birgün

8° PARÇALI AZ BULUTLU

SİYASET 13.10.2020 13:42

Kılıçdaroğlu: Keşke beni mahkemeye verseler, rakamları hâkime söylesem

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, saray hükümetinin tefeci hükümeti olduğunu ifade ederek, "Keşke beni mahkemeye verseler, rakamları götürüp hâkimin önüne koyup söylesem" dedi. Kılıçdaroğlu, "Son 8 ayda bu memleketin, 83 milyonun Londra'daki bir avuç tefeciye ödediği borç 728 milyar dolar. Saray'da oturan zat, 'sabredin' diyorsun. 728 milyar doları 8 ayda ödeyen bu millet nasıl sabredecek" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu: Keşke beni mahkemeye verseler, rakamları hâkime söylesem

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu açıklamasında geçtiğimiz günlerde Saray'da düzenlenen Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nda konuşan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Müminin görevi varlıkta şımarmamak, yoklukta sabretmektir. Gerçek mümin acıyı bal eyleyendir" sözlerine tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, "Beyefendi peki sen nerede sabır gösteriyorsun? Yazlık, kışlık, uçan sarayların var. Bütün bunların yükünü senin sabredin dediğin vatandaş çekiyor. Boğazındaki lokmayı bile vergi diye alıyorsun!" dedi.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, emeklilere maaş ödendiğini söyleyerek büyük bir icraat gerçekleştirmiş olduklarını duyurmuştu. Bakan Selçuk'a tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Emekliye aylık vermişler, bunu da çıkıp anlatıyorlar. Lütfediyorlar... Şu kepazeliğe bakar mısınız. Bunlar devlet yönetiyorlar" ifadelerini kullandı.

"Saray hükümeti, tefeci hükümetidir" diyen Kılıçdaroğlu, "Keşke beni mahkemeye verseler, rakamları götürüp hâkimin önüne koyup söylesem" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Azerbaycan'dan hoş haberler gelmiyor. İşgal altında olan bir devlet mücadele veriyor. Dünyanın bütün demokratların, bu haklı talebin yerinde konumlanması gerekiyor. Toprakları işgal edilmişse bu işgalden kurtarılması gerekiyor. Sayın Aliyev, Ermeni halkıyla bir sorunumuz yok diyor, topraklarımız işgal altında bu işgalden kurtarmak zorundayız diyor. Haklı mı? Haklı. Ermenistan'ın işgal ettiği Azeri topraklarından çekilmesi gerekiyor. Daha fazla kan akmaması için... Sivilleri bombalıyorlar. Bu tablodan da, bu tablonun oluşumundan da Ermenistan'ı vazgeçmeye davet ediyoruz.

Rusya'da konuşuluyordu. Devlet başkanları ve Rusya oradaydı ama Türkiye yoktu. Bunu da tüm vatandaşlarımızın hafızalarında tutmasını isterim. Madem ki kendi sorunumuz olarak görüyoruz, neden Türkiye yok? Bunu da bütün vatandaşlarım hafızasında tutmalı.

"OLAY BÜTÜN BOYUTLARIYLA AYDINLIĞA KAVUŞMUŞ DEĞİL"

Ankara Garı'nda canını kaybedenleri andık. 101 vatandaşımız hayatını kaybetti. Hâlâ olay bütün boyutlarıyla aydınlığa kavuşmuş değil. Biz terör kimden gelirse gelsin, nereden gelirse gelsin terörü insanlık suçu olarak görüyoruz. Terör tanımıyla ilgili olarak, bizimle diğerleri arasında bir fark var, terörist eline silah alıp insan öldürüyorsa terörist her yerde teröristtir.

HATAY'DAKİ ORMAN YANGINI

Bütün canlıları, kainatı seviyoruz. Gelecek çocuklarımız, torunlarımız güzel bir ekosistem içinde doğma hakları var. Bizim 2. yüzyıla çağrı beyannamemizin maddelerinden biri de budur. Bu dünyanın hakkını bizden sonra gelecekler için de korumak zorundayız. Bu yüzden bir ağacı yakmak en büyük günahtır. Hele bir ormanı, hayvanları, kuşları yakmak… Efendim 'teröristler yaktı'. Zaten onlar terörist. Ha bir insanı öldürmüşsün, ha bir ağacı yakmışsın. Yeşil ekonomi diyor dünya. Doğayı, insanları korumak için bunu yapıyoruz.

ERDOĞAN'A TEPKİ

Beyefendi sen niye sabretmiyorsun? Bir hak talebinde bulunma diyor sana. Ben yönetiyorum şimdi sıra sende sabredeceksin. Yoksullukla, açlıkla, işsizlikle sabredeceksin. Beyefendi peki sen nerede sabır gösteriyorsun? Yazlık, kışlık, uçan sarayların var. Bütün bunların yükünü senin sabredin dediğin vatandaş çekiyor. Boğazındaki lokmayı bile vergi diye alıyorsun! Aldığın vergiyi de onun için değil yandaşın için harcıyorsun. Allah kimseyi kibirli yapmasın.

"EMEKLİYE AYLIK VERMİŞLER, LÜTFEDİYORLAR"

Emekliye aylık vermişler, bunu da çıkıp anlatıyorlar. Lütfediyorlar. Sen bu emeklinin hangi koşullarda emekli olduğunu biliyor musun? Kaç yıl çalıştığını biliyor musun? Devlete ne kadar vergi ödediğini biliyor musun? O primleri senin nasıl çar çur ettiğini biliyor musun? Şimdi lutfetmiş; 'ben sana emekli aylığı veriyorum' diyor. Şu kepazeliğe bakar mısınız. Bunlar devlet yönetiyorlar.

"DEVLETİN ESNAFA BORCU VAR, ÖDEMİYOR"

Esnaf Bakanlığı kurulsun, sicil affı kurulsun, esnaf kredilerinde faizler kalksın, kiralarda stopaj kalksın. Bir daha söyleyeceğiz. AVM’leri haftanın bir günü kapatın. Esnafın sosyal güvenlik primlerini eğer dükkanı kapatıyorsan devlet olarak sen ödeyeceksin kardeşim. Devletin esnafa borcu var, ödemiyor. Devlet alışverişi yapmış, milyarlarca para ama ödemiyor. Vergisini aldın, KDV’sini aldın ama parasını ödemiyorsun. Bunun gibi 17 maddemizi saydık. Bütün bunlar olurken 17 maddenin hiçbiri hayata geçmedi. Esnaf zaten bitti diyorlar. Çünkü devletin orta direği kalmadı.

"YANDAŞA SONUNA KADAR YARDIM EDİYORLAR"

Ama yandaşa sonuna kadar yardım ediyorlar. Büyük bir ihale yapıyorlar. İhalenin bedeli 9 milyar 800 milyon liraya. O, 5’li çeteden birine veriyorlar. Kim bu adam? Hani var ya havuz medyasının sözde amiral gemisi Sabah ATV’nin sahibi. Gazeteler satmıyor, televizyon izlenmiyor ya ondan verdiler. Resmi Gazete’de 9 Ekim 2020’de bir tablo yayınlandı. 81. sırada bu ihaleyi verdikleri firmaya 9 milyarlık vergi harç muafiyeti getiriyorlar. Hiçbir zaman masraf yapmasına gerek yok, devlete vergi vermeyecek. Böyle bir düzeni yaşadı mı Türkiye Cumhuriyeti?

"SARAY HÜKÜMETİ TEFECİ HÜKÜMETİDİR"

Saray hükümeti, tefeci hükümetidir. Keşke beni mahkemeye verseler, rakamları götürüp hâkimin önüne koyup söylesem. Faizle esnafa para verdiler, takside bağladılar ödeyecekler, faiziyle beraber.

Türkiye 2.5 milyar dolar borçlandı. 6.4 faizle. Hani Almanya bizi kıskanıyordu, hani Türkiye güçlü bir ülkeydi, hani dünya lideriydik biz? Doğru, faiz ödemede dünya lideriyiz. Faiz haramdır, faiz günahtır... Peki bu ne? Kimin parasıyla sen bu borcu alıyorsun, kim ödeyecek? Kalyon İnşaat mı ödeyecek? Hayır. Son 8 ayda bu memleketin, 83 milyonun Londra'daki bir avuç tefeciye ödediği borç 728 milyar dolar. Saray'da oturan zat, 'sabredin' diyorsun. 728 milyar doları 8 ayda ödeyen bu millet nasıl sabredecek. Ne zaman milletin yakasından düşeceksin?

BARO SEÇİMLERİNİN ERTELENMESİ

Birisi bir adaletsizlikle karşılaştığında adalet yerini bulur, mahkemeye başvurursunuz adalet sizin hakkınızı verir. Genelgeyle kanun değiştiriyorlar. YSK’ya başvurdular ama onlar da Saray’dan emir aldıkları için yapamazsınız dediler. Siyasi partiler seçim yapabiliyor, barolar niye yapamıyor? Bir kişi koltuğunda otursunlar diye. İstanbul’da zorla baro kurdular, şimdi Ankara’da zorla kamu avukatlarının önüne imzalamaları için kağıt koyuyorlar. Kamu avukatlarına seslenmek istiyorum. Onu imzalamak ihanettir.

EĞİTİMİ RANT UĞRUNA KULLANDILAR

4+4+4 sistemini getirdiler. Peki bu eğitim şuralarında görüşüldü mü? Hayır. Peki, bu kanun teklifini parlemontaya verenler eğitici miydi? Hayır hiçbirinin alakası yoktu. Şimdi, bu acı tablodan ders çıkarmak ve gereğini yapmak zorundayız. Çocuklarımızı neden kobay olarak kullandılar? Düşündükleri şey, çocuğu okula alalım, çocuğu yetiştirelim bize oy versinler. Ama o çocuğun elindeki telefonla dünayaya erişebildiğnin farkında değildi. Tek tip çocuk yetiştirmek istediler. Eğitimi aynı zamanda rant uğruna kullandılar. 18 yılda eğitim sistemi nasıl bu hale geldi.

7 MİLYON 695 BİN ÖĞRENCİ EBA'YA ULAŞAMIYOR

12 Mart'ta okulun tatil edileceğini Milli Eğitim Bakanı değil, İbrahim Kalın açıkladı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü... Yetkileri olmayan Milli Eğitim Bakanı orada oturuyor, bütün yetki sarayda. Devletteki çürümüşlüğe bakın.

23 Mart'tan itibaren uzaktan eğitim başlayacak diye açıklandı. 'Dünyanın en iyisi Çin, ondan sonra da biz geliyoruz' diye açıkladılar. Dünyadan ne kadar haberleri var şuna bakar mısınız. Sonuç; EBA'ya geçildi, 7 milyon 695 bin öğrenci EBA'ya ulaşamıyor. Öyle ya Çin'den sonra en iyisi biziz. Mizah konusu yapsanız abartı derler ama hayatın gerçeği bu. EBA'nın canlı kapasitesi 1 milyon öğrenci. Siz 15 milyon öğrenciyi eğitmeye kalkıyorsunuz.

"HARİRİ AİLESİNDEN BÜYÜK KAZIK YEDİLER"

16 Mart’tan bu yana bir tek derslik yapılmadı. Onlar için sadece bir şey var: Yurt dışındaki tefeciye o parayı nasıl denkleştirip vereceğim? 14 madde halinde iktidarı hiç eleştirmeden Milli Eğitim’de yapılabilecekleri saydım ama hiçbirini yapmadılar. Birinci sorum şu: Neden internet altyapımız yok, kim elinizden tutuyor? Rahmetli Özal Türk Telekom’u kurdu. Türk Telekom Keban Barajı gibi çok önemli bir yatırım. Bunu aldılar paramız varken Hariri ailesine sattılar. Hariri ailesi gitti Türk bankalarından kredi aldı, bunları verdiler, 5 kuruş para ödemeden aldılar. Hariri ailesi krediyi ödemeyi reddetti. Hariri ailesinden büyük kazık yediler, bu kazığı yiyenler şu anda Saray’da oturuyor. Altyapıyı yapması gerekenler yapmadı, banka borcunu ödemeden gittiler. Bunlara Müslüman denir mi? Ben buna isyan ediyorum. Altyapıyı yapmadılar.

Evrensel Hizmet Fonu üzerinde de kimse durmuyor. Neden kullanmıyorlar? Hırsızlık yapmaktan fırsat mı bulamadılar? 3 milyon 37 bin öğrencinin interneti yok. 759 bin 493 evde televizyon yok. Milyonlarca çocuğun, öğretmenin bilgisayarı yok, neden? Para mı yok? Var. Ne oldu da bunların hiçbiri olmadı. Bir ülkeyi geri bıraktırmak için yapacağınız tek şey eğitim sistemini bozmak."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız