birgün

17° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 06.07.2021 13:45

Kılıçdaroğlu: Erdoğan'ın yeni tasarruf genelgesi; yeni bir saray

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu. Erdoğan'ın çıkardığı son tasarruf genelgesinin 6. genelge olduğunu söleyen CHP Lideri, genelgeyi Okluk Koyu'nda yaptırılan yeni Yazlık Saray ile eleştirdi. Kılıçdaroğlu, Tank Palet Fabrikası hakkında da açıklamalarda bulunarak Erdoğan'ın konu hakkındaki yalanlarını bir video ile paylaştı.

Kılıçdaroğlu: Erdoğan'ın yeni tasarruf genelgesi; yeni bir saray

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu.

Anayasa Mahkemesi'nin verdiği Ömer Faruk Gergerlioğlu kararının günler geçmesine rağmen hala uygulanmaması eleştiren CHP Lideri, "Hani haksızlık karşısında dilsiz şeytandı? Bu mu adalet?" diye sordu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddialara dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "İçişleri Bakanı, aleyhine haber yapan Cumhuriyet'e 1 milyon liralık dava açıyor. Niye, "Beni eleştiriyorsun" diye. Sen pirüpak olsaydın eleştirilmezdin. Hala rüşvet alan adamı saklıyorsunuz, isim vermiyorsunuz. Eğer rüşvet alan birisini koruyorsan sen de onun bir parçasısın zaten. Bahçeli de onun bir parçası" ifadelerini kullandı.

Katarlılara 'peşkeş' çekildiğini söylediği Tank Palet Fabrikası hakkında açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, grup toplantısında bir de Erdoğan'ın konu hakkındaki birbirine zıt açıklamalarını içeren video izletti. Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'a sesleniyorum; Eğer yürekli ve namuslu birisiysen, benim önüme kim yalan söylüyor kim söylemiyor istediğin televizyona çıkalım tartışalım" dedi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

Son günlerde garip bir tartışma var. Önce kendi ailemize seslenmek zorundayız. Mustafa Kemal Atatürk’ten bu yana CHP’de genel başkanlık yapmış olan herkesin başımızın üstünde yeri vardır. Türkiye’nin bu kadar derdi varken olayı getirip başka bir tartışma atmosferine çekmek hem partiye hem de Türkiye’ye ihanettir. CHP, onlar gibi değil tertemiz bir partidir, verilmeyecek hiçbir hesabımız yoktur.

Sivas ve Başbağlar'da yaşanan katliam hala içimizde. Sivas Katliamı tedavisi ihmal edilmiş iltihapların sonucuydu. Acıları ortaklaştırmamız lazım. İnsan kadar değerli bir şey yoktur. Adaletsizliğe itiraz edeceksek birlikte olmak zorundayız. Başbağlar'da yaşanan katliamda, Sivas'ta yaşanan katliamlarda yaşamını yitirenler bizim insanlarımızdır. Terörü kimden gelirse gelsin kınayacağız.

Herkes için adalet istiyoruz. Ülke akılla yönetilir, ferasatle, bilgiyle, adaletle yönetilir.

"AYM'NİN KARARI BAĞLAYICI AMA GERGERLİOĞLU HALEN İÇERİDE"

Ömer Faruk Gergerlioğlu bir tweeti paylaştı diye, yazdı diye değil paylaştı diye dokunulmazlığı kaldırıldı, ayakkabısını giymesine fırsat verilmeden gözaltına alındı, karakola götürüldü, Anayasa Mahkemesi karar alıp,’serbest bırakılsın’ dedi.Karar bağlayıcı. Ama Gergerlioğlu halen içeride. Hani haksızlık karşısında dilsiz şeytandı? Bu mu adalet?

SOYLU HAKKINDAKİ İDDİALAR

Adaleti sadece kendimiz için istemiyoruz. AK Partili kardeşlerimiz de adalet istiyor. Örnek mi, bir medya patronu, AK Partili, Sivaslı yerel bir TV’nin sahibi. ‘Basın baskı altında’ diyor. AK Partili bir isim söylüyor. Vicdanı, erdemi olan biri söylüyor.

İçişleri Bakanı, aleyhine haber yapan Cumhuriyet'e 1 milyon liralık dava açıyor. Niye, "Beni eleştiriyorsun" diye. Sen pirüpak olsaydın eleştirilmezdin. Hala rüşvet alan adamı saklıyorsunuz, isim vermiyorsunuz. Eğer rüşvet alan birisini koruyorsan sen de onun bir parçasısın zaten. Bahçeli de onun bir parçası.

Ordu'da BBP'nin kadın kolları başkanı. Kendisini aradım. Ters kelepçe takıyorlar. Aradım, konuştum. Böyle bir rezaleti Türkiye hiç yaşamadı.

MELİH BULU'YA TEPKİ

Bir insan bir göreve atandıktan sonra orayı kendine özel hapishanesi haline getirir mi? Melih Bulu getirdi. Öğrenciler, akademisyenler, çalışanlar istemiyor. O bütün kapıları kapatmış, gelenleri copluyor. Sen kendi hapishaneni kendin yaptın. Böyle bir akademisyen olabilir mi?

TÜTÜN ÜRETİCİLERİNE DESTEK

Tütün üreticileri diyorlar ki "Haksızlığa uğradık." Biz de haklarını arıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin o güzel tütünleri ne oldu?

Buradan bütün Adıyamanlılara sesleniyorum. Yaşanan bu rezalete son vereceğim. Yeter ki destek verin göreceksiniz. Uluslararası sigara tekellerine teslim olmayacağız. Çiftçimizin hakkını hukukunu teslim edeceğiz.

Türkiye bir enflasyon sarmalı içine girdi. Normalde yazın fiyatlar düşer. Bırakın fiyatların düşmesini tüm fiyatlar arttı.

128 milyar doları ne yaptılar, belli değil. 15 Temmuz şehit ve gazilerinin paralarına çöktüler. Bir de 15 Temmuz diye ortalıkta geziyorlar.

TASARRUF GENELGESİ

Erdoğan'ın yayımladığı yeni tasarruf genelgesi bu. Sizlere göstereyim.

canli-chp-genel-baskani-kemal-kilicdaroglu-partisinin-grup-toplantisinda-konusuyor-895881-1.

Ben hariç diyor. Sen örnek olacaksın. Sen örnek olmuyorsun.

Lüks hayat var, şatafat, rüşvet var, lağım patlamış hala israfa devam ediyor. İsraf haram ve günah ama "Ben işlemeye devam edeceğim" diyor.

Ben AK Partili kardeşlerime sesleniyorum. İsraf haramsa, günahsa ama hala gidip oy veriyorsan sen de günah işliyorsun kardeşim.

İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARI BİZ TEDAVİ ETTİRİRİZ

Doğuştan işitme engelli çocuklarımız var 40 çocuk. 4 yaşına kadar bir implantın takılması lazım. 4 yaşına kadar takılırsa duyabilecekler. Bu 40 çocuğa devlette sahip çıkan kimse yok ya! Dünyanın harcamalarını yapıyorlar, yazlık, kışlık, uçan sarayları var. 40 çocuğu Türkiye Cumhuriyeti tedavi edemez mi ya? 5 çocuğu Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız tedavi edecek. Bunlar tedavi etmezse söz veriyorum 40 çocuğu biz tedavi ettireceğiz.

Türk Lirası, döviz karşısında eriyor. Faizler sürekli artıyor. İşsizlik 10 milyonu buldu. Yoksulluk, yolsuzluklar artıyor. Fiyatlar da artıyor. En ağır vergi enflasyon vergisidir.

ALTAY TANKI TARTIŞMASI

Sakarya'daki tank-palet fabrikasında üretilmesi planlanan Altay tankı hakkında konuşan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

Hayatımda bu kadar, 180 derece farklı şeyler söyleyen kişiyle karşılaşıyorum. Ne demek tank-palet fabirkası, niçin üzerinde bu kadar duruyoruz. Türkiye'nin tank yapma kapasitesi var. 2007 yılında Türkiye düğmeye basıyor, 495 milyon dolara anlaşılıyor.. Bir firma ile sözleşme imzalanıyor. MKE ile tankın topu için imza atılıyor. Tankın zırhı Roketsan ile protokol tamam. Atış kontrol sistemleri için ASELSAN'la anlaşma yapılıyor. Arifiye'de tank-palet fabrikasında yapılması için anlaşma yapılıyor. 2007'de ilk ihale yapılıyor 6,5 yıl sonra 5 Altay tankı üretiliyor. Üretildi ama bu tanklar ordunun istediği niteliğe sahip mi değil mi? Şereflikoçhisar'a götürülüyor, hepsi başarılı. Türkiye seri üretime başlayacak noktaya geliyor 2014 yılında. Ama Erdoğan bunu istemiyor. Tank üretilmesini istemiyor. Ne yapıyor, 'yeni ihale açacağım' diyor. 'BMC'ye Ethem Sancak'a vereceğim' diyor. Olağanüstü teşvikleri olan bir karar çıkarıyor, ama yapamıyor. Talip Öztürk'le ihaleyi alıyorlar. 'Param yok' diyor 'Katarlılar var' diyor. Ama Katarlılar 5 kuruş bile vermiyor. 2018'de BMC'ye 'Sen kazandın, gel al' diyorlar. Ortada tank yok. Bu temel bir milli güvenlik sorunudur. Türkiye Cumhuriyeti'ne tank yaptırmama girişimidir. Bunun bir numaralı aktörü Recep Tayyip Erdoğan, iki numaralı aktörü Devlet Bahçeli'dir. Şimdi Tosyalı'ya hisseleri sattılar. Hayatımda Türkiye'ye bu kadar çok zarar verecek olaya ilk kez tanık oluyoruz.

Bir ülkenin tank üretmemesi için özel çaba harcamak ne demektir, özel güçlere teslim olmak demektir. Ağrıma giden, Milli Savunma Bakanı'nın bütün bu olaylara tanık olması ve sesini çıkarmamasıdır. Bizim iktidara ihtiyacımız var, şanlı ordumuza bu fabrikayı teslim edeceğiz. Erdoğan'a sesleniyorum; Eğer yürekli ve namuslu birisiysen, benim önüme kim yalan söylüyor kim söylemiyor istediğin televizyona çıkalım tartışalım. Türkiye Cumhuriyeti devletine tank ürettirmemek ne demektir, vatana ihanet demektir. Biliyorum yine tazminat davası açacak, dava açacağına karşıma çık.

‘UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARINI YAKALAYACAKLAR ENGELLİYORLAR’

Ben ülkemi, insanlarımı seviyorum. Ülkem için canım feda. Ordumuzu, polislerimizi, güvenlik görevlilerimizi seviyorum. Görev yapmalarını engelliyorlar. Uyuşturucu kaçakçılarını yakalayacaklar engelliyorlar. 10 bin dolar rüşveti kim alıyor, savcıyı engelliyorlar.

Polise, hemşireye, din görevlilerine, öğretmenlere 3600 ek gösterge vereceğim' dedin. Sana bunu söke söke yaptıracağım.

‘FAİZE KARŞIYIZ DİYORLAR, FAİZCİLİĞİN BEYLİĞİNİ YAPIYORLAR’

Asla ve asla bu güzel ülkeyi faiz lobilerine teslim ettirmeyeceğim. Londra'daki bir avuç tefeciye her gün 58 milyon dolar faiz ödeniyor. ‘Faize karşıyız’ diyorlar, faizciliğin beyliğini yapıyorlar. Bunu bitireceğim, söz veriyorum. Herkes ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni namuslu insanlar yönetiyor’ diyecek

84 milyon insanın alın terini bir avuç tefeciye teslim ediyorlar. Hiç kimse beni, ailemi mal varlığı nedeniyle tehdit edemeyecek. Türkiye'yi namuslu insanlar yönetecek. Hesap vermenin ne kadar onurlu bir görev olduğunu bütün dünyaya göstereceğiz.

‘BEŞLİ ÇETE DÜZENİNE KESİNLİKLE SON VERECEĞİZ’

Allah'ın izniyle iktidar olduğumuzda, devlet ihaleleri şeffaf yapılacak. Beşli çete düzenine kesinlikle son vereceğiz.

Önce işsizlik ve yoksullukla mücadele edeceğiz. İktidar olduğumuzda üniversiteye vereceğim, o karanlık ilişkilerin tamamına son vereceğiz. Bir dönem burada haramiler orada oturuyordu, şimdi aydınlık var diyecekler. O uçan saraylar, yazlık, kışlık sarayları, saray edebiyatını bitireceğim. Mütevazı ol, millete örnek ol. Kim kul hakkı yiyorsa hesabını soracağım, burnundan fitil fitil getireceğim.

‘UYUŞTURUCU BARONLARINI BU ÜLKEDEN SÖKÜP ATACAĞIZ’

Siyasi ahlak kanunu gelecek, öyle çantacılar, ihale takipçilerinden vekil olmaz. Uyuşturucu baronlarını bu ülkeden söküp atacağız. Nasıl sınıf atladıklarını görüyoruz.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol