi, bu ilan nerede yayımlandı? Ben bunu öğrenmek istiyorum. Gene soruyorum, sen kalktın bütün devlet sırlarını Katar ordusuna verdin ya. Niye, hangi gerekçeyle veriyorsun? Ben soruyorum başka yerden cevap geliyor. o cevap da kesildi. Ben bunu tüyü bitmemiş vatandaşımızın, çocuklarımızın hakkı için soracağım. Kime peşkeş çekiyorsun arkadaş? Üstelik yüzde 12,5 kâr garantisi veriyorsun. Daha yatırım yapılamamış yüzde 20 avans veriyorsun. Kimin fabrikasını kime veriyorsun ya? Bir de üstüne para veriyorsun" dedi.

Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

"Sen dürüst değilsin, samimi değilsin. Türk Telekom da aynı durumdaydı. 6,5 milyar dolara 21 yıllığına yüze 21'ini kiraladılar. Şimdi Erdoğan'a soruyorum, AK Partililerin tamamına soruyorum. Arkadaş sen 25 yıllığına kiraladığın fabrika için kaç lira aldın? Hiçbir şey almadın.Beş kuruş dahi almadık. Katar ordusuna ve Ethem Sancak'a 25 yıllığına kiralayacak beş kuruş dahi almayacaksın. Erdoğan sana soruyorum, 20 milyar dolarlık fabrikayı kiraladın kaç para aldın? Satış nedir işletme devri nedir. Türk Telekom'da da işletme devri oldu. Sen kâr garantisi veriyorsun bir de. Kim sana ver dedi? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kim sana peşkeş çek dedi. Satış olsa karşılığında bir para alırsın, kiralama olsa para alırsın. Ne satış ne kiralama bunun adı peşkeş çekmektir."

'İŞSİZLİKTE DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜYÜZ'

"Devleti yönetenlerin vatandaşa doğru bilgi vermesi lazım" diyen Kılıçdaroğlu, "Bu ahlakın ön gördüğü bir karardır. Yanlış bilgi verirlerse çıkarlar özür dilerler. Daha ileri demokrasilerde kalkar istifa ederler. Doğru bilgi ver ya. Ben vatandaşımızın ferasetine güveniyorum, bizim toplumumuzun affetme duygusu vardır. Bizim toplumumuz sevecen, ahlaklı bir toplumdur. Siyaset grubuna bazen sert eleştiriler getirir ama hakkıdır. Bizim huzurlu yaşamaya hakkımız var. Para toplanacak mı, toplayın.

Bu parayı sarayda oturanlar mı verdi, hayır. Vatandaş boğazından kesti. Yalan söylemek yakışmaz siyasete. Siyasetçinin ahlaklı olması lazım. Sayın Erdoğan 19 Kasım'da bir açıklama yapıyor; 'İstihdam konusunda büyük başarı sağladık. 17 yılda 9 milyon kişiye iş imkânı sağladık.' Buna ne diyeyim ben Allah aşkına ya! Okuduğun zaman memlekette işsizlik yok. Ne diyeyim ben şimdi. Ak Parti döneminde 15 istihdam paketi açıldı. Her pakette işsizlik büyüdü. 56 tane reform paketi açıkladılar, bir şey çıkmadı. İşsizlikte dünya üçüncüsüyüz. Erdoğan'a bir tavsiyem; sen paket açıklayacağına bir paket hazırlayacaksın. Damadı paketleyip koyacaksın kapının önüne.

2003 toplam işsiz 587 bin 479 kişi, 2018'de 3 milyon 509 bin 603 kişi artış oranı yüzde 497. Genç işsiz 2003'te 169 bin 272 kişi, 2018 1 milyon 555 bin kişi artış oranı yüzde 524. Diplomalı işsizler 2003'te 36 bin 444 kişi 2018'de 753 bin 767 kişi fark yüzde bin 968. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Bunlar TÜİK'e başvuranlar. Bir de 137 bin kişi ülkeyi terk etti.

İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Bunlar TÜİK'e başvuranlar. Bir de 137 bin kişi ülkeyi terk etti. Gerçek işsiz sayısı 8 milyon 112 bin kişi. Hapishaneler tıka basa dolu parası olan dışarıda gariban olan içeride. Kendini yakan var gördük asan var şimdi sıra toplu intiharlara geldi. Toplumda huzur kalmadı endişe var toplumda. Açlığın olduğu yerde huzur olur mu? Devletin mallarının ve bütçelerinin talan edildiği ülkede huzur olur mu?"

'SANA APTAL DİYOR, SEN BUNU NASIL HAZMEDİYORSUN'

ABD Başkanı Donald Trump'ın Erdoğan'a gönderdiği mektuba da değinen Kılıçdaroğu, "Ya sana 'aptal' diyor, sen bunu nasıl hazmediyorsun?' dedim, buna da kızdılar. Biz mi yiyip yutacağız? Biz bunlara pabuç bırakmayız. Bak senin mal varlığını ben de biliyorum, dünya da biliyor. Korkma adam gibi cevap ver. Mektup çöp sepetinde değilmiş. Ya sen cebinde mektup taşıyacak pozisyonda mısın? Çağıracaksın bizim büyükelçiyi ABD'den, 'Bu mektubu kabul etmiyoruz, iade et' diyeceksin. Kendisine aptal diyen adama mektubu 'takdim' edecek" dedi.

'HİÇBİR KONFEDERASYON HİÇBİR SİYASİ PARTİNİN ARKA BAHÇESİ OLMAMALIDIR'

İşçi sendikalarının birlikte mücadele etmesi gerektiğine dikkat çeken Kılıçdarığlu, "Gönül şunu istiyor, bir yerde bir işçi haksızlığa uğradığında üç işçi sendikasının ortak çaba ile bu sorunu çözmek için mücadele etmesidir. Ama her biri ayrı telden çalıyorsa olmuyor. Hiçbir konfederasyon hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmamalıdır" dedi.

Eski Dışişleri Bakanı Mümtaz Soysal'ın vefatından duyduğunu üzüntüyü de dile getiren Kılıçdaroğlu, "Binlerce öğrenci yetiştirdi. Bir demokrasi, güzelik, bilim abidesiydi. Toplumun her kesimi bir şekliyle saygı duyardı. Özelleştirmelere karşı büyük mücadeleler verdi. İşçilerin haklarını sonuna kadar savundu. Uluslararası birçok ödülün sahibi de oldu. Bütün bunların hepsi bir kenara Mümtaz hoca Türk akademik dünyasının yetiştirdiği mümtaz kişilerden biriydi. Allah'tan rahmet diliyoruz". dedi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar şu şekilde:

  • Aramızda ciddi sorun yaşayan vatandaşlarımız var. Yeri zamanı gelince söylüyoruz ama bazı sorunlar çözülmüyor. Ama sizi şunu söyleyeyim; TBMM'nin çatısı altında söylüyorum Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Çözmeyenler var ama biz çözeceğiz. Bizim makam, mevki beklentimiz, çıkar beklentimiz yoktur. Tek beklentimiz bu memlekette herkes huzur içinde yaşasın. Hava Harp Okulu öğrenci velileri de Usel işçileri de hapisteki arkadaşlar da şundan emin olsunlar, demokrasiyi mutlaka getireceğiz. Biz yani cumhuriyeti kuranlar bize miras bıraktılar, bizler bu cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma konusunda ne gerekiyorsa yapacağız. Bu memlekete huzuru da kardeşliği de getireceğiz.
  • Bana diyorlar ki diline doladı. Ne söyleyeceğim arkadaşlar ya, iyi mi oldu diyeyim. iyi mi para verdiniz diyeyim. Usel işçileri burada, ya haklarını arıyorlar. Bunların haklarını teslim edelim diyen bir iktidar yetkilisi var mı? Ama Katar ordusu gelince paralar hazır. Pes yahu. Böyle bir soygun düzeni dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Hak arayacağım. AK Partililerin, MHP'lilerin hakkını aramak da bana düştü. Harcadığın her kuruşun hesabını millete vermiyorsan siyaset yapmayacaksın kardeşim.
  • Soruyorum 15 Temmuz şehit ailelerine para almadık diyorlar. Gaziler almadık diyorlar. Biri diyor ki hakkımı helal etmiyorum. Hakkını helal edemezsin. Üstünden para topladılar, o parayı da yiyorlar. Nereye gitti bu para? Bu vakfın adresi nedir? Telefonu ne? Telefonu yok. Para nerede? Belli değil. Ey Kılıçdaroğlu neden bunları soruyorsun diyorlar. Ne yapayım. Ben bu soruları sormazsam benim bu kürsüde ne işim var!

cukurda-defineci-avi-540867-1.