Kılıçdaroğlu: Halkın sağduyusuna güvendik ve kazandık

18.04.2019 11:17 SİYASET
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu toplantı sonrası yaptığı açıklamada “Halkın sağduyusuna güvendik. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin ve Antalya’yı kazandık,” dedi. “Yerel seçimlerde elde ettiğimiz başarı salt CHP seçmeninin eseri değildir. Birlikte huzur içinde yaşamak isteyen tüm yurttaşlarımızın eseridir” diyen Kılıçdaroğlu, ” Zonguldak ve Giresun’u da yönetebilirdik. […]

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu toplantı sonrası yaptığı açıklamada “Halkın sağduyusuna güvendik. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin ve Antalya’yı kazandık,” dedi.

“Yerel seçimlerde elde ettiğimiz başarı salt CHP seçmeninin eseri değildir. Birlikte huzur içinde yaşamak isteyen tüm yurttaşlarımızın eseridir” diyen Kılıçdaroğlu, ”
Zonguldak ve Giresun’u da yönetebilirdik. Bu açıdan üzgünüz. Büyük mitingler yapmadık. İhtiyaç dahilinde ziyaretler yaptık. Kararları birlikte aldık bunun sonunda başardık,” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

“Asıl görevimiz bundan sonra başlıyor. Belediye başkanlarımız bundan sonra o kentte yaşayan herkesin belediye başkanıdır. Bizim belediye başkanlarımız harcadığı her kuruşun hesabını halka verecektir.

İYİ Parti ile ilişkilerimiz , Saadet Partisi ile dirsek temasımız sürdü. İki partinin genel başkanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Millet ittifakı özünde demokrasiyi savunan bir ittifaktı. Bu başarının sağlanmasında ittifakın büyük bir rolü vardı.

Belediyelerimizde asgari ücret 2200 lira olacaktır.”

YSK’ye KHK’lılar çağrısı

“Kanun Hükmünde Kararnamelerle görevlerinden olanların başarılarının teslim edilmememesi… Buradan YSK’nın değerli üyelerine seslenmek isterim. Bunların seçime girmesine siz izin verdiniz. Sizin mazbataları teslim etmeniz gerekiyor. Aksi halde büyük bir ayıba imza atmış olursunuz. İzin verdiğiniz bir kişinin seçimi kazandıktan sonra ben sana mazbatayı vermem demek doğru değildir. Bu mazbatalar eğer verilirse Türkiye bir ayıptan kurtulmuş olacak.

Ekonomide ciddi bir kriz yaşıyoruz. İşsiz sayımız geniş tanımıyla 8 milyonu aştı. Son bir yılda işsiz sayımız 1 milyon 700 bini aştı. Enflasyon patladı. Türkiye’nin gerçek gündemine dönmesi gerekiyor. Türkiye bu hale nasıl geldi diye sormuyorum. Biz bu krizden nasıl çıkarız? Bunu soruyorum. Hayat pahalılığı var, işsizlik var, enflasyon var… Türkiye’yi bütün dünya izliyor. Alınan hiçbir ciddi önlem yok. Günü kurtarma üzerinden yapılan bir ekonomi politikası var. Hala ekonomide yaşanan ciddi krizin farkında değiller. Biz bu basın toplantısını yaparken onlarca işçi işsiz kalabilir. Reel sektörde işveren kendisini kurtarmak istiyor, nasıl batmaktan kurtulurum diye. Peki siyasal iktidar bu tabloyu sağlıklı değerlendiriyor mu? Hayır…

Ekonomik krizi aşma konusunda alacağımız politikalarla krizin yükünü toplumun hangi kesimine yükleyeceğiz? İktidarın buna karar vermesi lazım. Eşit mi paylaşılacak bu yük? Yükü omuzlamayan sınıf rantiye sınıfı. İşçiden emekliye herkes bu krizin yükünü bir şekilde üstleniyor. Şimdi Bireysel Emeklilik Sistemi’ni (BES) zorunlu hale getiriyorlar. Zorunlu sigorta var zaten. Peki BES ne? Kişinin iradesine bağlı. Şimdi onu da zorunlu hale getiyorlar. Allah akıl fikir versin. Şimdi kıdem tazminatını da kaldırmak istiyorlar. İki gün önce Kızılay’da borcumu ödeyemiyorum diye kendisini yakan insanlar var. Bunlara bakmak gerekiyor.”